İran Hava Uzay Kurumlarının Amerika Tarafından Boykot Edilmesi
-
İran-ABD
Amerika, Donald Trump başkanlığı döneminde İran'a karşı maksimum baskı siyasetini izleyerek Bercam Nükleer Anlaşmasından çekilmesinin ardından türlü türlü yaptırımları uygulamayı İran karşıtı siyasetlerinin ön sayfasına yerleştirmiştir.
Bu yaptırımlar farklı boyutlara sahiptir. Gerçekte Donald Trump siyasi, ekonomik, enerji, endüstriyel ve teknolojik gibi İran İslam Cumhuriyeti'nin tüm milli iktidarı bileşenlerini boykot etmeye çalışıyor.
Bu çerçevede Amerika Hazine Bakanlığı İran'daki üç hava uzay merkezini yaptırımlar listesine aldı.
Amerika Hazine Bakanlığı 3 Eylül Salı günü İran Hava-Uzay Araştırma Merkezi, İran Uzay Örgütü ve İran Hava-Uzay Araştırma Enstitüsünü, Amerika Dış Sermaye Kontrolü Bürosu yaptırımlar listesine eklendiğini bildirdi.
Bu üç İranlı kurumun Amerika Hazine Bakanlığı yaptırımlar listesine alınmasının ardından ise Amerika dışişleri bakanı Mike Pompeo da bu üç şirketin dışişleri tarafından da boykot edildiğine değinerek şöyle bir iddiada bulundu: "Amerika İran'ın uzay programı aleyhinde yaptırımları devreye sokmuştur çünkü Tahran hala sivil uzay kurumlarından kendi balistik füze geliştirme planları çerçevesinde yararlanmaktadır. "
Genelde Washington'un bu yaptırımlardan hedefinin İran'ın füze alanındaki gelişimini engellemek özellikle de uydu taşıyıcı füzelerin geliştirilmesini önlemek olduğu söylenebilir. Esasında Trump hükümetinin İran'a karşı isteklerinin başında, Amerika Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun Mayıs 2018'de 12'şer koşulları çerçevesinde de vurgu yaptığı gibi İran'ın füze programının durdurulmasıdır. Trump ve Pompeo gibi Amerikan üst düzey makamları ise tutumlarında ve diğer ülke makamları ile görüşmelerinde özellikle de 4+1 grubunun Avrupalı ülkelerini ziyaretinde İran'ın füze programının durdurulmasına vurgu yapmışlardır.
İran'ın füze programının önemli boyutlarından biri de uzay taşıyıcı füzelerin geliştirilmesidir. Bu sayede İran'ın uzay gücü kaç kata katlanabilir. Günümüzde uyduların telekomünikasyon, iletişim, keşif, bilgi toplama, arama kurtarma, çevre ve saire gibi alanlardaki öneminden yola çıkarak İran İslam Cumhuriyeti de bu alandaki altyapısını ve teknolojisini geliştirmekte ciddi şekilde azimlidir. Zaten bu alanda da büyük başarılara ulaşmıştır.
Buna rağmen İran İslam Cumhuriyeti'nin uzay programı yerli bir program olup yerli uzmanlar ve teknolojilere dayanmaktadır. Bu sebepten dolayı Amerika'nın tüm baskıları ve yaptırımlarına rağmen aynı zamanda Batılı devletlerin karşı çıkmalarına karşın İran bu yöndeki hareketine hala devam etmektedir.
Böylece esasında Amerika baskıları ve yaptırımlarının bu alana halel getiremeyeceği söylenmelidir.
Batı Asya uzmanı Vladimir Şajin bu hususta şöyle bir değerlendirmede bulunuyor: "Tahran füze programını güçlendirerek Amerika'nın yaptırımlarına yanıt vermektedir. Amerika'nın İran füze programını sert yaptırımlar ile durdurmaya çalışması da boştu. "
Trump hükümeti maksimum baskı uygulayarak İran'ı müzakere masasına oturtabileceğini ve Tahran'ı 12'şer şartlarını kabul ettirmeyi başarabileceğini düşünüyordu. Buna rağmen İran her zaman kendi haklı ve mantıklı tutumları ve isteklerine vurgu yaparak Amerika'nın maksimum baskı siyasetinde ayak diremesinin yenilgiye uğrayacağını aydınlatmıştır. Böylece Amerika'nın geçmişte görülmemiş yaptırımlarına rağmen İran İslam Cumhuriyeti hiçbir zaman uluslararası kurallar ve anlaşmaları ihlal eden Amerika gibi bir ülke ile tekrar müzakere etmeyeceğini gözler önüne sermiş oldu.