4 Kasım; ABD’nin İran’a karşı psikolojik oyunu
-
Zarif
Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif Amerika’nın İran İslam Cumhuriyeti’ne dayatmak istediği yaptırımların ikinci turuna sayılı günler kaldığı bir sırada, 4 Kasım’da yeni bir gelişme yaşanmayacağını, Amerika bu yaptırımlarla ulaşmak istediği hedeflerine ulaşamayacağını belirtti.
Pazartesi günü gazetecilere açıklama yapan Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Amerika ikinci tur yaptırımlarda iktisadi hedeflerine ulaşabilme ihtimali çok düşük olduğunu, siyasi hedeflerine ulaşma ihtimali ise asla söz konusu olmadığını vurguladı.
Amerika yönetiminin bankacılık, mali işlemler ve petrol ihracatı gibi alanlarda İran İslam Cumhuriyeti’ne yaptırım dayatmakla izlediği hedefleri siyasi ve iktisadi olmak üzere iki boyutta değerlendirmek mümkün.
Amerika yönetimi İran İslam Cumhuriyeti’ne bankacılık, mali işlemler ve petrol ihracatı gibi alanlarda İran İslam Cumhuriyeti’ne yaptırımlarının ikinci turu 4 Kasım’da başlıyor. Washington yönetimi bu tarihe kadar İran’dan petrol ithal eden ülkelere petrol ithalatını sıfır seviyesine indirmeleri için süre tanıdı. Ancak bugün dünya petrol piyasalarında göze çarpan gerçek, dünyada OPEC üyesi petrol ihracatçıları arasında üçüncü büyük ülke olarak yer alan İran’ı petrol piyasalarından silmenin mümkün olmadığını gösteriyor.
Ancak buna karşın, İran İslam Cumhuriyeti ile düşmanlıkta Amerika’nın önceki tüm hükümetlerini sollayan ABD Başkanı Donald Trump yönetimi iktisadi baskıları ile İran milletinin İslamî nizama bakışını değiştirmeye ve siyasi açıdan da İran İslam Cumhuriyeti’ni dünyada inzivaya itmeye çalışıyor.
İktisadi açıdan gerçi Amerika’nın iktisadi baskıları ve yaptırımları İran milletini etkileyebilir, fakat Amerika’nın bu politikası İran İslam İnkılabının zaferi üzerinden kırk yıl geçtiği bir sırada başarısız olduğu ispat edilmiştir. Gerçekte İran milleti ile İslamî nizam arasında yaptırım silahı ile mesafe oluşturma düşüncesi bir kuruntudan ibarettir, nitekim bugün İran İslam İnkılabı kırk yaşına geldiği bir sırada İran milleti ve devleti arasında dayanışma ve birliktelik tüm iktisadi sıkıntılara rağmen emsalsiz bir dayanışma sayılır.
Siyasi açıdan bakınca, gerçi Donald Trump yönetimi İran İslam Cumhuriyeti ile siyasi açıdan mücadelesi adeta Amerika’yı inzivaya iten bir süreç olmuştur. Nitekim beyaz sarayın İran’a yaptırım dayatmakla ulaşmak istediği şey, tamamen psikolojik eksenli amaçlardır. Bugün AB’nin Bercam nükleer anlaşmasını korumakta sergilediği kararlılık ve İran İslam Cumhuriyeti ile iktisadi işbirliğini sürdürmek istemesi Amerika’yı siyasi hedeflerine ulaşmakta yalnız bırakmıştır. Bu şartlarda kuşkusuz 4 Kasım tarihinde de yine Donald Trump’ın Amerika’sı bir kez daha inzivaya itildiğine şahit olacaktır.
Bu çerçevede Amerika’nın Wall Street Journal gazetesi geçen Cuma günü şöyle yazdı: AB son aylarda defalarca ABD’yi Bercam nükleer anlaşmasından çekildiği için serzeniş etti ve İran’a yeniden yaptırım uygulanmasına karşı çıktı. AB İran ile mali kanalları korumak için yeni bir mekanizme geliştirmenin yanında Amerika’nın İran ile işbirliği yapan Avrupalı firmalara ceza kesecek Amerika’nın muhtemel cezalarını kabul etmeyeceği yönünde bir yasa çıkarmıştır.
AB’nin bu kesin tavrı, ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen Eylül ayında BM güvenlik konseyinde düzenlenen oturumda konsey üyelerini İran’a karşı Amerika’nın yanına çekme çabasında başarısız olması ile yan yana gelince, beyaz sarayın ikinci tur yaptırımları ile ulaşmak istediği hedeflere ulaşma ihtimalini sıfıra indirdiği anlaşılıyor.
Amerika’nın İran’a dayatmak istediği ikinci tur yaptırımların ana ekseni olan İran petrolüne dayatılacak yaptırımlar hiç kuşkusuz dünya petrol piyasalarını olumsuz yönde etkileyecektir. Bu tahmin İran’ın petrol ihracatını sıfır seviyesine indirmenin mümkün olmadığını ortaya koyuyor. Bu bağlamda Amerika enerji enformasyon idaresi yaptığı uyarıda, İran petrolüne yaptırım uygulamanın dünya petrol piyasalarında petrol fiyatlarında şiddetli çalkalanmalara yol açacağını açıkladı.
Her halükarda Amerika’nın İran’a dayatmak istediği yaptırımlar BM güvenlik konseyinin 2231 sayılı kararnamesi ve uluslararası adalet divanının son kararına aykırıdır ve Amerika’yı İran milletine yaptırım uygulamanın illegal olduğunu ortaya koymaktadır.