Devrim muhafızlarının fedakârlığı, Avrupa güvenliğinin yararına
-
Devrim muhafızlarının fedakârlığı, Avrupa güvenliğinin yararına
İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri bakanı yaptığı konuşmada, " Eğer İslam inkılabı muhafızlar ordusu Irak ve Suriye'nin cesur halkı yanında savaşmasaydı, IŞİD iki Arap başkentini alır ve teröristlerden bir orduya Avrupa'nın kapılarına dayanırdı" vurgusunu yaptı.
Muhammed Cevad Zarif çarşamba akşamı, Amerika başkanı Donald Trump ve Hillary Clinton arasında 2016 başkanlık seçimleri sırasındaki münazara videosunu yayınlayarak Twitter'den paylaştığı mesajda " Donald Trump bu videoda İran'ın Suriye'de IŞİD'ı yok etmekte olduğunu açıkça belirttiğini" yazdı.
Amerika başkanı Donald Trump'ın İslam inkılabı muhafızlar ordusunu terörist ilan etme girişimi bu halkçı gücün bölge denklemlerindeki etkinliğini gösteriyor; üstelik bu halkçı güç günümüzde Suriye ve Irak'ta da halkçı ordu çerçevesinde kendini göstermektedir. İslam inkılabı muhafızlar ordusunun Suriye ve Irak'taki etkin varlıkları söz konusu iki Arap yönetiminin isteği ile gerçekleşmesi, IŞİD terör grubu ve destekçilerinin hilafet oluşturma rüyalarının gerçekleşmesini engelledi.
Irak ve Suriye'de İslam inkılabı muhafızlar ordusu mahiyeti ile direniş kültürü halk arasında kök saldı ve günümüzde her iki ülkede halkçı güçler terörist IŞİD grubunun kalıntıları ile mücadelelerini sürdürürken Suriye ve Irak için güven verici ortamın oluşmasını garantiliyor.
Bir zamanlar Suriye ve Irak dünyanın 80 ülkesinden teröristlerin buluşma yeri olmuştu, bu arada IŞİD'ın Avrupalı unsurları çok kolay bu iki ülkeye ulaşabiliyorlardı.
IŞİD'ın Avrupalı unsurlarının modern terör saldırı yöntemleri ile tanışarak eğitilmesi, Avrupa hükümetlerinin uykularını kaçırıyordu. Fakat ne zaman ki Suriye ve Irak'ta IŞİD teröristleri Devrim muhafızları ordusunun etkin rolü ile yenilgiye uğradılar, Avrupalılar rahat bir nefes alabildi.
IŞİD'in Suriye ve Irak'ta yenilmesi söz konusu terörist grubun kendi coğrafi hükümranlığının sınırlarını Avrupa kapılarına dayandırma hayallerinin gerçekleşmesini engelledi.
Hiç şüphesiz İran'ın teröristler ile mücadeledeki etkin rolü, IŞİD terörizminin güvensizlik gölgesini Avrupa'nın başkentlerinden uzaklaştırdı, bu yüzden Trump yönetiminin Devrim muhafızlarına karşı aldığı tek yanlı kararı, dünya tarafından onaylanmıyor.
Terörist IŞİD grubunun Batı Asya bölgesinde oluşmasını sağlayan Amerika bu yolda Devrim muhafızları ekseninde olan direniş karşısında yenilgiye uğruyor; bu yüzden Trump yönetiminin bu halkçı kurum karşısındaki hasmane tutumunu Bu bağlamda değerlendirmek gerekiyor.
Çin Global Times Gazetesi Çarşamba günkü sayısında Devrim muhafızlarına karşı Amerika yönetiminin kararına tepki olarak, " Batı Asya Bölgesi'nin Amerika'nın hırslarının mezarlığı olduğunu ve bu ülkenin güç gösteri yapmak için yanlış bir mekanı seçtiğini" yazdı. Söz konusu Çin gazetesi şöyle devam etti: Amerika " terörizm" terimini suiistimal ederek sevmediği ülkeleri zayıf düşürmeye çalışıyor.
Batı Asya bölgesindeki tarihi olayların gelişmesi Amerika'nın her zaman bu bölgede başarısız olduğunu ve bu yüzden Amerika'nın acziyetini örtbas etmek için bölgeyi krize doğru sürüklediğini gösteriyor.
Bu bağlamda Harvard Üniversitesi Uluslararası İlişkiler hocası Stephen Walt, Amerika'nın diğer ülkelerdeki varlığının her zaman aşırıcılığın baş göstermesi ve kaos ile birlikte olduğunu belirtiyor. Walt, Amerika ayak izlerinin görüldüğü her yerde şiddet, aşırıcılık ve modern diktatörlüğün baş gösterdiğini vurguluyor.
Tabii ki Amerika'nın bu siyaseti dünyanın güvenliği için ciddi bir tehlikedir, nitekim terörist IŞİD grubu Suriye ve Irak'ta kol gezdirirken bu tehlike Avrupa ülkeleri için açıkça görülüyordu. Fakat günümüzde IŞİD'in yenilgiye uğraması sayesinde Avrupa kendi güvenliğini, terörizmin çeşitli şekilleri ile İran gibi ülkelerin gerçek mücadelesine borçludur./