Trump’ın İran’a Karşı Tavır Değiştirmesi
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i130461-trump’ın_İran’a_karşı_tavır_değiştirmesi
Amerika Başkanı Donald Trump ister başkanlık seçim kampanyaları sırasında ister Ocak 2017’de Beyaz Saray’da başkanlık koltuğuna oturmasından sonra, İran İslam Cumhuriyeti yönetimini zayıflatmak ve devirmek siyasetini izlemektedir.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Mayıs 28, 2019 01:23 Europe/Istanbul
  • Trump’ın İran’a Karşı Tavır Değiştirmesi

Amerika Başkanı Donald Trump ister başkanlık seçim kampanyaları sırasında ister Ocak 2017’de Beyaz Saray’da başkanlık koltuğuna oturmasından sonra, İran İslam Cumhuriyeti yönetimini zayıflatmak ve devirmek siyasetini izlemektedir.

Trump Amerika’yı Bercam Nükleer Anlaşmasından çekip tekrar yeni yaptırımlar uygulamakla, İran İslam Cumhuriyeti’ne maksimum baskı siyaseti çerçevesinde ekonomik bir savaşa girişmiştir. Bu savaş son haftalarda ise İran’ın, Amerika ve bölgesel ortaklarının askeri güçlerine karşı tehdit oluşturması bahaneleri üzerine yeni bir askeri aşamaya girmiştir.
Hâlbuki Trump Japonya’ya yaptığı ziyarette Japonya Başbakanı Şinzo Abe ile görüşmesi ardından, Abe’nin Washington ve Tahran arasında arabuluculuk yapmasını isteyerek Amerika’nın İran’da yönetimi değiştirmek peşinde olmadığını, üstelik İran ile müzakerelerin geleceği hakkında iyimser olduğunu da iddia etti.
Trump,” Sanırım anlaşacağız. İran’ın yüksek bir ekonomik potansiyele sahip olduğunu düşünüyorum. İran’da yönetimi değiştirmek peşinde değiliz. Sadece onların nükleer silaha sahip olmamasını istiyoruz.” Dedi.
Trump İran İslam Cumhuriyeti’nin nükleer silah peşinde olduğunu hala öne sürerken, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun İran İslam Cumhuriyeti’nin Bercam Nükleer Anlaşması çerçevesindeki taahhütlerine dair 14 raporu, bu taahhütlerin hepsinin yerinde getirildiğini ve İran’ın barışçıl nükleer faaliyetlerin dışına çıkmadığını, nükleer silah peşinde olmadığını açıkça gösteriyor.
İran’da yönetimin değiştirilmesi ile ilgili de, Trump daha önce İran İslam Cumhuriyeti nizamının devrilmesi ve değişmesini ısrarla söyleyen Amerika Ulusal Güvenlik Danışması John Bolton gibi radikal siyasetçilere fırsat tanıyarak, kendi kötü niyetini defalarca belli etmiştir. Aslında Trump hükümeti tam da İran İslam Cumhuriyeti’ni teslime zorlamak ve ya devirmeye çalışıyor ve bundan başka bir hedef de gütmemektedir.
Buna rağmen Washington’un İran’a maksimum baskı siyaseti çerçevesindeki hedeflerine varamaması, İran’ın askeri tehdit propagandasının sonuçsuz kalması ve yaptırımların etkisinin azalması, Trump’ın tavrında açık bir değişikliğe gitmesine, İran ile müzakere yapmak istemesine ve hatta Amerika ve İran İslam Cumhuriyeti arasında arabuluculuk yapmak üzere Japonya Başbakanı Abe’yi Tahran’a gönderebileceğine yol açmıştır.
Nitekim Japon Yomiuri Haber Ajansı, Trump'ın Şinzo Abe’den bir an önce İran’a ziyaret gerçekleştirmesini istediğini yazdı.
Şinzo Abe Trump ile katıldığı ortak basın toplantısında Japonya’nın İran ve Amerika arasında arabuluculuk yapmaya çalışmasına değinerek ülkesinin bölgede barış ve güvenliğin inşası için elinden geleni yapacağına vurgu yapması, Amerika başkanı tarafından olumlu karşılandı. 
Şimdi eğer Washington gerçekten İran ile müzakere etmek istiyorsa, maksimum baskı ve askeri tehdit yerine eşit seviyede İran'a öneride bulunmalı. Müzakerenin en önemli gelenekleri, karşılıklı saygıda bulunması, tehdit içerikli açıklamalar ve girişimlerden uzak durulması ve de verilen sözlerin yerine getirilmesi ile güven oluşturmaktır. Fakat Trump İran’a karşı bu ilkelerin tersinde bir tavır sergileyerek maksimum baskıya vurgu yapmanın yanı sıra Amerika askeri güçleri ve filolarını bölgede arttırarak İran ile gerilimlerin artmasından yana bir tavrı sergilemiştir.
Trump, İran’a zarar vermek istemediğini defalarca iddia etti. Ancak tarihte görülmemiş yaptırımları İran’a karşı uygulayıp İran petrol satışını sıfırlamaya çalışması, İran’ın mali sistemini ilaç ve insani amaçlı mallara bile ulaşmasını engellemesi, İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusunu terörist ilan etmesi ve İran’ı yok etmekle tehdit etmesi, onun bu iddialarının ne kadar yalan olduğunu da gözler önüne sermektedir.
Trump eğer Washington ve Tahran arasındaki mevcut gergin durumun sonlanmasını istiyorsa, İran’a yaptığı ekonomik baskıların sonlanması için gerçek bir yol bulmaya çalışması gerekiyor.
Tahran, Amerika’nın askeri tehditlerine aldırmıyor ve ekonomik baskılar devam ettiği sürece müzakere önerisinin gerçekçi olmadığını düşünüyor./