Nükleer Anlaşma konusunda Avrupalılar İran'ın yanında; ABD yanlız
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i116298-nükleer_anlaşma_konusunda_avrupalılar_İran'ın_yanında_abd_yanlız
Nükleer Anlaşma konusunda Avrupalılar İran'ın yanında; ABD ise yalnız İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, ABD'nin hiçbir alanda nükleer anlaşma kadar izole olmadığını belirtti.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Ağustos 16, 2018 14:04 Europe/Istanbul
  • Nükleer Anlaşma konusunda Avrupalılar İran'ın yanında; ABD yanlız

Nükleer Anlaşma konusunda Avrupalılar İran'ın yanında; ABD ise yalnız İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, ABD'nin hiçbir alanda nükleer anlaşma kadar izole olmadığını belirtti.

Dışişleri Bakanı Zarif İRİB Kanal 2 televizyon kanalında katıldığı programda, Avrupalıların sadece İran için nükleer anlaşmayı desteklemediklerini, onların bir kişinin kendi bireysel çıkarları uyarınca dünya adına karar almasının kabul edilemez olduğu kanaatine vardıklarının düşünüldüğünü ifade etti.
ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesiyle Avrupalıların bu uluslararası anlaşmanın korunması için siyasi yükümlülükleri kabul edilir seviyededir, ancak Avrupalıların pratik eylemleri pek memnuniyet verici değil.  
ABD İran'a yönelik yeniden yaptırım getirirken Avrupalı firmaların İran ile işbirliğinin devamı için tereddütlerinin yok edilmesi, İran petrolünün satışı ve bankacılık münasebetlerinin sağlanması, nükleer anlaşmayı koruyabilecek üç önemli adımdır.  Nükleer anlaşmanın korunması, Avrupalıların uluslararası arenada bağımsız hareket etmeleri anlamına geliyor. Avrupa ülkelerinin İran'ın nükleer anlaşmadan yararlanması için ödeyecekleri bedeller ve yapacakları pratik girişimler, onların ABD'nin siyasi iradesi dışındaki aktörlüğünün oranını gösteriyor
Nükleer anlaşmanın bekası, dünya diplomasisi için o kadar önemlidir ki, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin geçtiğimiz hafta Kazakistan'da İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile Hazar Denizi'ne Kıyıdaş Ülkeler Liderler Zirvesi'nin kulisinde yaptığı görüşmede, nükleer anlaşmayı önemli ve uluslararası bir anlaşma olarak niteleyerek, "ABD'nin tek taraflı çekilmesinden sonra tüm taraflarca nükleer anlaşmanın korunması ve sağlamlığı gereklidir" açıklamasında bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Paris İklim Anlaşması'ndan ABD'yi çekmesi ve Rusya ve Türkiye başta olmak üzere diğer ülkelere karşı yaptırım uygulayıp, ticaret savaşı başlatması ve  nükleer anlaşma aleyhindeki girişimleri, diğer ülkelerin uluslararası bir konsensüse doğru hareket etmesine sebebiyet vermiştir.
Ruslar, Türkler, Çinliler ve bazı Avrupalı ülkelerin bugünkü hareketleri, Trump'ın tek taraflı yaklaşımının reddedilmesinin işaretleridir. Buna ilaveten, ABD'nin içinde de Trump'a karşı muhalif sesler duyuluyor. Bu tür hareketler, ABD'nin nükleer anlaşma konusunda izole olduğunu ortaya çıkarmıştır.
Amerikalı Senatör Jack Reed pazar günü yaptığı açıklamada, artık İran'a karşı küresel konsensüsün olmadığına işaretle, "ABD nükleer anlaşmadan çekildi, ancak artık İran'a karşı kendi yanında birleşmiş bir dünya yok ve Avrupalı müttefiklerini bile kaybetmiştir" itirafında bulundu.
Almanya Ekonomi Bakanı Peter Altmaier de, ABD Başkanı'nın politikalarını eleştirerek, Berlin ve müttefiklerinin Washington'un baskılarına rağmen İran ile iş tutan firmalara desteğine devam edeceğini ve Avrupa'nın İran ile ilgili ABD'nin baskısı karşısında boyun eğmeyeceğini vurguladı.
Şu günlerde, İran, nükleer anlaşmanın ekonomik menfaatlerinin korunması hedefiyle Avrupalıların girişimlerinin uygulanması için sürenin daralmasına hassasiyet gösterirken, Avrupalıların ABD karşıtı açıklamaları da tırmanmıştır.
Avrupalılar pratik anlamda bir şeyler yapmaları gerekiyor. Çünkü Trump İran'ın petrol ihracatını sıfır seviyesine düşürmeyi hedeflerken İran'ın petrol satış ve ticaretinin sürmesi gerekiyor.
Bu çerçevede, Avrupa Birliği, ABD'nin yaptırımlarına karşı "Engelleme Yasası"nı uygulamaya koyarak, Avrupalı firmaları İran'daki projelere yatırım yapmaya teşvik etti.
Bu da, Avrupalılar'ın nükleer anlaşmaya karşı tam siyasi taahhüdünü gösteriyor. Avrupa'dan beklenen da budur. Ancak ABD'nin yaptırımları, tehdit ve cezalandırma seddini ne kadar aşabileceği, Avrupalıların nükleer anlaşmanın sürmesi hedefiyle kendi konumlarını korumak için ödeyecekleri bedellere bağlıdır./