ABD’nin Bercam’dan çekilmesi ve AB’den beklentiler
Sonunda ve ileri sürülen bir sürü tahminlerin ardından Amerika Başkanı Donald Trump İran ve 5+1 grubu arasında imzalanan ve Bercam adı ile anılan nükleer anlaşma hakkında 8 Mayıs Salı günü beyaz sarayda yaptığı açıklamada, Amerika bu anlaşmadan çekildiğini ilan etti.
Amerika’nın popülist Başkanı Trump ayrıca İran’a karşı daha geniş ve daha yeni yaptırımlar da uygulayacaklarını kaydetti.
Ancak Trump’ın bu kararı, başta Washington’un Avrupalı müttefikleri olmak üzere uluslararası camianın olumsuz tepkileri ile karşılaştı.
AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini Trump’ın konuşmasından hemen sonra bu kararı çok sert bir dille eleştirdi ve Bercam nükleer anlaşmasının devam etmesini ve İran’dan da bu anlaşmaya eskisi gibi bağlı kalmasını istedi. Mogherini, AB'nin bu konuda kaygılı olduğunu ve esas itibarı ile Bercam nükleer anlaşmasından korunmasından yana olduğunu belirtti.
Bu anlaşma dünyayı daha güvenli hale getirdiğini belirten Mogherini bu yüzden AB olarak anlaşmanın korunmasını istediklerini vurguladı. Konuşmasının devamında İran milletine hitaben de hiç bir şekilde bu anlaşmanın bozulmasına müsaade etmemelerini ve anlaşmadan çekilmemelerini söyledi. Mogherini uluslararası camiadan da Amerika’nın bu kararına uymayarak Bercam’ı korumalarını istedi.
Trump’ın açıklamasından önce de Avrupa birliğinde AB’nin ağır topları Fransa, Almanya ve İngiltere ortak bir bildiri yayımlayarak ABD ister Bercam nükleer anlaşmasında kalsın ister çekilsin, bu anlaşmaya bağlı kalacaklarını açıkladı. Fransa Dışişleri Bakanı Jean Yves Le Drian Berlin’de Alman mevkidaşı Heiko Mas ile görüştükten sonra bu iki ülkenin Britanya ile birlikte Bercam nükleer anlaşması hakkında ortak bildiri yayımladıklarını açıkladı. Bildiride AB troykası Bercam nükleer anlaşmasının korunmasına vurgu yaparak Berlin, Londra ve Paris yönetimleri bu anlaşmada kalmakta kararlı olduklarını belirtti.
Görünen o ki AB şimdi kaderini belirleyecek bir yol ayrımı ile karşı karşıya bulunuyor. AB yetkilileri son aylarda Bercam nükleer anlaşmasını korumak için büyük emek harcadılar ve bu doğrultuda AB troykasını oluşturan üç Avrupa ülkesinin liderleri Amerika’yı ziyaret ederek ABD Başkanı Donald Trump ile geniş çapta istişareleri yürüttüler. Buna karşın anlaşılan bu çabalar sonuç vermedi ve Trump, korsan İsrail Başbakanı Netanyahu’nun düzenlediği İran’ın barışçıl nükleer programı ile ilgili şovun da etkisi altında kalarak, Bercam nükleer anlaşmasını Amerika için faydasız ilan etti ve anlaşmadan çekildiklerini açıkladı.
Britanya’nın eski Dışişleri Bakanlarından Jack Straw ise bu konuda şu değerlendirmede bulunuyor: Amerika Başkanı Trump’ın İran ile varılan nükleer anlaşmadan çekilme kararı, tehlikeli ve hiç bir haklı gerekçesi olmayan bir karardır.
Şimdi sadece AB troykası değil, 5+1 grubunun diğer üyeleri de son kez ve ebediyen Amerika ile durumlarına ve bu ülkenin ve Başkanı Trump’ın tutumu ve tek yanlı hareketi ve kabadayılığına açıklık getirmeleri gerekiyor.
Gerçekte Bercam nükleer anlaşması İran ve 5+1 grubunun İran’ın nükleer programı ile ilgili meseleyi çözümlemek üzere vardıkları bir anlaşma olarak etkili ve faydalı olduğunu göstermiştir, nitekim UAEA’nın da itiraf ettiği üzere İran İslam Cumhuriyeti bu anlaşmanın çerçevesinde tüm yükümlülüklerini yerine getirmiştir. Bu konuyu Amerika dışında 5+1 grubunun diğer tüm üyeleri de itiraf etmiştir. Gerçi bazı Amerikalı yetkililer de açıklamalarında bu konuya değinmiştir.
Buna karşın Amerika Başkanı Trump’ın şimdi Bercam nükleer anlaşması ile ilgili talepleri bu anlaşmanın muhtevasına aykırı olduğu gibi, Trump’ın İran’ın füze programına kısıtlama getirilmesi veya İran’ın bölgesel politikalarının değişmesi yönündeki talepleri, Amerika’nın İsrail ve Suudi Arabistan gibi malum ortaklarının talepleridir.
Bu arada Amerika’nın dışişleri eski bakan yardımcılarından Frank Wisner de Trump’ın Bercam’dan çekilme kararını ciddi bir stratejik hata niteleyerek şöyle dedi: bu karar büyük talihsizliktir, ama umarım Avrupa, Çin ve Rusya bu anlaşmada kalır ve getirilerini savunmaya devam eder.
Şimdi Trump’ın Bercam nükleer anlaşmasından çekilme kararına karşı İran'ın tutumu, Cumhurbaşkanı Ruhani’nin de vurguladığı üzere, bu anlaşmayı İran ve 5 ülke arasında bir anlaşma nitelemek ve 5+1 grubunun diğer üyelerinin anlaşmaya nasıl yaklaşacaklarını değerlendirmektir.
Gerçekte Avrupa Trump’ın Başkan olduğu günden bu yana Amerika ile bir çok konuda anlaşmazlığa sürüklendi ve şimdi Bercam, Avrupa birliği için tarihi bir fırsat ve bir dönüm noktasıdır; zira şimdi AB kendi çıkarları ve uluslararası istikrar ve güvenlik temelinde yolunu Trump ve siyonist ortaklarından ayırma zamanıdır. Bu bağlamda AB’nin Bercam’ın devam etmesine vurgu yapması, İran ile ilişkilerini geliştirmesi ve Amerika’nın İran’a dayatmak istediği yaptırımlara karşı mücadele etmesi, Avrupa’dan beklenen eğilimdir./