TAC Anlaşmasına katılmak, İran için siyasi ve ekonomik zafer
-
TAC Anlaşmasına katılmak, İran için siyasi ve ekonomik zafer
İran İslam cumhuriyeti, Güney doğu Asya Ülkeleri Birliği ASEAN Dostluk ve İşbirliği Anlaşması TAC’a katıldı. Söz konusu katılım anlaşması dün (Perşembe) İran dışişleri bakanı ve ASEAN üyeleri tarafından Singapur Expo’da imzalandı.
İran İslam cumhuriyeti dışişler bakanı Muhammed Cevad Zarif ASEAN 51. Oturumu kulisinde İran’ın Dostluk ve İşbirliği Anlaşması TAC’a katılım anlaşmasını imzaladı.
Aslında TAC Anlaşması 1976 yılında ve ASEAN kurucu üyeleri olan Singapur, Endonezya, Malezya, Tayland ve Filipinler tarafından şekillendi. Temeli barış, dostluk içinde yaşamak, ülkelerin milli hakimiyetine saygı, işbirliği ve zorbalığa ve tehdide karşı mücadeleye dayalı olan TAC, halihazırda 10 üyesi olan ASEAN’ın temeli olarak belirlendi.
TAC hayatı boyunca ve güdümlü takvimine göre bölgesel bir anlaşmadan bölge ötesi ve daha sonra da bölgeler arası bir anlaşmaya döndü ve hali hazırda da güney doğu Asya bölgesi dışında da üyesi var. 36 üyeli TAC, ASEAN’ın alt kanatlarından etkili bir blok sayılır. AB ve hatta Amerika’nın güney Asya bölgesi Dostluk ve İşbirliği Anlaşması TAC’a üye olması, bu çok amaçlı anlaşmanın önemini daha da gözler önüne seriyor ve şimdi İran’ın da Anlaşmaya üye olması, TAC’ın daha da etkili olmasına sebep olmuştur.
İran’ın TAC’a üye olması siyasi ve ekonomi olmak üzere iki yönden önemli sayılıyor. Siyasi açıdan bakıldığında bu olayın önemi uluslararası açıdan çok daha fazladır. Amerika’nın Bercam nükleer anlaşmadan çekilmekle siyasi açıdan İran’ı dünya çapında inzivaya itmeye çalıştığı bir dönemde İran’ın Dostluk ve İşbirliği Anlaşması TAC’a üye olması, İran’ın bölge, bölgeler arası ve bölge ötesi gelişmelerde etkili bir ülke olduğunu ortaya çıkarıyor. İran’ın TAC’a üye olması ise Amerika’nın Bercam’dan çekilmesine rağmen durumun, Bercam’dan önceki gibi olmayacağını ve İran’ın jeopolitik konumu nedeni ile karşılıklı yakınsama dünyasında bir bağlantı köprüsü gibi olduğun, İran’ı dünyanın siyasi düzeninden silme çabalarının boşa olduğunu gösteriyor.
Bu bağlamda İran İslam cumhuriyetinin Singapur büyükelçisi Cevad Ensari “İran’ın Dostluk ve İşbirliği Anlaşması TAC’a üye olmasının, düşman’ın İranofobi siyasetlerini yayma çalışmalarında başarısız kaldığını gösterdiğini” söyledi.
Tahran üniversitesi siyasi bilimler hocası sn. Ahmet Movesegi de “İran'ın çeşitli diplomatik alanlarda daha koyu varlık sergilemesinin, Amerika’nın İran karşıtı çalışmalarına mukabele etmek bağlamında etkili bir araç olabileceğine” inanıyor.
Siyasi boyutun yanısıra İran’ın TAC’a katılmasını önemini arttıran şey ise ekonomi boyutudur. Güney doğu Asya bölgesi büyük bir ekonomi kapasiteyi barındırıyor ve İran’ın TAC’a katılması ise İran’ın ASEAN bloğu ile işbirliğini arttırıyor. İran’ın dünyanın 5. Büyük ekonomi gücü olan ASEAN ile işbirliğinin artması ise İran’ın hem yazılım ve hem donanım açıda güçlü olan ülkeler ile ekonomi işbirliği anlamındadır. Bilim ve teknoloji transferi, yabanı sermaye cezbi, turizm sektöründe faaliyet yapma, rafineri inşaatı ve bankacılık ile ekonomi işbirliği ise İran ve ASEAN arasındaki ekonomi işbirliği çerçevesinde değerlendirilebilir.
Bercam sonrası dönemde her türlü ekonomi açılım İran İslam cumhuriyetinin yararınadır, böylece Amerika yaptırımlarının tekrar uygulanacağı kriz dönemlerinde çeşitli ekonomi alanları kullanılabilir. ASEAN’ın 643 milyonluk nüfus piyasası, İran’a hem kendi ürünlerini bu muazzam pazarda satmak ve hem kendi ekonomi ihtiyaçlarını bu pazardan karşılama fırsatı veriyor.
Buna ilaveten İran’ın TAC’a katılması ile Asya güney doğu bölge ülkeleri de İran vasıtası ile ECO piyasasına ulaşabilirler. 10 üyesi olan ECO’nun 340 milyonluk piyasası, neredeyse ASEAN piyasasını tamamlıyor ve İran ise ECO kurucularından biri olarak Dostluk ve İşbirliği Anlaşması TAC’a da katılması söz konusu iki bölgesel ekonomi bloku güçlendirebilir./