İslam inkılabı rehberi açısından İran’ın Amerika’ya karşı baskı araçlarının işlevselliği
-
İran
İslam inkılabı rehberi Ayetullah seyit Ali Hamenei İran’ın Amerika ile kesinlikle müzakere yapmıyacağını tekrar vurgulayarak, “Amerika ile müzakere etmemenin sebebi, birincisi, hiç bir yararının olmaması ve ikincisi ise, zararının da olmasıdır" dedi.
İslam inkılabı rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hamenei dün üniversitelerin ilmi heyetleri üyeleri ve hocalarından binlercesini kabulünde, “Amerikalılar genelde hedeflerine ulaşmak için bir strateji ve taktikleri var. Onların stratejisi karşı tarafı yormak hedefi ile “baskı” uygulamak ve ardından kendi hedeflerine ulaşmak için baskının tamamlayıcısı olarak “müzakere” yapmaktır” dedi.
İslam inkılabı rehberi müzakerelerde asıl meselenin müzakere konusunun belirlenmesi olduğunu belirterek, ''Biz her konuda müzakere etmeyiz ve 'savunma yeteneği gibi inkılabın esası ve namus' meselesi gibi konularda müzakere olmaz" dedi.
İslam inkılabı rehberi İran İslam Cumhuriyetinin Amerika baskılarına karşı gereken baskı unsurlarına sahip olduğuna işaretle, “söz konusu araçların propaganda edildiği gibi askeri olmadığını, elbette ki gerektiği zaman o aracın da var olduğunun” altını çizdi.
Amerika’nın İran’a yönelik yeni tur baskıları, tehdit ve psikolojik savaş ile Amerikalı yetkililerin gündeminde yer almaktadır. Bu siyasetler Amerika’nın Bercam nükleer anlaşmadan çekilmesinin birinci yılında (8 mayıs 2019) zirveye ulaştı ve aynı zanda Amerika başkanı Trump da çelişkili tutumlarla İran’a karşı baskı stratejisinin çerçevesini belirlemeye ve ardından müzakere taktiği ile kendi hedefine ulaşmaya çalıştı.
Fakat İran İslam Cumhuriyeti de çeşitli baskı araçları ile Amerika ile oyun alanına girdi. Bu araçların ilk adımı Bercam çerçevesindeki siyasi unsurlardır; İran bu bağlamda Bercam anlaşmasındaki iki sorumluluğunu yine Bercam anlaşması uyarınca askıya aldı.
İran yönetimi aynı zamanda Avrupa için 60 günlük süre tanıyarak Amerika’nın nükleer anlaşmadan çekilmesinden doğan hasarları telafi etmelerini istedi. Eğer Avrupa tanınan süre içinde bir girişimde bulunmazsa, İran’ın diğer baskı unsurları Bercam anlaşması çerçevesinde yürürlüğe konulacaktır, üstelik gerektiğinde daha da artabilir.
İslam inkılabı rehberinin de İran’ın Bercam’daki bazı taahhütlerinin azalmasına işaret ettiği gibi eğer baskı unsurlarından zamanında yararlanılmazsa, karşı taraf hiçbir zarara uğramayacağını bildiği için konuyu hiç acele etmeksizin sürdürür, fakat eğer baskı aracı kullanılırsa, bir şeyler yapması gerektiğini hisseder.
Bu bağlamda Al-Monitor dergisinin internet sitesinde yazıldığı gibi, “Amerika başkanı Donald Trump, baskıların devam edilmesi ile İran’ı müzakere masasına getirirken mevcut durum dikkate alınmadan Bercam’da kalacağına dair yanlış teoride ısrar ederken, İran tanıdığı ültimatom ile Trump teorisini çürüttü.”
Bu arada Rusya dışişleri bakan yardımcısı Sergey Riabkov da çarşamba günü Tahran’da, “Eğer Amerikalılar İran İslam Cumhuriyetini teslime zorlayabileceklerini düşünüyorlarsa, çok büyük bir yanılgıdadırlar.” dedi.
İran İslam Cumhruiyetinin mantıklı ve ölçülü siyaseti, Amerika’nın “azami baskı” siyasetini altüst etmiştir; Amerikalı yetkililerinin İran’a karşı “Washington’dan Tokyo’ya kadar” her gün değişen tutumları da bu çerçevede anlam kazanıyor.
İran siyasi ve askeri yetkililerin belirttiğine göre, cumhuri islami kendini her türlü duruma hazırlamıştır, fakat savaşa girmek istemiyor. İslam inkılabının 40 yıllık tarihi İran’ın asla Amerika’nın “azami baskı” siyasetine teslim olmadığını gösteriyor. Bu şartlarda “azami baskı” ardından “müzakere” çeşidinin bilincinde olarak, her zaman Amerika ile müzakere konusunu reddetmiştir./