Moskova’nın Amerika’nın İran Aleyhindeki Yaptırımları Kınaması
Amerika’nın İran karşıtı tek yanlı yaptırımları, Bercam Nükleer Anlaşmasına aykırı olan yasa dışı yaptırımlardır. Bu yaptırımların hayata geçirilmesi 4+1 grubunun da kınamalarına yol açmıştır.
Bu doğrultuda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin 20 Haziran Perşembe günü bir TV kanalına verdiği mülakatta, Amerika’nın İran’a karşı tek taraflı yaptırımlarının temelsiz olduğuna vurgu yaptı.
Putin şöyle bir hatırlatmada da bulundu: “İran, Amerika’nın Bercam Nükleer Anlaşmasından çekilmesinin ardından bile taahhütlerini yerine getirmiştir. Bu yüzden ben de Amerika’nın İran aleyhindeki yaptırımlarını temelsiz olarak değerlendiriyorum.”
Putin ayrıca Fars Körfezinde Amerika ve İran arasındaki gerilimlerin artması ve bunun sonuçları hakkında uyarılarda bulundu.
8 Mayıs 2018’de Amerika’nın Bercam Nükleer Anlaşmasından çekilmesinin ardından Trump İran’a yönelik nükleer yaptırımlarını iki etapta Ağustos ve Kasım 2018’de tekrar hayata geçirdi. Bu tek taraflı yaptırımlar aslında BM Güvenlik Konseyi 2231 sayılı kararı gibi uluslararası kararların da açık bir ihlali sayılmaktadır.
Bunun ardından ise Washington İran aleyhinde ekonomik, finansal, ticari ve enerji alanındaki yeni yaptırımları da hayata geçirdi. Tüm bunlara rağmen Amerika, İran’ı teslim etmeye zorlayamadı.
İran baskı altında olduğu sürece Amerika ile müzakere etmeyeceğine her daim vurgu yapmakla, İran İslam Cumhuriyeti’nin emperyalist güçlerin isteklerine boyun eğecek bir ülke olmadığını belirmiştir.
Amerika ise İran aleyhindeki yaptırımlarında insan hakları konularına tamamen kayıtsız kalarak, İran’ın ilaç ve gıda konularını bu yaptırımların dışında tutulmasını defalarca istemesine aldırmadan, Mart 2019’da da hayata geçirdiği yaptırımlarda birkaç İranlı ilaç şirketinin de ambargolara tabi tutulacağını belirtti.
Bu mesele ise Trump hükümetinin yaptırımları uygulamaktan hedefinin sırf İran milletini baskı altında tutarak Washington’un aşırı istekleri karşısında teslime zorlamak olduğunu göstermektedir.
Amerika'nın özellikle kendi muhalif ve rakiplerini yaptırımlara tabi tutması, Donald Trump hükümeti dış siyasetinin ana malzemelerinden biridir. Rusya Enerji Bakanı Aleksander Novak bu hususta şöyle bir açıklamada bulundu: “Tüm dünya Washington tarafından kabul görmeyen liderlerin bulunduğu ülkelere yönelik kontrolsüz yaptırımlarından yorulmuş, bıkmışlardır.”
Amerika’nın şiddetle uyguladığı tek taraflı yaptırım siyaseti uluslararası arenada da ciddi itirazlara yol açmıştır. Amerika’nın yaptırım siyaseti diğer ülkelerdeki yasal hükümetleri devirmek doğrultusunda olmasının yanı sıra ticari rakiplerinin de saf dışı bırakılması ve küresel piyasaların tekele alınması çerçevesinde gerçekleştirilmektedir.
Artık Amerika’nın yaptırımlarına karşı koyup bu alanda yeni ve kreatif yöntemlerin geliştirilip Washington yaptırımlarının etkisizleştirilmesi kampanyasının oluşturulması, Trump hükümeti tarafından hedef alınan ülkelerin ortak kaygısına dönüşmüştür.
Bu doğrultuda Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Nikolay Patruşev Rusya Federasyonundaki "Başkurtistan" Cumhuriyeti merkezi Ufa’da düzenlenen Uluslararası Güvenlik Zirvesi oturumu sonunda yaptığı konuşmada, İran’ın ekonomik yaptırımlar ile mücadele için küresel bir mekanizmanın oluşturulması önerisini desteklediklerini belirtti.
Patruşev, “İran Milli Güvenlik Yüksek Konseyi sekreteri Ali Şemhani, istişarelerde ilgi çekici bir öneride bulundu. Bu öneri ekonomik yaptırımlara karşı küresel bir mekanizmanın oluşturulması idi. Genel olarak bu öneri Ufa güvenlik konferansı katılımcıları tarafından memnuniyetle karşılandı." Şeklinde konuştu.
Böylece yakın bir gelecekte Amerika yaptırımlarına hedef olan ülkelerin bu yaptırımlar ile mücadele etmek için ortak ve koordineli hareket edeceğini beklemeliyiz./