İran’a ilaç yaptırımı; UAD Amerika’dan açıklama istedi
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i127758-İran’a_ilaç_yaptırımı_uad_amerika’dan_açıklama_istedi
Uluslararası Adalet Divanı UAD, Amerika devletine bir mektup göndererek, İran İslam Cumhuriyeti’ne dayattığı yaptırımları kaldırmasını istediğini duyurdu.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Mart 31, 2019 15:24 Europe/Istanbul
  • İran’a ilaç yaptırımı; UAD Amerika’dan açıklama istedi
    İran’a ilaç yaptırımı; UAD Amerika’dan açıklama istedi

Uluslararası Adalet Divanı UAD, Amerika devletine bir mektup göndererek, İran İslam Cumhuriyeti’ne dayattığı yaptırımları kaldırmasını istediğini duyurdu.

İran İslam Cumhuriyeti’nin Uluslararası Adalet Divanı’ndaki temsilcisi Muhsin Muhibbi Cumartesi günü bir açıklama yaparak şöyle dedi: Bu Divan Cuma günü Amerika devletine bir mektup yazarak 16 Mayıs 2019 tarihine kadar Uluslararası Adalet Divanı’nın İran’a ilaç, gıda, havacılık teçhizatı ve hizmetleri alanlarında dayattığı yaptırımların kaldırılması yönündeki kararını uygulamak üzere hangi girişimlerde bulunduğu konusunda açıklama yapmasını istedi.

Uluslararası Adalet Divanı 3 Ekim 2018 tarihinde İran İslam Cumhuriyeti’nin Amerika devleti aleyhinde Dostluk ve iktisadi ilişkiler ve konsolosluk hukuku anlaşmasını ihlal ettiği gerekçesiyle açtığı davaya bakma yetkisi olduğu yönünde aldığı kararda Amerika’nın İran’a ilaç, gıda, havacılık teçhizatı ve hizmetleri alanlarında dayattığı yaptırımların kaldırılmasını  yönünde karar aldı.

Uluslararası Adalet Divanı’nın Amerika’ya yazdığı bu son mektup, Washington yönetiminin İran İslam Cumhuriyeti’ne dayattığı yaptırımların ilaç ve gıda maddelerini kapsamadığı yönündeki iddiasını çürütüyor. Aslında Amerika yönetiminin timsah göz yaşı ve İran milletini desteklediği iddiası insani yasaların ihlali ile açıkça ortaya çıkmış bulunuyor. Nitekim Amerika yönetimi Bercam nükleer anlaşmasından çekildikten sonra dayattığı yaptırımlarla doğrudan İran milletini hedef aldığı gözleniyor.

İlaç ve gıda maddeleri yaptırımı, kara, deniz ve hava yollarının insani ihtiyaçların karşılanmasını engellemek üzere kapatılması hiç bir uluslararası yasa ile bağdaşmayan bir harekettir. Amerika yönetiminin tutumu İran milleti ile düşmanlık güttüğünü ve her türlü yöntemle zorbalık yaparak hedeflerine ulaşmak istediğini ortaya koyuyor.

Amerikalı devlet adamlarının İran milletine açlık çektireceğiz, ifadeleri bu zümrenin şanlı İran milleti ile düşmanlığının doruk noktasını gözler önüne serdi. Ancak bu millet son kırk yılda tüm zorluklara karşın Amerika’ya karşı teslim olmadı ve şimdi de büyük bir onurla İslam inkılabının beşinci onyılını idrak etmeye başladı.

Gerçekte İran milleti ve İslami nizamın birlikteliği İran’dan güçlü ve muktedir bir devlet yaptı. İran milleti ve İslami nizam el ele vererek inkılabın tüm zorlu aşamalarını geride bıraktı ve şimdi de yaptırımları direnişi ve gönül birlikteliği ile geride bırakacaktır.

Aslında Amerika devletinin yaptırım silahına sarılması, büyük İran milleti karşısında acizliğini gösteren bir durumdur. Amerika şom hedeflerine ulaşmak için insan haklarını çiğnemekten asla çekinmiyor ve eğer başarısız olursa hatta direnişçi milletlere ilaç ve gıda maddeleri yaptırımı uyguluyor.

Bu şartlarda Amerika devleti aleyhinde dava açmak her ülkenin en doğal hakkıdır ve İran İslam Cumhuriyeti de Amerika devletinin Bercam nükleer anlaşmasından çekildikten sonra İran milletine yaptırım uyguladığı için Uluslararası Adalet Divanı’nda dava açmıştır. Bu Divan da Amerika devletinin İran milletine ilaç ve gıda maddeleri yaptırımlarının kaldırılmasına karar verdi.

Uluslararası Adalet Divanı, Amerika devletinin İran milletine dayattığı tek yanlı yaptırımların tamamen illegal olduğunu vurguladı. Ancak Amerika yönetiminin Uluslararası Adalet Divanı’nın kararını hiçe sayması uluslararası düzeyde sorumluluk getiren bir konudur ve hangi ülke bu yaptırımlarda Amerika’ya eşlik edecek olursa, suçlu Donald Trump yönetiminin suç ortağı olur.

İran’ın Lahey büyükelçisi Alirıza Cihangiri bu konuda yaptığı açıklamada, Uluslararası Adalet Divanı’nın kararı hem Amerika ve hem diğer tüm üye ülkelerce uygulanması gereken bir karar olduğunu, başka ülkeler İran milletine kısıtlama dayatmaktan sakınmaları gerektiğini vurguladı.