Avrupa'nın Trump yönetiminin İran karşıtı kararına pasif tepkisi
-
Maja Kocijancic
Tahran'a baskıyı tırmandırmak amacını güden Amerika Başkanı Donald Trump yönetiminin İran'ın petrol müşterileri için muafiyeti uzatmama kararına Avrupalıların tepkisi atıl oldu.
Avrupa Birliği, Amerika'nin İran'a karşı yeni girişiminden dolayı sadece esef duyduğunu söylemekle yetindi.
AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini'nin Sözcüsü Maja Kocijancic bu bağlamda gazetecilere yaptığı açıklamada, Brüksel'in Washington'un İran'dan petrol alımına ilişkin muafiyetleri uzatmama kararından üzgün olduğunu çünkü bu girişimin nükleer anlaşmanın uygulanmasını daha da zayıflatacağını belirtti.
Avrupa Birliği, Nükleer Anlaşma ve BM Güvenlik Konseyi'nin 2231 sayılı kararnamesine aykırı olan Amerika'nın tek taraflı girişimini kınamak yerine sadece Washington kararından üzüntü duyduğunu söylemekle yetindi.
İngiltere Dışişleri Bakanlığı da salı akşamı yaptığı açıklamada, Amerika'nın İran'ın petrol müşterileri için muafiyeti uzatmama kararından esef duyduğunu dile getirdi. Londra ayrıca nükleer anlaşmanın korunmasına vurgu yaparak, İngiltere'nin bu uluslararası anlaşmaya bağlı olduğunu kaydetti.
Avrupalılar daha önce de Amerika'nın nükleer anlaşmadan çekildiği Mayıs 2018'de de Washington'a baskı yapmak için pratik girişimlerde bulunmak yerine sırf bu girişimi kınamakla yetinmişlerdi.
Gelinen noktada Trump yönetimi daha da ileri giderek, kendince Washington'un yasadışı isteklerini dayatmak için İran'a yoğun baskı yapıyor.
Ancak AB ve Almanya, Fransa ve İngiltere'den oluşan Avrupa Troykası nükleer anlaşmayı Avrupa'nın çıkarları doğrultusunda desteklemiş bulunuyorlar. Avrupa, nükleer anlaşmayı İran'ın nükleer meselesini çözebilen çok taraflı bir anlaşma niteleyerek, bu anlaşmanın diğer uluslararası münakaşaların çözümü için bir model olarak kullanılabileceğini belirtiyorlar.
Bu nedenle AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Sözcüsü, AB'nin nükleer anlaşmaya bağlılığını sürdüreceğini çünkü bu anlaşmanın Güvenlik Konseyi'nde oybirliğiyle onaylandığını ve dünya ve bölge güvenliği için hayati öneme sahip olduğunu kaydetti.
4+1 grubunun diğer üyesi olan Rusya ise ancak Washington'un İran aleyhindeki kararına karşı kararlı yaklaşım sergilemiştir.
Moskova'ya göre, Trump'ın Tahran'a yönelik yeni girişimi, Washington'un İran'a yönelik eskiden beri devam eden politikası çerçevesinde alınan bir karardır.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zahrova, Amerika'nın İran'ın petrol müşterileri için muafiyeti uzatmama kararının ardından yaptığı açıklamada, Washington yönetiminin eskiden beri izlediği siyaseti çerçevesinde İranlılara baskı uyguladığını vurguladı.
Moskova açısından, Amerika'nın İran'a yönelik petrol yaptırımı, Tahran'a karşı çok yönlü girişimlerinin sadece bir parçasını teşkil ediyor ve Devrim Muhafızları'nın terör listesine alınması Amerika'nın İran aleyhindeki kapsamlı planının diğer bir parçasını oluşturuyor.
Ruslar, Amerika'nın her daim İran aleyhinde bahane peşinde olduğunu, bu nedenle İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın defalarca tasdik ettiği gibi nükleer anlaşmaya tam bağlı kalmış olmasına rağmen Washington, Tahran'a karşı saldırgan tavır takındığına inanıyorlar.
Moskova'nın Trump yönetiminin İran karşıtı yaklaşımının niteliği ile ilgili tutumu, gerçeklerle birebir örtüşüyor.
Nitekim, Amerika Dışişleri Bakanı Mike Pompeo pazartesi günü İran'ın petrol müşterileri için petrol muafiyetlerini kaldırma kararını ilan etmesinin ardından açık şekilde Tahran'dan 2018 yılında ileri sürdüğü 12 şartını kabul etmesini istedi. Ancak İran sarih ve kesin biçimde bu şartları reddetmiştir./