Avrupa'nın taviz vermeden nükleer anlaşmanın korunması beklentisi
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i129474-avrupa'nın_taviz_vermeden_nükleer_anlaşmanın_korunması_beklentisi
Amerika’nın mayıs 2018'de nükleer anlaşmadan çekilmesinden sonra Avrupalı ülkeler ve AB'nin, Amerika tarafın yeniden uygulanan yaptırımların etkisini azaltmak için kendi yükümlülüklerini yerine getirmeleri için pratikte geçtiğimiz bir senede bazı sembolik girişimler ve birçok vaatlerinin dışında hiç bir şey yapmadılar.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Mayıs 09, 2019 12:05 Europe/Istanbul
  • Avrupa'nın taviz vermeden nükleer anlaşmanın korunması beklentisi

Amerika’nın mayıs 2018'de nükleer anlaşmadan çekilmesinden sonra Avrupalı ülkeler ve AB'nin, Amerika tarafın yeniden uygulanan yaptırımların etkisini azaltmak için kendi yükümlülüklerini yerine getirmeleri için pratikte geçtiğimiz bir senede bazı sembolik girişimler ve birçok vaatlerinin dışında hiç bir şey yapmadılar.

Amerika’nın nükleer anlaşma karşıtı girişimleri ve de Avrupa'nın atıl tutumuna karşı İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi 8 mayıs 2019'da Tahran'ın nükleer anlaşmanın bazı maddelerinin uygulanması askıya alacağını duyurdu.
Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de, Amerika’nın nükleer anlaşmadan çekilmesi ve yaptırımları geri getirmesine karşılık olarak, zenginleştirilmiş uranyum ve ağır su satışını 60 günlüğüne durdurduğunu duyarak, Avrupalıların bu süreci telafi etmeleri halinde İran'ın da bugünkü şartlara geri döneceğini, ancak 60 günlük sürenin sonunda bir sonuca varmamaları halinde iki girişimde daha bulunacaklarını vurguladı.
İran'ın attığı bu adımlar, Avrupa'nın derhal tepkisine yol açtı.
Fransa Savunma Bakanı Florence Parly, İran'ın misilleme girişimine tepki olarak, Paris'in nükleer anlaşmanın korunmasını istediğini belirtti. İran'ın nükleer anlaşmadan çekilmesinden daha kötü bir şeyin olmadığını ifade eden Fransa Savunma Bakanı, Tahran'ın nükleer anlaşmadan çekilme niyetinde olması halinde Avrupa yaptırımlarının yeniden uygulanabileceğini kaydetti.
Parly, Avrupa'nın nükleer anlaşmanın korunmasını istediğini savunarak, Fransa, İngiltere ve Almanya olmak üzere bu anlaşmayı imzalayan 3 Avrupalı ülke olarak, anlaşmanın yaşatılması ve Amerika’nın ağır yaptırımlarına rağmen İran ekonomisine yardım için elinden geleni yapacağını söyledi.
Fransız yetkilinin bu iddiasına rağmen, Avrupa geçen bir senede sadece İran'a vaatlerde bulunmuş ve İran ile ticaret için INSTEX olarak bilinen özel mali mekanizma gibi bazı tedbirlerini hala hayata geçirmiş değil. 
Avrupalılar, İran'dan Amerika’nın nükleer anlaşmadan çekilmesine rağmen vaatlerinin yerine getirme ümidiyle İran'ın nükleer anlaşmaya bağlı kalmasını defalarca istediler. Ancak Tahran pratik olarak Amerika’nın yaptırımlarının ağırlaştırılarak uygulanmasına tanıklık ediyor. 
En son olarak da Amerika, İran'ın demir çelik, bakır ve Alüminyum sanayisine yönelik yaptırım kararı aldı ve İran petrol ihracatına yönelik muafiyetini iptal etti. Amerika ayrıca İran'ın nükleer anlaşma çerçevesinde yaptığı bazı nükleer faaliyetlerini yaptırım kapsamına aldı.
Kuşkusuz mevcut sürenin devam etmesi, İran'ın ulusal güvenliği ve çıkarları doğrultusunda değil. Bu nedenle Tahran da bazı nükleer yükümlülüklerini iptal etti. Buna rağmen İran, nükleer anlaşmadan çekilme niyetinde değil fakat nükleer anlaşmanın 26 ve 36. maddeleri çerçevesinde bazı yükümlülüklerini askıya aldı.
İran İslam cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif'in belirttiğine göre; “bizim girişimimiz, nükleer anlaşma ve 2231 sayılı kararnameyi ihlal eden Amerika’nın girişiminin aksine nükleer anlaşma çerçevesindedir. İran geçen bir senede Amerika’nın nükleer anlaşmayı yok etme çabaları karşısında stratejik sabrını göstererek, her daim uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmeye çalışmıştır.”
Şimdi artık top 4+1 ve özellikle Avrupalı üyelerinin sahasındadır. Eğer gerçekten kendi çıkarları adına nükleer anlaşmanın korunmasını istiyorlarsa, İran'a yönelik sözleri ve yükümlülüklerini yerine getirmeliler. İran dünyaya kendi yükümlülüklerini yerine getirdiğini kanıtlamıştır. Artık bugün sıra dünyaya gelmiştir. Karşı taraf da İran'a yönelik yükümlülüklerini yerine getirmeli. 
Avrupalılar, oyalama ve savsaklama politikasına devam ederse, muhakkak İran İslam Cumhuriyeti'nin bir sonraki kati girişimleriyle karşı karşıya kalacak./