Rusya'dan Uranyum Zenginleştirme Hakkına Vurgu
-
Rusya Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mihail Ulyanov
Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması-NPT'ye göre bu anlaşmaya üye tüm ülkelerin zenginleştirme hakkına sahip olmasına rağmen Washington yetkilileri, bu anlaşmaya üye İran'dan uranyum zenginleştirme hakkını yok ederek nükleer faaliyetlerini durdurmasını istiyorlar.
Bu doğrultuda Rusya Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mihail Ulyanov uranyum zenginleştirmenin tüm NPT üye ülkelerinin hakkı olduğuna vurgu yaparak, "Amerika yetkililerinin hukuki açıdan uranyum zenginleştirme konusundaki bilgisizliği nükleer silahların yayılmasının önlenmesi sürecini kötü yönde etkileyecektir." dedi.
Amerika başkanı Donald Trump'ın Bercam Nükleer anlaşmasından çekilme talimatını vermesinden bir yılı aşkın bir sürenin geçmesine ilaveten anlaşmada geri kalan Avrupalı tarafların bu anlaşma çerçevesinde taahhütlerini yerine getirmemesinin ardından, İran İslam Cumhuriyeti de nükleer taahhütlerini Bercam anlaşması uyarınca azaltacağını bildirdi.
Avrupalı taraflar özellikle de İran ile yapılacak ticari işlemleri kolaylaştırmak amacı ile planlanan INSTEX özel mali sistemini hala hayata geçirememiştir. İran'ın Avrupalıların taahhütlerini yerine getirmek için tanıdığı 60 günlük ültimatomun ardından ise İran uranyum zenginleştirme seviyesini de arttırdığını duyurdu.
İran'ın ihtiyacı olduğu kadar uranyumu zenginleştireceğini bildirmesinin, Fars Körfezindeki gerilimlerin artması ile eş zamanları yaşanması, Amerikan yetkililerinin sert tepkilerine yol açtı. Bu doğrultuda Amerika Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton İran'ın zenginleştirme hakkından tamamen mahrum bırakılmasını istedi. Bolton Bercam Nükleer Anlaşmasında İran'a verilen zenginleştirme hakkını, en büyük hatalardan biri olarak niteledi.
Bolton ve diğer Amerikan yetkililerinin İran'ın uranyum zenginleştirmesine gösterdiği tepkiler, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması-NPT'ye göre tüm üye ülkelere zenginleştirme hakkı tanınmasına rağmen gerçekleşmektedir. İran ise şimdiye kadar iyi niyetli olduğunu göstererek gönüllü olarak Bercam Nükleer Anlaşması çerçevesinde zenginleştirme konusunda bazı kısıtlamaları kabul etmiştir.
İran'ın nükleer taahhütlerini kademeli olarak azaltma kararı Avrupalı taraflar ve Amerika'nın tepkilerine yol açsa da 4+1 ülkelerinin Bercam Nükleer Anlaşması çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getirmekteki kusurlarının İran'ın bu girişimine neden olduğu da aşikardır.
Rusya'nın nükleer anlaşmasının sağlanması sürecindeki üst düzey müzakerecisi Sergey Ryabkov bu hususta şöyle dedi: "İran'ın taahhütlerini azaltması üzüntü verici bir şey değildir. Rusya bu girişimi daha önce olan bitenlerin doğal sonucu olarak görüyor."
Amerikan makamları, Amerika'nın uluslararası haklar ve yasalara aykırı bir şekilde özellikle de ahde vefa ilkesi ve BM Güvenlik Konseyi'nin 2231 kararının ayaklar altına alınması ile Bercam Nükleer Anlaşmasından çıktığı halde İran'ın uranyum zenginleştirme hakkını inkar etmektedirler.
İran Milli Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Şemhani bu hususta şöyle diyor: "İran'ın uranyum zenginleştirme hakkının inkar edilmesi, ahde vefasızlık, tek taraflılık ve uluslararası normların çiğnenmesinin açık bir sembolü olarak hukuki açıdan değersiz ve geçersizdir. "
İran İslam Cumhuriyeti kendi yasal hakkından yararlanarak uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu girişim asla kurallara aykırı değildir. Hiçbir ülke bu hakkı İran'dan alamayacaktır.
İşte böyle bir yaklaşım çerçevesinde İran'ın baskı altında tutularak kısıtlanmaya çalışılması da fayda etmeyecektir. Günümüz dünyasında bilime erişim ve bilimsel gelişim, evrensel bir gerçek olarak inkar edilmezdir.
Kimi Washington makamlarının itiraf ettiği gibi İran, Amerika'nın yok edemeyeceği bir nükleer birikime sahiptir. Buna rağmen İran Avrupalıların Bercam Nükleer Anlaşmasındaki taahhütlerini yerine getirip İran'ın çıkarlarını sağlamaları halinde taahhütlerini azaltma sürecini durduracağını bildirmiştir./