Al-ı Suud ve münafıklar ilişkisi
-
Al-ı Suud ve münafıklar ilişkisi
Münafıklar terör örgütü eski üst düzey üyelerinden biri, terör grubunun Suudi Arabistan’dan yüklü miktarda para yardımı aldığını ifşa etti.
Al-ı Suud rejimin bölgedeki en önemli stratejilerinden biri, komploculuktur. Riyad’ın Ortadoğu’da fitneciliğinin başlıca hedefi, İran İslam cumhuriyetinin bölgesel nüfuzunu azaltarak konumunu zayıflatmaktır. Al-ı Suud hanedanı ortadoğu’da yaşanan gelişmeleri, güç dengeleri sonucunun İran’dan yana olarak görüyor. Bu yüzden “rekabet” yerine “fitneciliğe” yönelmiştir.
İran İslam cumhuriyeti müttefiklerine karşı Irak, Yemen ve Suriye’de terör gruplarına destek verilmesi ayrıca İran İslam cumhuriyetine karşı direkt olarak münafıklar terör grubu ile ilişki kurulması, Al-ı Suud’un bölgede Tahran’a karşı fitneciliğinin kanıtlarındandır.
Bu bağlamda el-Bevabe internet sitesi münafıklar terör örgütü eski üst düzey üyelerinden Mesut Hodabendelu’dan naklen Suudi Arabistan’ın terör grubuna verdiği maddi ve manevi desteklerinin gizli boyutlarını açıkladı; bu yardımlar terör örgütün maddi sorunlarını gidermek için 3 ton külçe altın ve pahalı kol saatleridir. Mesut Hodabendelu’nun Al-ı Suud’un münafıklara yaptığı yardımların itirafı, Irak’ta diktatör Saddam rejimi dönemine aittir.
Fakat yine de Al-ı Suud rejim ve münafıklar terör örgütü arasındaki ilişkilerin güçlenerek günümüze kadar devam etmesi konusunda bir çok kanıt vardır.
Eski bazı Suudi yetkililer, bu cümleden Suudi prens ve Arabistan eski istihbarat kurumu başkanı Türki Faysal’ın münafıkların yıllık oturumuna katılması ayrıca Al-ı Suud’un hayır kurumları adı altında bu örgüte maddi yardımları ise bu cümledendir.
Aslında Suudi Arabistan, terörist münafıklar grubunun maddi kaynaklarının büyük bir bölümünü resmen veya resmi olmayan yollardan temin ediyor. Münafıklar terör örgütü eski üst düzey üyesi Mesut Hodabendelu’nun yaptığı ifşaatlar ise bu yardımların bazılarıdır.
Geçtiğimiz yıl yaz aylarında Suudi veliaht Muhammed bin Salman Ortadoğu bölgesinden şiddet ve huzursuzluklarını İran topraklarına taşımak gerektiğini söyledi. Suudi veliaht böylece terör saldırıları konusuna yeteri kadar tecrübeleri olan münafıklar grubuna özel hesap açtığını belirtti. münafıkların ele başlarından Meryem Recevi şimdiye kadar defalarca Paris’te Arabistan’ın eski ve şimdiki yetkilileri ile görüşerek, Arabistan’ın İran karşıtı stratejilerine ve hatta Yemen’e karşı savaşa yardımcı olabileceklerini belirtti. El-Riyad gazetesi bir süre önce yayınladığı raporda, münafıklar terör örgütüne desteğin Arabistan’ın İran karşıtı seçilen bir “taktik” olduğunu belirtti.
Al-ı Suud’un terörist Münafıklar örgütüne verdiği destek ve de Riyad rejimin terör çetesi ile bağlantılar ile ilgili çeşitli belgeler ve kanıtların bulunmasına rağmen Al-ı Suud her zaman bir nevi “öne kaçış” siyaseti izleyerek İran’ı terörizme destek vermekle suçlamıştır. Bu bağlamda Suudi Arabistan bakanlar heyeti 18 eylül tarihinde İran’ı terörizme destek vermekle suçlayarak İran’a karşı diğer ülkelerden işbirliği isteğinde bulundu.
Fakat bilindiği gibi İran bölgede bizzat en büyük terör kurbanlarından biri olarak her zaman terör ile mücadelede en ön safta yer alarak bu mücadelede birçok şehit vermiştir.
Bu bağlamda İran Yargı Kurumu İnsan Hakları Kurulu başkanı Muhammed Cevad Laricani, dünya emperyalizminin tekfirci teröristlere desteğine temas ederek, ''Halkın Münafıkları adlı terör grubu, Suudilerin mali ve çok yönlü desteğindeki beşeriyet aleyhinde cinayet işleyen IŞİD gibidirler' dedi./