Doğa günü
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i127819-doğa_günü
Bugün, İran takvimine göre ilkbaharın 13. günü. ilkbaharın ilk ayı olan Ferverdin ayının 13. günü İran’da Doğa günü olarak biliniyor. 
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Nisan 02, 2019 05:31 Europe/Istanbul
  • Doğa günü

Bugün, İran takvimine göre ilkbaharın 13. günü. ilkbaharın ilk ayı olan Ferverdin ayının 13. günü İran’da Doğa günü olarak biliniyor. 

Dünyada tüm toplumların en önemli kültürel özelliklerinden biri, dini ve milli şenlikler ve bayramlar düzenlemeleridir. Bu tür şenlikler ve etkinlikler ta eski çağlardan bu yana her yıl belli günlerde ve topluca düzenlenir.

Milli bayramlar ve şenliklerin düzenlenmesi her millette insanların birlik ve beraberliği ve vahdeti için önemli etkenlerden biridir. İran milleti arasında da birçok milli ve dini bayram ve şenlik düzenlenir.

İran’da kültürel bir gelenek haline gelen bu etkinliklerden biri, Nevruz bayramının 13. gününde düzenlenen etkinliktir. Bugün İran takviminde Doğa günü olarak bilinir.

 

İran halkı ilkbaharın 13. gününde ve bir başka ifade ile Nevruz bayramının 13. ve son gününde doğanın kucağına sığınır ve bu güzel günü doğada piknik yaparak kutlar. Bugün düzenlenen bu etkinlikle birlikte Nevruz bayramı kutlamaları da son bulur.

İran halkı ilkbahar mevsiminin ilk ayı olan Ferverdin ayının 13. gününü doğada geçirerek bir nevi Nevruz bayramı ile vedalaşır ve ertesi gün büyük bir moralle normal yaşamına devam eder.

 

Günümüzde İran milleti tarafından kutlanan Doğa günü etkinliğinin kökleri İran halkının eski inançlarına ve geleneklerine dayanır. Bu etkinlik için çeşitli gerekçelerden söz edilir. Bazıları bu günü talihli gün olarak yorumlarken, bazıları da talihsiz gün olarak kabul ediyor ve bu yüzden doğaya sığınarak bu talihsizlikten korunmak gerektiğine inanıyor.

İranlı büyük bilgin Ebu Reyhan Biruni, El Bakiye adlı kitabında eski İranlıların geleneklerinden söz ederken Ferverdin ayının 13. gününden de söz ederek şöyle yazıyor: Eski İranlılar ayın her gününe bir ad verirdi ve her ayın 13. gününe “Tir Ruz” denirdi. Tir ise saygın bir melek, büyük, nurani ve talihli bir yıldızın adıdır.

 

Ebu Reyhan Biruni’nin anlattığına göre Tir Ruz, yani her ayın 13. günü İranlılar için mübarek ve talihli bir gündür. Yine İranlıların mitolojik kahramanlarından biri olan Areş adındaki mitolojik kahramanla ilgili bir öyküde Areş’in Tir ayının Tir Ruz gününde İran ve Turan arasındaki sınırı belirlemek üzere bir ok atıyor. Dolaysıyla İran kültüründe 13 sayısının uğurlu bir sayı olduğu anlaşılıyor.

 

İranlı tarihçi Dr. Zerrinkub, Doğa günü Nevruz etkinliklerini tamamlayan bir gün olduğunu belirterek şöyle yazıyor:

Yılın ilk 12 günü yılın tüm 12 ayını temsil ediyor ve bayram günleri olduklarından, yaratılışın başladığı günlerin sırrı sayılıyor ve gerçekte 13. gün de insanlar o günde eğlenerek girdikleri yeni yılın tüm 12 ayını sağlıklı ve huzurlu geçmeyi ve bir sonraki yılın Ferverdin ayının 13. gününe ulaşmayı umuyor.

 

Doğa günü kutlamalarının sebebi her ne olursa olsun, dünya genelinde yaşanan tüm İranlılar tarafından büyük bir coşku ile kutlanan bir gündür. İran halkı o gün dünyanın neresinde olursa olsun, doğanın kucağına sığınır ve ailesi ile birlikte hoş anları yaşamaya ve günü en güzel biçimde geride bırakmaya ve bu tarihî geleneği yaşatmaya çalışır.

