Amerikan İHA'sının İhlali ve İran'ın Amerika'yı Şikayet Etmesi
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i132010-amerikan_İha'sının_İhlali_ve_İran'ın_amerika'yı_Şikayet_etmesi
İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Uluslararası ve Hukuki İşler Yardımcısı" İran'ın Amerika'yı İHA'sının İran İslam Cumhuriyeti hava sahası sınırlarını ihlal etmesi yüzünden şikayeti Birleşmiş Milletler Teşkilatı Güvenlik Konseyine sunuldu. " açıklamasında bulundu.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Haziran 30, 2019 01:13 Europe/Istanbul
  • Amerikan İHA'sının İhlali ve İran'ın Amerika'yı Şikayet Etmesi

İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Uluslararası ve Hukuki İşler Yardımcısı" İran'ın Amerika'yı İHA'sının İran İslam Cumhuriyeti hava sahası sınırlarını ihlal etmesi yüzünden şikayeti Birleşmiş Milletler Teşkilatı Güvenlik Konseyine sunuldu. " açıklamasında bulundu.

Golamhüseyin Dehkani Cuma günü muhabirlere yaptığı konuşmada sözlerine şu şekilde açıklık getirdi: "İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı bu şikayette Birleşmiş Milletler Teşkilatı anlaşmasının 51'inci maddesine dayanarak Amerika İran İslam Cumhuriyeti hava sahasını ihlal ederse karşılık verme hakkına sahip olduğuna vurgu yapmıştır."

20 Haziran 2018'de Amerika'ya ait Global Hawk casusluk İHA'sı İran'ın güneyinde bulunan Hürmüzgan eyaletindeki Kuh Mübarek bölgesinin tam karşısındaki bölgede İran hava sınırlarını ihlal ederek İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu hava uzay savunma birlikleri tarafından hedef alınıp düşürüldü.

Amerika'nın dünyanın farklı noktalarındaki girişimleri uluslararası hukuk ve de anlaşmalara aykırıdır. Bu ihlalci yaklaşım mevcut Amerikan başkanı Donald Trump'ın işbaşına gelmesi ile zirveye ulaşmıştır.

Zorbalık ve uluslararası kurallar ve hukuka saygısızlık ve umursamazlık Trump hükümetinin bariz özelliğidir. Bu ihlalci davranışları realizm teorisi ve küresel düzende tek taraflı kaba kuvvet kullanımı yaklaşımını çerçevesinde ele almak mümkün.

Böyle bir yaklaşım uluslararası ilişkilerdeki düzeni ciddi tehlikeler ile karşı karşıya bırakmıştır. Diğer ülkeler ve uluslararası kurumlar ve kuruluşların Trump hükümetinin İran'a ve birkaç ülkeye karşı yıkıcı davranışları ve tutumlarına tepkisizliği de ciddi sonuçları beraberinde getirecektir.

Tabii Trump hükümetinin siyasetlerine küresel düzeyde ve hatta Amerika'nın içinde bile ciddi şekilde karşı çıkanlar vardır. Trump'ın tek taraflı yaklaşımı karşısında direniş ne kadar artarsa çok taraflı küresel düzen, güvenlik ve istikrar da o derece garantilenecektir.

Amerikan Kongresindeki California eyaleti Senatörü Dianne Feinstein İran ile savaşın hiç kimsenin lehine olmayacağına değinerek şöyle bir açıklamada bulunmuştur: "Trump hasmâne açıklamalar ve siyasetlerine son vererek diplomasi yoluna ayak basıp farklı bir rota seçmelidir."

Rusya ve Çin de iki önemli küresel aktör olarak Trump hükümetinin küresel çaptaki siyasetlerini kabul etmeyip Trump'ın İran'a karşı izlediği politikalara bile karşıdırlar.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov son zamanda Amerika'nın Batı Asya'da askeri güçlerini arttırma kararına değinerek şöyle bir açıklamada bulundu: "Rusya, Amerika'nın İran ile karşılaşma ve gerilimlerin arttırılması ve de Batı Asya'daki askeri varlığını güçlendirme siyasetlerinden esef duymaktadır."

Amerika'yı yöneten hükümetin Batı Asya bölgesindeki stratejisi İran İslam Cumhuriyeti ile düşmanlık ve husumet temeline dayalıdır. Ekonomik yaptırımların arttırılması, İran'ın tehdit edilmesi ve Fars Körfezinde gerilimi arttırma çabası Amerika'nın bu düşmanlığı ve husumetinin göstergelerindendir.

İran İslam Cumhuriyeti ise her daim Amerika'nın yıkıcı politikaları ve girişimleri aleyhinde küresel diplomasi ve yasalar çerçevesinde mücadele göstermiştir. Böylece İran sürekli Batı Asya ve Fars Körfezi bölgesinde gerilimlerin azaltılmasından yana bir tavır sergilemiştir.

İran İslam Cumhuriyetinin bu yaklaşımı milli çıkarları ve toprak bütünlüğünden vaz geçeceği anlamına gelmemektedir. Aslında Devrim Muhafızları Ordusu Hava Uzay Savunma Güçlerinin saldırgan Amerikan İHA'sını düşürüp kesin cevap vermesi İran'ın kuralcı olması ve diplomasiye verdiği önemin yanı sıra hava, kara ve deniz sınırlarını korumakta ve savunmakta tereddütlü davranmayacağını göstermiş oldu.

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin de son zamanda Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile telefon görüşmesinde değindiği gibi " Amerikalılar tekrar kara sularımıza ve hava sahamıza saldırgan girişimlerde bulunurlarsa İran İslam Cumhuriyeti silahlı kuvvetleri görevini yapıp kesin karşılık verecektir."