Amerika'nın Uluslararası Kurallar ve İkili Anlaşmalar Aleyhindeki Uygulamaları
Amerika Başkanı Donald Trump Ocak 2017’de işbaşına geldiğinden beri uluslararası kuralllara, kuruluşlara ve çok taraflılığa aldırmama siyasetini yürütmektedir. Bunun en bariz örneği ise Donald Trump’ın Paris İklim Anlaşması’ndan, Bercam Nükleer Anlaşması’dan, UNESCO ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Koneyi’den çekilmesidir. Amerika’nın bu tavrı Avrupalı ortaklarının yanı sıra dünya çapında da eleştirilere sebep olmuştur.
Bu alandaki en yeni uygulamada, Amerika hükümeti, 1961 Viyana Diplomatik İlişkiler Konvansiyonu ek konvansiyonunda yer alan Uyuşmazlıkların Çözümü Protokol’ünden Filistin’in dava açması nedeninden dolayı çekilmek istiyor. Amerika Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton Çarşamba günündeki konuşmasında şöyle demişti:” Amerika Başkanı Donald Trump Uyuşmazlıkların Çözümü’ne dair Viyana konvansiyonu ek protokolünden çekilme kararı almıştır.”
Amerika’nın bu girişimi Filistin’in Amerika büyükelçiliğinin Telaviv’den Kudüs’e taşınmasının yasal olmadığını konu eden davadan dolayıdır.
Nitekim John Bolton da sözlerinde bu konuya şöyle yer verdi:” Bizim bu girişimimiz Filistin tarafından açılan davadan kaynaklanıyor. Bu davada bizim büyükelçiliğimizin Telaviv’den Kudüs’e taşınma kararı sorgulanıyor.”
Bolton’un iddiasına göre Amerika ek protokolün de bir parçası olduğu Viyana Diplomatik İlişkiler Konvansiyonu’na yine de bağlı kalacaktır. Amerika’nın bu tutumu uluslararası anlaşmaların Amerika tarafından seçmeli olarak kabul edildiğinin bir göstergesidir. Böylece uluslararası anlaşmalar ve konvansiyonlar Washington’un çıkarları doğrultusunda olduğu durumlarda hemen kabul edilecek, aksi halde bu anlaşmalar ve konvansiyonlar bağımlıklara ve yükümlülüklere bağlı kalma ilkesine aldırmadan reddedilecek ve ihlal edilecektir. Şimdi de Amerika büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınmasını konu eden davanın Filistin tarafından açılmasıyla Wahington bu hukuki çıkmazdan kaçmak için bu protokolden çıkmaya karar vermiştir.
Amerika’nın bu doğrultuda yaptığı başka bir ihlal de Uluslararası Adalet Divan’ının İran lehine verdiği karardan sonra 1955 İran ve Amerika dostluk anlaşmasından çekilmek oldu. Amerika Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Çarşamba günü yaptığı açıklamada Amerika’nın İran ve Amerika 1955 dostluk anlaşmasından çekildiğini bildirdi.
Mike Pompeo şöyle dedi:” İran’ın Uluslararası Adalet Divanı’nını Amerika’ya saldırmak için kullandığından dolayı bugün Amerika’nın 1955 dostluk anlaşmasından çekildiğini ilan ediyorum. “
Görünen o ki Uluslararası Adalet Divanı kararı Amerika’yı ciddi bir şekilde kızdırmış ve bu uluslararası hukuksal kurumu hedef almasına sebep olmuştur. Bu doğrultuda John Bolton bir açıklama yaparak Uluslararası Adalet Divanı kararlarının yetki alanına giren Amerika tarafından yapılan bütün uluslararası anlaşmaların yeniden gözden geçirileceğini bildirdi. Amerika’nın bu girişimi Uluslararası Adalet Divanı’nın İran lehine verdiği karardan kaynaklanmaktadır. Uluslararası Adalet Divanı’nın kararına göre Amerika’nın uyguladığı yaptırımlar İran halkının hayatını tehlikeye sokmuştur. Lahey Adalet Divanı Amerika’dan son kararın verilmesine dek bu yaptırımları kaldırmasını istedi. Bu hükme göre Uluslararası Adalet Divanı bu davaya bakacak yetkiye sahiptir. Bu kararın açıklanması Amerika için büyük bir yenilgidir. Bu karar bir yandan Donald Trump’ın olumsuz tepkiler göstermesine sebep olmuş bir taraftan da Trump hükümetinin uluslararası anlaşmalara ve çok taraflılığa bağlı kalmamasından doğan küresel kaygıyı arttırmıştır.