Yaptırımların devam etmesi; Amerika'nın İran'a düşmanlığının zirvesidir
Amerika'nın KOEP nükleer anlaşmadan çekilmesi ardından İran İslam Cumhuriyetine yönelik bir kaç aşamalı yaptırım kararı açıklanmıştır. Amerika'nın İran aleyhindeki yaptırım siyaseti elbette yeni bir mesele değil ve İslam İnkılabının İran'da zafere ermesi ardından bu ülke İran'a karşı yaptırım uygulamaktadır
ABD başkanı Donald Trump 8 Mayıs 2018 tarihinde KOEP nükleer anlaşmasından çıktığını açıkladığı zaman İran'a karşı yaptırımların yeniden uygulanacağını hatta yeni bir takım yaptırımların daha hazırlanacağını bildirmişti. Bu meseleyle alakadar olarak ABD Hazine Bakanlığı dün çarşamba günü insan hakları ihlalleri ve ülkede uygulanan sansürlerden dolayı İranlı bazı siyasi, bilimsel kişilerle bazı şirketlere yaptırım kararı aldığını bildirdi.
Bundan önce de ABD Hazine bakanlığı KOEP'ten çıkmanın ardından ilk aşamada İran Merkez Bankası başbakanının yaptırıma tabii tutmuş ve daha sonra nükleer faaliyetlerde bulundukları bahanesiyle beş İran vatandaşını da kara listede açıklamıştı.
Elbette Amerika'nın İran'a karşı yaptırım icraatı ve ambargo uygulaması yeni bir mesele değil, zir bu yaptırım ve ambargolar son 40 yıl boyunca sürekli var olmuş ve Amerika her defasında muhtelif bahanelerlhe İran'a karşı ambargoyu sürdürmüştür. Amerika'nın bu yaptırımlardan asıl amacı ise İran İslam Cumhuriyeti düzenine baskı yapmak ve İran'ın siyasetlerini kendi siyasetlerine paralel olacak yönde değiştirmektir. Fakat Amerika tüm baskı ve komplolara karşı şimdiye kadar İran devleti ve halkını teslim alamamış ve bu hedefini gerçekleştirememiştir.
Amerikalı yöneticiler şimdiye kadar İslam İnkılabı hareketini durdurmak için yaptırım ve baskı araçlarını devreye sokmuşlardır. Fakat bugün bir gerçek olarak tarihte kayıtlara geçen şey, İran aleyhinde yaptırım kararı alan yetkililerin tümünün sahneden silinmesi ve İran İslam Cumhuriyetinin tüm kudret ve görkemliliği ile halen dimdik ayakta kalmasıdır.
İslam İnkılabı rehberi Ayetullah Hamanei, son dönemde öğretmenleri kabulünde yaptığı konuşmada, İslam İnkılabının zaferinden sonra geçen tüm yıllarda Amerikalı tüm yönetici ve devlet adamlarının İran'a karşı alçakça siyasetler izlediklerini hatırlatarak şöyle diyordu:
-" Bu düşmanlıkları İran halkına yönelik yapanlar, artık kemikleri toprak altında çürümüştür ama İslam Cumhuriyeti halen ayaktadır. Bu bay (Dolad Trump) da elbet bir gün vücudu toprak altında çürüyecek ama İran İslam Cumhuriyeti ayakta durmaya devam edecektir.
Amerika'nın İran halkına karşı düşmanlığı, son 40 yıl boyunca bu halkın direnişi ve sahip olduğu onur ve izzetindendir.. Amerika ve öteki düşmanların tüm komplo ve entrikalarına rağmen İran İslam Cumhuriyeti muhtelif bilimsel, askeri, savunma ve öteki alanlarda büyük ilerleme ve başarılara imza atmıştır.
Şimdi ise Amerika'nın nükleer anlaşma KOEP'ten çıkması, Amerikalı devlet adamlarının İran halkının kendi hakkı olan nükleer alandaki gücü ve başarısını tahammül edememesindendir. Özellikle İran'ın nükleer alanda uranyum zenginleştirmesi, askeri alanda ise kendi savunmasını güçlendirmesi ve füze yapımı teknolojisini elde etmesi ve bununla alakadar olarak hem bölgede ve hem de dünyada kendine özel bir etki alanı oluşturması ve varlığını kararlılıkla sürdürmesi bu ülke makamlarını deliye çevirmiştir. Başka bir ifadeyle Amerikalılar, İranlıların da bölgede bir takım gerici yönetimler gibi bağımlı ve uyduruk olmasını ve kendine verilen direktiflere aynen itaat etmesini istemekte.
İslam İnkılabı Rehberinin tabiriyle; "Amerikalılar, bölgedeki bazı gerici rejimler gibi sadece itaat edecek uşaklar istemekteler. Fakat İran İslam Cumhuriyeti, kendi ve halkın izzet ve onurunu tüm dünyaya göstermiş ve göstermektedir."
İran İslam cumhuriyeti yerli kudret imkanlarıyla bugün bölge denklemlerinde etkili bir oyuncuya dönüşmüş bulunuyor. kendi iç ve dış siyasetlerini, Amerikalı yetkililerin isteğine uygun olarak değil de İslam İnkılabının temel ilkelerine göre yürütmektedir.
İşte Amerika'nın yıllardır sürekli olarak İran İslam cumhuriyetine karşı düşmanlığının ana sebebi bundan kaynaklanıyor.