12 Ferverdin; İran milletinin seçim meydanına ilk gerçek katılımı
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i127760-12_ferverdin_İran_milletinin_seçim_meydanına_ilk_gerçek_katılımı
İran İslam Cumhuriyeti nizamı İran milletinin isteği ve oylarının sonucudur ve en büyük onuru da kuruluş gününün ta ilk gününden halkın istek ve oylarına saygı göstermesidir.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Mart 31, 2019 17:36 Europe/Istanbul
  • 12 Ferverdin; İran milletinin seçim meydanına ilk gerçek katılımı

İran İslam Cumhuriyeti nizamı İran milletinin isteği ve oylarının sonucudur ve en büyük onuru da kuruluş gününün ta ilk gününden halkın istek ve oylarına saygı göstermesidir.

İran’da Nisan 1979 tarihinde düzenlenen büyük referandum, İslamî İran’da demokrasi cilvelerinden biridir. Bu referandum İran’da İslam inkılabı zafere kavuştuktan bir kaç ay sonra İran milletinin oylarına başvurarak gerçekleşti. İran İslam inkılabı zafere kavuştuktan iki aydan daha az bir süre sonra demokratik bir seçim gerçekleşmiş oldu.

 

Büyük İran milleti inkılaptan sonra düzenlenen referandumda %98.2’lik kahir oy çoğunluğu ile İslam Cumhuriyeti nizamını seçti. İran’da İslam Cumhuriyeti nizamının bu referandumla temeli atılması, halkın kendi kaderini belirleme sürecine gerçek katılımının başlangıcı oldu. Bu tarihi hareket İran milletine hakiki izzet, azamet ve istiklali armağan etti. O günden sonra İran’da hemen hemen her yıl bir seçim düzenlendi.

 

İran milletinin bu tarihi referanduma katılımı, toplumda medeni sorumluluk duygusunun gelişmesine vesile oldu. Nisan 1979’da denk gelen 12 Ferverdin günü bu açıdan İran milletinin ilk kez kendi kaderini kendi elleriyle belirlemesi bakımından bir ilk olarak tarihte kayda geçti. Öte yandan bu büyük hareket kalıcı bir bidate dönüştü ve gerçekte ta ilk günden esas temelin halkın oyları olduğunu ortaya koydu.

Bu büyük değişimin öncüsü ise İran milletini bu büyük tarihi harekete katılmaya davet eden ve o gün sandıkların başına gelerek büyük bir referandum çerçevesinde İslam Cumhuriyeti nizamına oy vermelerini isteyen İmam Humeyni -ks- idi.

 

İran İslam Cumhuriyeti nizamının büyük kurucusu İmam Humeyni -ks- 12 Ferverdin referandumundan önce yayımladığı mesajında iki önemli noktayı, birincisi halkın bu referanduma çok yönlü katılımının zarureti ve ikincisi de bu seçimde herkesin istediği siyasi nizamı seçmekte serbest olduğu noktalarını vurguladı.

 

İmam Humeyni -ks- tarihi mesajında şu ifadelere yer verdi:

Bu referandum milletimizin kaderini belirleyecek. Bu referandum ya sizi özgürlük ve bağımsızlığa götürecek, ya da eskisi gibi baskı ve başkasına bağımlı olmaya. Bu referandum herkesin katılması gereken bir konudur. Siz istediğiniz her düzeni seçebilirsiniz. Sizin hakkınız vardır ve oy pusulasına demokratik cumhuriyet, saltanat rejimi ya da istediğiniz her şeyi yazabilirsiniz. Siz bu konuda özgürsünüz.

 

Gerçi İran milleti düzenledikleri yürüyüşlerde İslam devletini istediklerini ilan etmişti, ancak İmam Humeyni -ks- bu referandumun düzenlenme zaruretine vurgu yaparak, İslam Cumhuriyeti nizamına sarsılmaz bir şan ve itibar kazandırdı ve bu seçim halkın oyları ile gerçekleşti. Bu yüzden da bu referandum bir çok siyaset uzmanı ve teorisyeni tarafından siyasi, sosyal ve iktisadi bakımdan ilgi odağına yerleşti.

 

Gerçekte bu referandumun düzenlenmesi bütün dünyaya İslam inkılabı milletin oylarına dayandığını ve hiç bir şeyi tek yanlı yapmak istemediğini gösterdi. Bu açıdan bu referandumun düzenlenmesi dünya inkılap tarihinde istisna bir hadise oldu. İslam Cumhuriyeti nizamının kurulması için referandum düzenlenmesi, İslam inkılabı halkın kendi kaderine hakim olma hakkına saygı gösterdiğini ortaya koydu. Bu değişim İran İslam inkılabı tarihinin en büyük başarılarından biri sayılıyor. Bu referandum halkın hükümetin şekillenmesinde siyasi katılımını en iyi şekilde ortaya koydu.

