Pompeo'dan bir başka İranofobi gösterisi
-
Pompeo'dan bir başka İranofobi gösterisi
İranofobi planı çerçevesinde ABD dış işleri bakanı İran islam Cumhuriyetini batı asya bölgesinde kendi tabirleri ile teröre destek ve yıkıcı rol ifa ettiği yalanlarla suçladı.
Mike Pumpo Çarşamba günü ABD temsilciler meclisinin Dışişleri Komitesi'ne verdiği raporda İran kaynaklarının Irak, Yemen, Suriye ve ötesindeki savaşı genişletmek için kullanmaya devam edileceğini iddia etti. ABD dışişleri bakanı daha sonra Husilerin Suudi Arabistan topraklarını onlarca İran yapımı füze ile vurduğunu ve Suudilerin kendilerini bu füzelere karşı savunduklarını iddia etti.
ABD dışişleri bakanının bu tür İran karşıtı yaklaşımı yeni bir mesele değil ve sonu da olmayacaktır. Amerika'daki aşırılık yanlıları,batı asya’daki politikalarını ilerletmek için bölgedeki başarısızlıklarını haklı çıkarmak için her zaman İran İslam cumhuriyetini bahane ediyorlar. Batı asyanın stratejik bölgesinde İran islam cumhuriyetinin etkili ve olumlu rolü , ABD ve müttefiklerinin sömürge politikalarının başarısızlıkla sonuçlanmasına yol açmıştır. İran'ın Suriye ve Irak'ta terörle mücadeledeki kilit rolü, bu iki Arap ülkesinde IŞİD terör örgütünün varlığı ile birlikte Amerikan projesinin sonuca varmasını engelledi.
İran, Suriye ve Irak hükümetlerinin isteği üzerine bu iki ülkeye terörle mücadelede yardımcı oldu ve ortaklaşa işbirliklerinin, İŞID'in Suriye ve Irak'taki hilafet hayalini rüyaya çevirdi. İran’ın terörle mücadelede yapıcı rolü, Batı’nın, özellikle ABD’nin bu uğursuz olguya çifte yaklaşımını ortaya koydu. Bu yüzden İran karşıtı Amerikalı yetkililerin iddialarının kökenleri terörizm olgusuna çifte yaklaşımlarında aranmalıdır.
Çeşitli kaynaklara göre, ABD Irak'ta IŞİD'in oluşumunda ve daha sonra Suriye'de bu terörist grubun varlığında rol oynadı. Bu bağlamda, eski bir Amerikan askeri son zamanlarda açık bir mektupta ABD’nin Batı Asya'daki IŞİD terör örgütünün oluşturulmasına yardım ettiği gizli boyutlarını açıkladı.
Irak savaşında Amerika'nın eski askeri Vinset Emanuel kendi mektubunda şöyle yazıyor: Askeri bir güç olarak IŞİD'in kurulmasına katkıda bulundu ve Batı Asya'da ABD ordusu tarafından işlenen cinayetler IŞİD'in ortaya çıkmasına vesile oldu.
Irak savaşındaki Amerikan askerinin bu açıklamaları, ABD'nin terörle mücadelede iki yüzlülüğünün sadece bir örneğidir ve Amerika'nın terörle mücadelede dürüst olmadığını gösteren başka birçok belge ve kanıt mevcuttur. Bu bağlamda, Afganlı siyasi meseleler uzmanı Ahmed Mousavi Moballeğ ABD'nin terörle mücadelede dürüst olmadığını söylüyor. Uluslararası ilişkiler alanındaki ünlü profesör ve teorisyenlerden John Mearsheimer “ İran hiçbir bölge ülkesi için tehdit sayılmıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Terörizmle mücadelede ABD ikileminin bir başka örneği de dünyadaki terörün kaynağı olarak bilinen Suudi Arabistan'a verdiği destektir. Batı Asya bölgesinde teröre verdiği destekle yıkıcı bir role sahip olan Suudi rejimi ABD tarafından destekleniyor ve Yemen savaşında da Amerikanın destek şemsiyesi altında cinayetlerine devam ediyor.
Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Behram Kasimi'ye göre Suudi rejimi radikal düşüncenin kaynağı ve dünya çapında örgütlü terörizmin oluştuğu yerdir.
ABD’nin terörizmle mücadeledeki iki yüzlülüğü ve Suudi rejiminin Batı Asya bölgesindeki yıkıcı politikalarına ve Yemen savaşına verdiği destek, aynı zamanda İran karşıtı kuruntulu suçlama planı, Amerikan devlet adamlarının İran halkı ve hükümetine karşı olan düşmanlık ve kin derinliğini gösteriyor.