ABD'nin tek taraflı yaptırımları protesto ediliyor
ABD yönetiminin İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı tek taraflı ve yasa dışı yaptırımlarının ikinci bölümü bugün sabah saatlerinden itibaren yürürlüğe girmiş oldu. ABD, Tarhan'ı kendi yasa dışı ve aşırı taleplerini kabul ettirmek amacıyla yaptırımların ikinci bölümünü uygulamaya koydu.
Uluslararası nükleer anlaşmadan tek taraflı olarak ülkesini çeken ABD Başkanı Donald Trump, İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı yaptırımların ikinci bölümünün geri getirilmesine dair başkanlık fermanını imzalayarak, yürürlüğe girmesi için talimat verdi.
ABD'nin geri getirdiği yaptırımlarının ikinci bölümü, İran'ın petrol, gemicilik, bankacılık ve mali sektörlerini hedef alıyor.
AB, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere ve Almanya, ABD'nin İran'a karşı yaptırımlarını kınadılar.
Rusya Dışişleri Bakanlığı bu bağlamda yaptığı açıklamada, ABD’nin, İran ile 2015 yılında varılan nükleer anlaşmayla kaldırılan tüm yaptırımları yeniden yürürlüğe koyma kararı almasını kınadı. Rusya Dışişleri Bakanlığı ayrıca, İran’la ekonomik işbirliğinin ABD’nin yaptırımlarına karşın sürmesi için gereken her şeyi yapacaklarını vurguladı.
Rusya son aylarda, ABD'nin İran'a karşı yaptırımlarının olumsuz etkilerini nükleer anlaşmanın korunması amacıyla hafifletmek için bağımsız çözümler peşinde olmuştur.
Bu çerçevede İran ile Rusya yetkilileri arasında enerji ve bankacılık alanlarında iki taraflı işbirliği amacıyla müzakereler yürütülmüştür.
Halihazırda İran ile Rusya arasında ikili ticaret hacminin arttırılması için "petrol karşılığı mal takası" mekanizması uygulanmaktadır.
Bu mekanizma, Tahran'a petrol gelirlerinin bir kısmını Rusya'dan ihtiyaç ürün ve teknolojilerini almasını sağlıyor.
Bu bağlamda Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov yaptığı açıklamada, Rusya'nın her daim İran dahil yurt dışında çalışan Rus firmaların çıkarlarını koruduğunu ve ABD'nin İran'a karşı tek taraflı yaptırımlarının geri getirilmesi halinde aynı şeyi yine yapacaklarını kaydetti.
ABD'nin İran'a karşı yaptırım baskısı ve Washington'un diğer ülkeleri Tahran ile petrol ve ticari ilişkilerini kesmeye zorlama çalışmalarına rağmen Moskova, nükleer anlaşmanın mevcut dönemde korunmasının çok zor olduğuna inanıyor.
İran İslam Cumhuriyeti defalarca nükleer anlaşmada ancak kendi çıkarlarının korunması kaydıyla kalacağını duyurmuştur.
Avrupalılar da, ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesinden sonra, bu uluslararası anlaşmanın korunması ve İran ile ticaretlerinin devam etmesi ve İran'a nükleer yaptırımların geri getirilmesinden kaynaklanan olumsuz etkileri hafifletmek için hummalı biçimde çalışmıştır.
İran, Avrupa'ya ABD'nin nükleer yaptırımlarının ikinci bölümünün uygulandığı tarih yani 5 kasıma kadar süre vermiştir.
Rusya ve 4+1 grubu üyesi diğer ülkelerin nükleer anlaşmanın korunması zaruretine vurgu yapan yaklaşımlarına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump, bu uluslararası nükleer anlaşmayı yok etmek için ısrarcı davranıyor.
Bu doğrultuda pek başarılı olmayan Trump, zorbalık ve tehdit yoluyla kendi hedefine ulaşmak istiyor.
Ancak Trump'ın takip ettiği bu politika, ABD'nin küresel arenada daha da izole olmasına yol açmıştır.
Buna ilaveten, daha önce İran petrolünün ihracatını 5 kasıma kadar sıfırlayacaklarını iddia eden Amerikan yetkilileri gelinen noktada, 8 ülkeyi yaptırımlardan muaf tutmak zorunda kalarak, bir nevi geri adım atmış oldular.