Zarif’in aydınlatıcı mektubu, Amerikan zorbalığına karşı direniş zarureti
-
Zarif’in aydınlatıcı mektubu, Amerikan zorbalığına karşı direniş zarureti
İran İslam cumhuriyeti dışişleri bakanı çeşitli ülke dışişleri bakanlarına yazdığı mektupta önemli konulara değinerek, özellikle dünya toplumu üyelerinden Amerika’nın zorbalığı ve aşırı talepliği karşısında direnmelerini istedi.
Dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif söz konusu mektupta Amerika’nın uluslararası Bercam nükleer anlaşmadan çekilmesi, Washington’un diğer ülkelerin Amerika’nın tek yanlı siyasetlerine eşlik etmeleri için baskı ve tehditleri, uluslararası anlaşmalar ve hukuku ayaklar altına alması ve korku ortamı oluşturmanın, Amerika’nın hukuk hükümetine karşı zorbalıkla ilgisizliğinin bariz örnekleri olduğuna işaretle, uluslararası toplumun tek tek üyelerinin Amerika’ya karşı bu konuda direnmeleri gerektiğini vurguladı.
Donald Trump başkanlığındaki Amerika yönetimi, Amerika’nın zorbalığı ve tek yanlı siyasetlerini doruğa ulaştırmıştır ve Bercam nükleer anlaşmadan ve diğer uluslararası anlaşmalardan çekilmesi ve diğer ülkelerin kendisine eşlik etmeleri için onlara karşı tehdit ve dayatmalarda bulunması, bu hükümetin mantık ve uluslararası yasalara karşı zorba yönetime sahip olduğunu gösteriyor.
Amerika’nın bu yöntemi, mutlak tek yanlılık dönemine geri dönmektir, zira “siyasi güç” ve “askeri güç” açısından dünyaya bakıyor. Bu tutum 21. Y.y.da, uluslararası yasalara bağlı kalmanın ortak işbirliği temelinin oluşturduğu bir ortamda dünyanın barış ve güvenliğine bir tehdit sayılıyor.
Amerika’nın Bercam’dan çekilmesi, Paris iklim anlaşmasından ayrılması, ithal çelik ve alüminyum gümrük tarifeler uygulaması, kendi siyasi çıkarlarının sağlanması için BM başta olmak üzere çeşitli uluslararası kurumlara ve teşkilatlara baskı uygulaması ve en sonda da Amerika büyükelçiliğini Tel Aviv’den işgal edilen Kudüs’e taşımakla Filistin halkının yasal ve kesin hakkını gözardı etmesi gibi zorba siyasetleri, Amerika’nın bu gibi diplomatik olmayan davranışlarla dünya toplumunun tek tek üyelerini hedef aldığını gösteriyor.
Amerika’nın tek yanlı siyasetleri, dünya toplumun diğer üyelerinin tutarlı ve birlik içindeki yaklaşım ile uluslararası yasalar çerçevesinde Amerika’nın tek yanlı siyasetlerine karşı direnmeleri gerektiğini gösteriyor. Zira ancak bu durumda dünya kamuoyu Amerika’nın BM bildirgesi dışında istediği her şeyi yapamayacağı ve dünyanın da Washington’a teslim olmayacağını görecektir.
Bu durum her kesten ziyade AB üyeleri için geçerlidir, zira günümüzde “Trump davranışları” ile etkilenen uluslararası siyaset tarihinin bu döneminde, bağımsız davranarak Amerika’nın korku ile karışık tek yanlılığın egemen olmasına engel olabilirler.
Bu bağlamda National İnterest sitesi son günlerde “Avrupa’da gerçekçilik isteği” başlığı altında Elmar Hellendorn kaleminden şöyle yazdı:
Trump tarafından “önce Amerika” sloganı gündeme geldiği bir dönemde, Avrupalıların körü körüne gözü bağlı Amerika’nın askeri ve siyasi desteklerine güvenmemeleri gerekiyor. Amerika’nın siyasi gerçekçiliği dününcesi her zaman Avrupa çıkarları çerçevesinde değildir.
Amerika’nın tek yanlı olarak uluslararası Bercam nükleer anlaşmadan çekilmesine karşı Avrupa’nın siyasi tutumu, Trump’ın ekonomi savaşı ve BMGK’nin Filistin direnişini kınama oturumunda Amerika’nın inzivaya itilerek yalnız kalması, Amerika siyasetlerine karşı direnişin olumlu göstergeleridir.
Avrupalılar kendilerini Amerika iradesinin çemberinden daha fazla çıkartarak hiçbir siyasi veya ekonomi durumda Washington’un etkisi altında kalmamaları gerekiyor. Fransa cumhurbaşkanı Emanuel Macron Amerika’nın dünya siyaset alanındaki tek yanlılığı ve Bercam nükleer anlaşmasından çıkmasına karşı yaptığı eleştiride şöyle dedi: ,eğer tarihin en zor dönemlerinde başkalarının bizim güvenliğimiz ve diplomasimiz için karar almalarına ve bizi en tehlikeli alanlara sürüklemelerine izin verirsek, bu durumda artık Avrupa bir hakim değil; öyle ise zayıf olmayalım, teslim olmayalım.