Avrupalı Bercam, Avrupa'nın Amerika yaptırımlarını yeni bypass yöntemi
İran İslam cumhuriyeti dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif, İran'ın Bercam nükleer anlaşmanın ekonomi olanaklarından yararlanması hedefi ile Avrupa'nın İran ile mali bağlantı kurma çalışmaları hakkında açıklamada bulundu.
Zarif Avrupalıların şimdiye kadar 7 merkez bankası ile, İran ile bağlantı kurabilmek için özel mali kanallar oluşturma konusunda anlaşmaya vardığını ve gelecekte bu kanalları bir kurum haline getirmeye çalıştıklarını söyledi.
Muhammed Cevad Zarif bu çözüm yolunun sadece Avrupa ile sınırlı olmadığını, İran ile ticari bağlantıda olan diğer ülkeler ve firmaların da bu yoldan kolaylıkla para transferi yapabileceklerini söyledi.
Yeni stratejide para işlemlerinin sadece Avro üzerinden yapıldığını belirten Zarif böylece söz konusu işlemlerin dolar üzerinden yapılması ve Amerika piyasalarında bulunmaması nedeni ile Amerika'nın bankacılık alanındaki dayatmalarına karşı iyi bir çözüm yolu sayıldığını belirtti.
Söz konusu yeni yöntem, gelecek kasım ayından önce yani Amerika'nın İran karşıtı yaptırımların ikinci etabının başlamasından önce gerçekleşmesi ve böylece İran'ın Bercam nükleer anlaşmanın ekonomi çıkarlarından yararlanmasını garanti etmesi bekleniyor.
"Yaptırımların kaldırılması" ve "İran'ın ekonomi çıkarlardan yararlanması", Bercam nükleer anlaşmanın hayati ve anahtar bölümüdür. Bu önemli konunun gerçekleşmesi halinde, İran İslam cumhuriyet de Bercam anlaşmasındaki taahhütlerine bağlı kalacağını vurgulamıştır; bu sebepten dolayı Avrupalılara bu önemli konunun gerçekleşmesi için fırsat verilmiştir.
Bu özel yöntem AB dış siyaset sorumlusu Federica Mogherini'nin belirttiğine göre "SPV" olarak biliniyor ve hedefi de Amerika yaptırımlarına rağmen İran hükümeti ile ticari ilişkilerin devam etmesidir.
Bu özel yöntem, Avrupalıların Bercam nükleer anlaşmasının devam etmesini istediğini gösteriyor; bu yüzden Amerika başkanı Donald Trump'ın Avrupa firmalarını İran ile ticaret nedeni ile cezalandırma tehditleri de söz konusu sistemin yürürlüğe girmesi sayesinde artık kimseyi korkutmayacaktır.
Dünya çapında takip edilebilecek olan SWİFT sistemine rağmen SPV sistemi fakat Avrupa'ya münhasır olacaktır ve Amerikalılar ise bu sistemdeki ticari ilişkileri takip edemeyeceklerdir. SPV sisteminde Amerikan dolarına yer yok ve tüm mali işlemler ise Avro üzerinden gerçekleşecektir, böylece Amerika yaptırımları, dolar üzerinden İran ile yapılan ticareti kapsamayacaktır.
Avrupa'nın Bercam nükleer anlaşmasını koruma beklentisi, Avrupa ülkelerini önemli siyasi ve tarihi bir sınava tabi tutmuştur; böylece Avrupa'nın Amerika iradesi dışında, uluslararası denklemlerde ne kadar rol alabileceğini gösterecektir.
Bercam dünya çapında uluslararası bir anlaşma olarak Amerika'ya ait değildir ki bu ülkenin uluslararası anlaşmadan çekilmesi ile sorun yaşasın.
Bu bağlamda İran İslam cumhuriyeti cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Salı akşamı New York'ta Belçika başbakanı Charles Michel ile görüşmesinde, nükleer Bercam anlaşmasının korunmasının uluslararası bir sorumluluk olduğuna işaretle, "AB'nin sadece İran'a karşı değil, dünyaya karşı büyük bir sınavda olduğunu" belirtti.
Amerika'nın Bercam nükleer anlaşmadan çekilmesi karşısında Avrupa'nın siyasi tutum ve propaganda çalışmaları, kabul edilerek onaylanıyor fakat çok yönlü bu anlaşmanın bekası ise anlaşma taraflarının pratik iradelerine bağlıdır.
Son günlerde Donald Trump'ın başkanlığında düzenlenen BMGK oturumunda 4+1 ülkelerin Bercam'a destek tutumları, Avrupalıların yeni SPV mali sistem çerçevesinde, Amerika'nın İran ile nükleer anlaşmaya yaklaşımına ve yaptırımların uygulanmasına karşı olduğunu gösterdi.
Bu bağlamda Amerika Silah Kontrol Birliği'nde Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Politikası Direktörü, Kelsey Davenport yaptığı açıklamada "AB, Bercam'daki taahhütlerine olduğu gibi vurgu yapıyor ve Amerika'nın İran karşıtı yaptırımları kınayarak, Amerika yaptırımlarını bypass edecek seçenekler aramaya çalışıyor" dedi.
Avrupa'nın İran ile ticaret yollarını açık tutacak yeni sistemin gerçekleşmesi ile Amerika'nın dünyada yalnızlaşmasının yeni bir dönemi başlayacaktır; bu da Washington'un hali hazırdaki edebiyatı ve siyasetinin çok yönlü nizamda yeri olmadığını ve bu konuda ısrarcı olmanın hatta ülke liderlerin alayını beraberinde getireceğini gösteriyor./