İran'ın Bercam Nükleer Anlaşmasındaki Yükümlülüklerine Bağlı Kalmasına Vurgu
İran'ın Bercam Nükleer Anlaşmasındaki bağımlılıklarını yerine getirmesinin defalarca onaylanıp tasvip edilmesi ile Avrupalıların bu anlaşmayı korumaya ve böylece Tahran ile ticari ve ekonomik ilişkilerini devam ettirmeye yönelik çabaları da daha kuvvetli bir şekilde sürdürülmektedir.
Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu(UAEA) Başkanı Yukiya Amano Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 73'üncü oturumunda İran'ın şimdiye kadar Bercam Nükleer Anlaşmasındaki yükümlüklerine ve sorumluluklarına bağlı kaldığını vurgulayarak İran'ın halihazırda da diğer bağımlılıklarını yerine getirdiğini açıkladı. Buna paralel olarak Avrupa Birliği Sözcüsü Maja Kocijançiç de Avrupa Birliği ve İran arasındaki SPV mali kanalının oluşturulması yönündeki çabaların devam ettiğini bildirdi.
Washington'un Bercam Nükleer Anlaşmasından çekildiğinden beri Trump'ın Amerika çıkarlarını korumak bahanesi ile tek yanlı bir siyaset sergilemesi, ilişkilerde çok taraflılık ve Avrupa bağımsızlığı yanlısı olan Avrupa Birliğinin, İran'la olan ticari ve siyasi ilişkilerin yürütülmesi ve Bercam Nükleer Anlaşmasının korunması doğrultusundaki çabalarının daha da şiddetlenmesine neden olmuştur.
Avrupalı yetkililer açısından Amerika'nın Avrupalı ortaklarının görüşlerine aldırmadan yaptırımları tekrar devreye sokarak İran aleyhindeki yersiz ve hatalı girişimi bölgedeki gerginliği arttırmasından başka bir işe yaramadığını defalarca bildirmişlerdir. Avrupalılara göre ,özellikle Amerika'nın İran aleyhindeki ikinci etap yaptırımları, bu ülkenin zorba siyasetler sergilediği ve Washington'un uluslararası mali ve ticari konumunu suiistimal ettiğini gösteriyor.
Avrupa Birliği Başkanı Donald Trusk, Amerika'nın kararlarını başka uluslararası kurumlar ve egemenlik hakkına sahip ülkelere dayatamayacağına vurgu yaparak Avrupa'nın başka ülkelerin yardımları ile Bercam Nükleer Anlaşmasını koruyacağını bildirdi.
Amerika'nın İran aleyhindeki ikinci etap yaptırımlarının başlamasından iki haftaya yakın bir zamanın geçmesine rağmen Avrupa'nın İran'la olan ekonomik ve özellikle de mali ve bankacılık alanındaki işbirliklerin devam etmesi yönündeki çabaları da katlanmıştır. Bilhassa Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Yukiya Amano'nun İran'ın Bercam Nükleer Anlaşmasındaki sorumluluklarına bağlı kalmasını açıklaması Avrupalıları daha da isteklendirmiştir.
Avrupa Birliğinin mali mekanizmasının uygulanması ile Avrupalılar İran karşısında üstlendikleri sorumlulukların yerine getirilmesinde ciddi bir adım atmış olacaktır. Bu yeni mali sistemde, Amerikalılar, SWİFT sistemi gibi küresel düzeyde mali işlemleri gözetleyemeyecektir. Başka bir deyişle bu yeni mali sistemde dolar artık olmayacaktır ve mali ödemeler Euro aracılığı ile yapılacaktır. Böylece Amerika'nın İran aleyhindeki yaptırımlardan etkilenen dolar da artık devre dışı bırakılacak. Avrupa yetkilileri bu sistemin oluşturulması ile İran'ın isteğini yerine getirerek İran'ın Bercam Nükleer Anlaşmasında kalmasını sağlamak istiyorlar.
Avrupa yetkililerinin tutumu ve Bercam Nükleer Anlaşmasının korunmasındaki ayak diremeleri bir taraftan da İran isteklerinin yerine getirilmesi Washington'u ciddi bir şekilde rahatsız etmiştir. Çünkü Amerikalılar İran'a yapılan yaptırımlar konusunda Avrupalıların işbirliği yapacaklarını ümit etmişlerdi.
Amerika Dışişleri Bakanı Mike Pompeo bu konu ile ilgili şöyle bir açıklama yapmıştır:" 4+1 grubunun İran'la olan ilişkilerin yürütülmesi için mali bir kanalın oluşturulması yönündeki çabaları beni üzmekle beraber kızdırıyor da.
Görünen o ki Washington'un bütün tehditleri ve sabotajlarına rağmen yaptırımların İran'ı şimdiye kadar etkilemediğini tam tersi İran'ın Avrupalı ortaklarının Bercam Nükleer Anlaşmasının korunmasındaki kararlılığını arttırdığını söylemek mümkün. Avrupa Birliğinin Bercam Nükleer Anlaşmasına desteğini sürdürmesi ve bu uluslararası anlaşmanın korunmasındaki harcanan çabaları, nükleer anlaşmanın meşruiyetini ve İran'ın güvenilir ve sorumluluk üstlenen bir ortak olduğunu açıkça gözler önüne sermektedir.