Bolton’dan İran’a azami baskının sürdürülmesine vurgu
-
Bolton’dan İran’a azami baskının sürdürülmesine vurgu
Amerika Başkanı Donald Trump ister 2016 başkanlık seçim kampanyaları sırasında, ister Ocak 2017’de beyaz saraya girdikten sonra olsun, İran İslam Cumhuriyeti nizamını zayıflatmayı ve bu nizamı devirmeyi önemli bir hedef olarak benimsedi.
Amerika Başkanı Donald Trump İran ve 5+1 grubu arasında imzalanan Bercam nükleer anlaşmasından çekildiğini ve nükleer yaptırımları yeniden dayattığını ilan ederek İran İslam Cumhuriyeti ile iktisadi savaş başlattı. Trump böylece İran’ı yoksullaştırmak ve ülke genelinde huzursuzluk yaratmak istiyor.
Bu çerçevede ve İran milleti Nevruz bayramından bu yana sel felaketi ile uğraştığı bir sırada ABD milli güvenlik danışmanı John Bolton Pazartesi günü yaptığı açıklamada İran milletine azami baskıların devam etmesinden dem vurdu. Bolton İran milleti İslam Cumhuriyeti nizamına evet dediği günün yıldönümünde İran milletini tehdit ederek, sürekli İran milletinin taraftarı olduğunu iddia eden Donald Trump ve yönetiminin bu millete hiç önem vermediklerini ortaya koydu. Bolton attığı twittinde, Amerikanın Tahran yönetiminin kabul edilemez davranışını durduruncaya dek azami baskı uygulamaya devam edeceğini vurguladı.
Amerika Başkanı Donald Trump 8 Mayıs 2018’de illegal ve tek yanlı bir karar alarak Bercam nükleer anlaşmasından çekildi ve İran İslam Cumhuriyeti’ne yeniden nükleer yaptırımları Ağustos ve kasım 2018 tarihinde iki merhalede yeniden dayattı. Ancak bu yaptırımların doğrudan İran milletini özellikle sağlık ve ilaç ve gıda maddeleri alanında etkiledi.
Amerika Başkanı Trump yeni hş 1398 Nevruz bayramı dolaysıyla yayımladığı mesajında da İran milleti için timsah gözyaşı döktü, oysa gerçekte tarih boyunca en ağır ve en geniş kapsamlı yaptırımları İran milletine dayatarak kendince İran İslam Cumhuriyeti nizamını diz çöktürmeye çalıştı.
Bu arada Trump’ın yaptırımları İran’da çeşitli eyaletlerde yaşanan sel felaketi bu felaketten etkilenen vatandaşlara yardım ulaştırmayı da olumsuz yönde etkiledi. Oysa Uluslararası Adalet Divanı aldığı geçici kararında Amerika’dan İran milletine dayattığı ilaç, gıda ve uçak yedek parçaları ile ilgili yaptırımlarını derhal kaldırmasını istedi. Ancak Amerika yönetimi mahkemenin bu kararını hiçe sayarak uygulamadı.
İran Kızılay Cemiyeti Başkanı Ali Asger Peyvendi ise bu konuda şöyle diyor: Yaptırımlardan önce bazı uluslararası yardımlardan yararlanabiliyorduk, fakat şimdi kurumun hesaplarına yaptırım uygulandığı için başka ülkelerin mali yardımlarını alamıyoruz, ayrıca Uluslararası Kızılhaç Federasyonu da İran’da felaket sırasında yardımda bulunamıyor.
ABD milli güvenlik danışmanı John Boltonun twitter hesabında ileri sürdüğü bir başka konu, İran’ın bölgede tehdit politikaları iddiasıydı. Bolton, İranın bölgede çatışma ve istikrarsızlık yaratarak nüfuzunu geliştirmeye çalıştığını ve uygulamaları ile komşularını tehdit ettiğini ileri sürdü. Oysa gerçekte Trump yönetiminin bölgeye yönelik 2017 milli güvenlik stratejisi belgesinde bölgede ittifaklar kurarak İran İslam Cumhuriyeti’ni hedef almakla beraber Batı Asya bölgesini kendi politikaları doğrultusunda yeniden yapılandırmayı amaçlıyor. Trump yönetiminin ayrıca İran tehdidi yaftası ve İran’ı teröre destek vermek suçlaması ile başta Irak ve Suriye olmak üzere, bölgedeki askeri varlığını haklı göstermeye çalışıyor.
Aslında Amerika devletinin İran İslam Cumhuriyeti’ne dayattığı illegal yaptırımlarının en temel sebeplerinden biri İran’ı mali kaynaklardan mahrum bırakmaktır. Oysa İran’ın bölgesel gücü ve jeo politika önemi ve yine İran milletinin İslami nizamı desteklemesi itibarı ile İran’ın bölgesel nüfuzunu engellemek hem mantıksız bir hedef ve hem imkansız bir konudur.
Amerikanın propaganda savaşı ve iktisadi baskıları ile İran İslam Cumhuriyeti’ni teslim almaya çalışıyor. Ancak Trump’ın bu tutumu İran milletini şimdiye kadar asla tanımadığını gösteriyor. İran milletinin son kırk yılda dış baskılar arttıkça dayanışması daha da güçlenen bir millettir ve asla ecnebilere boyun eğmeyeceği de kesindir.