Trump – Bolton Çatışması: Kişisel İntikam mı, Siyasi Temizlik mi?
Parstoday - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, kendine özgü yönetim tarzı ve siyasi rakiplerine karşı saldırgan yaklaşımıyla her zaman medyanın odağında oldu. Bu tavrın en çarpıcı örneklerinden biri, eski ulusal güvenlik danışmanı John Bolton ile yaşadığı çatışma olup, bu durum Trump yönetimindeki iç gerilimlerin sembolü hâline geldi.
John Bolton, tecrübeli bir diplomat ve muhafazakâr Cumhuriyetçi olarak, 2018 yılında Trump’ın ilk döneminde ulusal güvenlik danışmanı olarak atanmıştı. Özellikle İran ve Kuzey Kore’ye yönelik sert dış politika geçmişine rağmen Bolton kısa sürede Trump ile görüş ayrılıkları yaşadı. Bu anlaşmazlıkların ana nedeni, Bolton’un saldırgan ve müdahaleci politika yanlısı yaklaşımına karşın Trump’ın daha pragmatik ve kişisel-siyasi çıkarlara odaklı tutumuydu. Gerginlik Eylül 2019 tarihinde doruğa ulaştı ve Trump, beklenmedik bir tweet ile Bolton’u görevden aldığını, birçok önerisini kabul etmediğini duyurdu.
Görevden alınmasının ardından Trump, Bolton’a yönelik sert saldırılar başlattı; onu “zekâsız” ve “aşağılık” olarak nitelendirdi ve “Eğer onun tavsiyelerini dinleseydim, ABD Altıncı Dünya Savaşı’na girerdi” dedi.
Çatışma, görev süresi sona erdikten sonra da devam etti. Bolton, “Odanın İçinde Olduğu Yer” adlı tartışmalı anı kitabında Trump’ı cahil, diplomasi ilkelerine kayıtsız bir başkan olarak tanımladı ve kararlarının genellikle uzman görüşü alınmadan, kişisel çıkarlarla şekillendiğini öne sürdü. Kitapta, özellikle Ukrayna skandalı ve Çin ile ilişkiler konusundaki iddialar Trump’ı öfkelendirdi. Trump, Bolton’u gizli belgeleri ifşa etmekle suçladı ve kitabın yayımlanmasını engellemeye çalıştı, ancak başarılı olamadı.
2025 yılında Trump’ın yeniden iktidara dönmesinin ardından çatışma yeni bir boyut kazandı. FBI ajanları, Bolton’un evine baskın düzenleyerek gizli belgeleri incelemeye başladı. Bu operasyon, Trump’ın ikinci döneminde muhaliflerine karşı yürüttüğü saldırgan politikanın bir parçası olarak yorumlandı. New York Times dâhil birçok analist, bunu “siyasi intikam” olarak nitelendirdi. FBI Başkanı ve Trump’ın yakın müttefiki Kash Patel, Bolton’u “derin devletin bir parçası” olarak tanımlamıştı.
Trump, baskınla ilgili detaylardan haberdar olmadığını iddia etse de, yine Bolton’u “aşağılık” diye nitelendirdi ve adalet bakanına “gereken her şeyin yapılması” talimatını verdiğini söyledi.
Tartışmalı adımlardan biri de, Biden yönetimi döneminde İran’dan gelen tehditler gerekçesiyle Bolton’a sağlanan fiziksel korumanın kaldırılması oldu. Ocak 2025 tarihinde alınan bu karar, Trump’ın muhaliflerini zayıflatma girişiminin bir işareti olarak değerlendirildi. Bolton ise Trump’ın koruma ekibinin bütçesini aylar öncesinden keserek intikam sürecini başlattığını öne sürdü.
Trump-Bolton çatışması, Trump’ın muhaliflerine karşı uyguladığı tipik stratejiyi ortaya koyuyor: sözlü saldırılar, hukuki süreçler ve kurumsal desteklerin ortadan kaldırılması. Trump, muhaliflerini genellikle kişisel hedeflerine tehdit olarak görüyor ve gücünü onları susturmak için kullanıyor. Öte yandan, Bolton da kitapları ve sert açıklamalarıyla geri adım atmaya yanaşmadı.
Bu karşılaşma, sadece iki isim arasındaki kişisel çatışmayı değil, Cumhuriyetçi Parti içindeki geleneksel muhafazakârlarla Trump’ın popülist tabanı arasındaki derin bölünmeyi de gözler önüne seriyor. Sonuçta, Trump ve Bolton arasındaki mücadele, ABD’nin iç ve dış politikasında daha geniş yankılar uyandırabilecek gergin ve intikamcı bir yönetim tarzının göstergesi olarak değerlendiriliyor.