Trump'ın İran hakkındaki küstahlığı
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i114780-trump'ın_İran_hakkındaki_küstahlığı
İran'da 1979'da gerçekleşen İslam İnkılabı'nın zaferinden beri, ABD yönetimi sürekli İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı hasmane yaklaşım takip ederek, İslam Cumhuriyeti'ni zayıflatmaya çalışmıştır. Bu süreç ABD'de Donald'ın 2017'de iktidara gelmesinden sonra da hızlanıp, açık hal almıştır.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Temmuz 18, 2018 06:20 Europe/Istanbul
  • Trump'ın İran hakkındaki küstahlığı

İran'da 1979'da gerçekleşen İslam İnkılabı'nın zaferinden beri, ABD yönetimi sürekli İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı hasmane yaklaşım takip ederek, İslam Cumhuriyeti'ni zayıflatmaya çalışmıştır. Bu süreç ABD'de Donald'ın 2017'de iktidara gelmesinden sonra da hızlanıp, açık hal almıştır.

Nükleer anlaşmadan çekilen ABD Başkanı, İran'a yönelik tarihin en ağır yaptırımlarını uygulamakla tehdit ediyor. Defalarca ilan ettiği gibi ABD Başkanı Trump'ın esas hedefi, İran'ın ekonomisini çökertmek, içeride itirazları arttırmak ve sonunda ülkede geniş çaplı isyanlara sebebiyet vermektir. Aslında Washington İran'a karşı "yoksulluk ve isyan" politikasını uygulamaya çalışıyor.

ABD Başkanı Trump, İran aleyhindeki açıklamalarıyla İran ekonomini bozma sürecini başlattığını iddia ediyor. Gelinen noktada da İran'da isyanların başladığını ileri sürüyor.

ABD Başkanı Trump en son olarak da Fox News haber kanalına yaptığı açıklamada, İran'ın tüm kentlerinde isyan vuku bulduğunu, enflasyonun zirveye çıktığını ve yaygın hal aldığını iddia etti.

Trump ayrıca, İran'lıların ülke genelinde büyük gösteriler belki de daha öncekilerden daha büyük gösteriler düzenlediğini ve nükleer anlaşmaya son vermesinden sonra çatışmalar yaşandığını ve nelerin yaşanacağını göreceklerini iddia etti.

ABD Başkanı Trump bir yandan, İran'da iddia ettiği duruma kendisinin sebebiyet verdiğini söylerken diğer yandan da İran halkı için acıdığını iddia ediyor.

Anlaşılan Trump, çok unutkandır. Çünkü sadece birkaç ay önce açık şekilde İran halkına "terörist" dedi.

Gelinen noktada ise ABD Başkanı İran halkına acıdığını iddia ediyor. Petrol ve bankacılık olmak üzere muhtelif yaptırımları içeren kapsamlı yaptırımlarla İran'ı sarih biçimde tehdit eden ve İran'da iddia ettiği duruma kendinin sebebiyet verdiğini söyleyen ABD Başkanı Donald Trump'ın anlaşılan kafası iyice karışmıştır.

Kuşkusuz İran halkına yönelik bu yaptırımlardan esas hedef, onların yaşam şartlarını zorlaştırmak ve böylece İran'da olaylar ve karışıklıklar için zemin oluşturmaktır.

ABD'nin bu politikası, bire bir, İran'ın iç işlerine müdahale anlamına geliyor. Uluslararası kurallar ve BM anlaşmasına göre, ABD'nin İran'a müdahaleleri ve tek taraflı yaptırımları tamamen yasa dışı ve illegal bir girişimdir.

Başkalarının iç işlerine karışmama, uluslararası bir ilke olarak kabul edilmiştir.

Müdahale, başka ülkelere kendi çıkarları doğrultusunda veya imtiyaz koparmak için yapılan askeri, siyasi, ekonomik vb. girişimler ve tedbirleri kapsıyor.

Müdahaleden yapılan bu tanıma göre, ABD'nin Trump döneminde yaptıkları girişimler, İran'ın iç işlerine müdahale anlamına gelmektir.

Kuşkusuz, ABD yönetimi, İran halkına yönelik yıkıcı yaptırım politikasının yol açtığı her türlü hasardan sorumludur.

İran karşısında uğradığı yenilgileri telafi etmek ve kendi konumunu korumaya çalışan ABD, bir kez daha Tahran'a yönelik fiyasko vermiş politikasını yeniden yürürlüğe koymuştur.

Ancak bu kez Washington'un Avrupalı ortakları bile, Trump'a eşlik etmek istemiyor ve bunun anlamı da Washington'un Tahran karşısında izole olmasıdır.

Avrupa liderleri Bercam nükleer anlaşmasını koruyacaklarını vurgularken, Amerika yetkilileri de İran’a en ağır yaptırımları uygulamak ve İran’ın petrol ihracatını sıfır seviyesine düşürmekten dem vuruyor. Ancak şimdi şartlar, Amerikalı yetkililerin eski tutumundan geri adım atmak zorunda kaldıkları şekilde geliştiği anlaşılıyor. Bu bağlamda ABD'nin İran'a karşı yeni yaptırım paketinin kasım ayından itibaren yürürlüğe gireceği beklenirken Amerikan yetkilileri, İran'ın petrol ihracatı rotasının bir grup ülkeden başka bir gruba yön değiştirebileceğini söylüyor.