 

İran halkı yeni yıla girmeden önce büyük bir telaşa kapılır ve evlerine ve işyerlerine temizlik yaparak yeni yılı ve Nevruz bayramını karşılamaya hazırlanır. Yeni yıla girdikten sonra ise halk arasında tatlı bir huzur hakim olur. Fakat 13 Ferverdin gününe yaklaşınca halk arasında yeniden bir telaş ve heyecan başlar ve herkes Doğa gününü kutlamaya hazırlanır.

13 Ferverdin günü düzenlenen bu milli şenlik doğa ile doğrudan bağlantılı ve doğa ile iç içe kutlandığından ona Doğa günü adı verilmiştir.

 

 

İran toprakları çeşitli iklimleri bir arada barındıran ve belki de dört mevsimin aynı anda yaşandığı seyrek topraklardan biridir. İran’ın kuzeyi ve güneyinde bulunan uzun sahiller, kuzeyde Gilan ve Mazandaran ve Gülistan eyaletlerinde ve Alborz sıradağlarının kuzey eteğinde gür ormanlar, merkezi yörelerde çöl ve step iklimi, her biri başlı başına doğa harikası birer hazinedir ve Doğa günü da aslında doğanın güzelliklerinden yararlanmak ve yüce Allah’ın nimetlerine şükretmek için bir bahane sayılır.

 

 

Öte yandan Doğa günü kutlamaları ve etkinlikleri de diğer tüm şenliklerde ve kutlamalarda olduğu gibi kendine özel merasimleri söz konusudur ve bu merasimler bu etkinliği başka etkinliklerden farklı kılmıştır.

13 Ferverdin gününde sabahın ilk saatlerinden itibaren aileler dostları ve akrabaları ile birlikte ve Nevruz bayramından geriye kalan tatlıları ve çerezleri ve yaptıkları özel yemekleri yanına alarak doğaya doğru yola çıkar. İran halkı bu özel gün için özel bir çorba da yapar. Yine marul ve bir nevi sirke de bu özel günün olmazsa olmaz yiyeceklerinden sayılır. Doğaya çıkan aileler gruplar halinde nerede bir yeşil alan varsa orada piknik yapmaya başlar ve çocuklar çeşitli oyunları oynarken, büyükler de sohbet ederek ve yemekleri hazırlayarak gününü gün etmeye başlar.

İran’ın bazı yörelerinde bu özel gün için bazı yarışmalar düzenlenir ve böylece insanların hoşça vakit geçirmeleri sağlanır. Aslında tüm bu etkinliklerin amacı, insanları eğlendirmekten başka sosyal ilişkileri güçlendirmek ve dostlukları pekiştirmektir.

 

İran halkının değerli geleneklerinden biri olan Doğa günü etkinliği aynı zamanda içinde birçok sırrı da barındırır. Bu sırlar insanın alemlere ve doğayı yaratan Allah’a olan ilgisini yansıtır.

Doğa gününde İran halkının mutlaka yerine getirdiği geleneklerden biri, Nevruz bayramı için yeşerttiği yeşilliği akan bir suya atmaktır. Yeşertilen bu sebzeler İran halkının yeni yılı karşılamak için kurduğu Heftsin sofrasının bir parçasıdır ve buğday, arpa ve mercimek gibi tohumlardan yeşertilir ve insan yaşamı ile doğanın bütünleşmesini simgeler.

سبزه گره زدن در سیزده بدر

 

Eski İran halkı doğadan aldıkları her şeyi doğaya iade etmeleri ve böylece yeniden yaşam sirkülasyonunda yerini almasını sağlamaları gerektiğine inanırdı. Bu inanç aslında insanın topraktan yaratıldığı ve yeniden toprağa geri dönmesi gerektiği inancını temsil ediyordu. Eski İran halkının bu geleneği insanla doğanın bütünleşmesini simgeliyordu.

Buna göre de yeşertilen sebzenin yeniden doğaya iade edilmesi bir adettir. İran halkı sebzeye düğüm atarak suya bırakır ve bunu yaparken de bir dilekte bulunur ve düğüm açılana kadar da dileği gerçekleşeceğine inanır.

Böylece Nevruz bayramı ve Doğa günü doğanın kucağında ve sebzelerin akan suya bırakılması ile neşeli ve mutlu bir şekilde son bulur ve İran halkı mutlu olarak evlerine döner ve Nevruz tatilinden sonra yeni bir yıla güçlü ve moralli bir şekilde başlar.