Bu açıdan bakıldığında, 12 Ferverdin referandumunun başarılı bir şekilde gerçekleşmesi, bu referandumun sadece basit bir seçim olmadığını ve bunun yanında halkın hükümet işlerine katılım ruhunu da geliştirdiğini ortaya koydu. İran anayasasının altınca maddesinde ve bu yasanın genel yapısında İran milletinin hükümetin yönetiminde özel rolü bulunduğu vurgulanıyor. Bu değişim İran’ın yeni siyasi tarihinin şekillenmesi ve nizamın siyasi kaderinin belirlenmesinde halkın önemli rolü ifa ettiğini gösterdi.

 

İmam Humeyni -ks- 12 Ferverdin referandumundan sonra bir mesaj yayımlayarak şöyle buyurdu: 12 Ferverdin günü Allah’ın iktidarının ilk günüdür ve bizim en büyük milli ve dini bayramımızdır ve bizim milletimiz bu büyük günü bayram olarak kutlaması ve canlı tutması gerekir. bugün tağut iktidarının 2500 yıllık sarayının çatısı çöktüğü ve şeytani sulta ebediyen sona erdiği ve mustazafların iktidarı yerine geçtiği gündür.

Bu referandumdan sonra da İran milleti her seçime coşkulu bir şekilde katılarak bir İranlı olarak hakkına önem verdiğini ortaya koydu.

 

Siyaset meseleleri uzmanı Abbas Nikuye 12 Ferverdin referandumu İslam inkılabının zaferinden sonra İran’da ilk seçim olduğuna işaret ederek, halkın bu referanduma yüksek düzeyde katılımı bu milletin seçim bilincini yansıttığını ve böylece inkılap karşıtlarının en ufak şüphe yaratmalarının yolunu kapattığını belirtti. Nikuye İslam Cumhuriyeti nizamı halkın ve İmam Humeyni’nin -ks- isteği olduğunu belirterek cesur İran milleti açık görüşü ile dini yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve kendisi ve toplumu için İslamî hükümeti tercih ettiğini vurguladı.

 

Siyaset meseleleri teorisyenlerine göre bir milletin gerçek iktidarı milli dayanışmasına bağlıdır ve bu da tüm kültürel, dini ve etnik farklılıklara rağmen seçim sahnelerinde tecelli eder ve bir milletin nasıl bir bütün olarak ülkelerinin kaderine karşı sorumluluk hissettiklerini ve yasalara göre çoğunluğun oylarına saygı duyduklarını ortaya koyar.

 

Bu çerçevede İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei 19 Mayıs 2017 seçimleri dolaysıyla yayımladığı mesajında şu vurguyu yaptı:

Halkın seçimlere coşkulu katılımı ve oy kullanmak için sandıkların önünde uzun kuyruklar oluşturmaları nizamın İslamî demokrasi temellerinin güçlü olduğunun açık işaretiydi ve İran’ı ve İranlıları amel meydanında onurlandırdı ve yüzü ak çıkardı.

Buna göre İran İslam inkılabı ve İslam Cumhuriyeti nizamının kuruluşunun en önemli ve en büyük getirisi, halkın hakimiyeti yani cumhuriyetle, siyasi atamanın ilahi hakimiyeti yani İslamiyet birbiriyle uyumlu olduğunu ve bir arada olabileceklerini ortaya koymasıydı.

 

Siyaset meseleleri uzman Dr. Hanizade bu konuda şu değerlendirmede bulunuyor:

Kuşkusuz İran İslam Cumhuriyeti İslam inkılabı zafere kavuştuğu ta ilk günden itibaren halkın oylarına fevkalade önem vermiş ve vermektedir. Zira İran İslam Cumhuriyeti anayasası halkın nizamda gücün gerçek sahipleri telakki ediyor ve hiç kimsenin bu hakkı halkın elinden almaya yetkisi bulunmuyor.

 

Beyrut’ta yayımlanan El ahbar gazetesi genel yayın yönetmeni Ömer Naşabi de İran’da seçimlerin kurumsal hale geldiğini belirterek şöyle diyor: her ülkede demokrasinin varlığının gereği halkın o ülkenin yetkililerini ve yöneticilerini belirlemekte aktif rol ifa etmeleridir ve bu konu İran’da en iyi biçimde göze çarpmaktadır. İran milleti 12 Ferverdin tarihinde tüm dünyaya neşeli ve umutlu ve güç ve değerli saiklerle seçimlere katıldığını ve büyük bir hamaset yaratarak nizamın gücünü ve kendisinin yumuşak gücünü tüm dünyaya göstermeyi başardı.012