Bercam; İran’ın Avrupa’dan beklentilerinin uygulanması
-
Bercam
Araştırma geliştirme faaliyeti, nükleer sanayi ve teknolojilerde oldukça büyük önemi sahiptir ve tıp, tarım ve diğer sanayi ve bilim alanlarının gelişmesinde önemli rol ifa eder.
İran İslam Cumhuriyeti’nin nükleer teknolojisi tamamen barışçıl amaçlı ve İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin tarihî fetvası çerçevesinde beşeriyetin çeşitli alanlarda ihtiyacı olan bilimsel gelişmelere ve ilerlemelere hizmet etmekten başka hiç bir gayesi yoktur.
Günümüzde barışçıl nükleer teknoloji özellikle tedavisi güç olan hastalıkların tedavisi için ihtiyaç duyulan ilaçların üretiminde ve yine diğer birçok sanayi alanında hayati rol ifa etmekte ve uzmanlara daha iyi hizmet verebilmelerine yardımcı olmaktadır.
Hal böyleyken, nükleer teknoloji ve sanayilerde araştırma geliştirme faaliyetleri hayati bir konudur ve bu alanda faaliyet yürüten her ülkenin kesin hakkı sayılır.
Bercam nükleer anlaşmasına göre anlaşmanın iki tarafı, yani İran İslam Cumhuriyeti ve karşı taraf karşılıklı çıkarlarını temin etmek üzere sırf belli bir süreliğine bazı yükümlülükleri üstlendiler. Ancak bu anlaşmada İran için öngörülen bazı kısıtlamalar ve zamanlamalar sadece İran’ın iktisadi çıkarlarının temin edilmesi ve petrolünü satabilmesi ve dış ticaretini sürdürmesi karşılığında belirlendi. Fakat Amerika devletinin Bercam nükleer anlaşmasından çekilmesi ve ardından Avrupalı tarafların yükümlülüklerini yerine getirmemesinden sonra, İran İslam Cumhuriyeti bir yıl süren stratejik sabrın ardından yavaş yavaş anlaşmadaki yükümlülüklerini askıya alması gerektiği sonucuna vardı.
Bercam nükleer anlaşmasında karşılıklı yükümlülükler öngörülmüştür ve hangi taraf yükümlülüklerini yerine getirmeyecek olursa, diğer taraf Bercam’ın 26 ve 36. maddeleri gereği kendi yükümlülüklerini karşı tarafın yükümlülükleri ile orantılı hale getirebilir.
Gerçekte İran İslam Cumhuriyeti Bercam nükleer anlaşmasında öngörülen kısıtlamaları iktisadi çıkarları temin edilmesi karşılığında kabul etti, fakat Amerika devletin tek yanlı bir kararla ve illegal bir şekilde Bercam’dan çekilince ve yine Avrupalı taraflar İran’ın çıkarlarını güvence altına alamayınca, Tahran yönetimi anlaşmadaki yükümlülüklerini adım adım askıya almaya başladı.
Tahran yönetimi şimdiye kadar Bercam nükleer anlaşmasındaki duruma göre yükümlülüklerinden bazılarını üç adımda askıya aldı, böylece evvela tarafların yükümlülükleri arasında bir denge kurdu, ayrıca Bercam nükleer anlaşmasında yer alan bir hakkını kullandı.
Bercam nükleer anlaşması çok yönlü bir anlaşmadır ve uygulanmasından sadece bir ülke sorumlu değildir ve anlaşmanın tüm tarafları anlaşmanın maddelerinde belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdür.
Bu bağlamda Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif Perşembe günü akşam saatlerinde Endonezya’nın başkenti Cakarta’ya varır varmaz gazetecilere yaptığı açıklamada, Avrupalı tarafların Bercam nükleer çerçevesinde bir takım yükümlülükleri bulunduğunu hatırlatarak, bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi ne ABD’ye ve ne de bu ülkenin icazetine bağlı olduğunu belirtti.
Ancak ne var ki Amerika Bercam’dan çekildikten sonra Avrupalı tarafların davranış ve tutumları, Washington’un icazeti olmaksızın Bercam nükleer anlaşmasındaki yükümlülüklerini yerine getirmek istemediklerini gösteriyor. Oysa bu yükümlülükler biraz önce de belirtildiği üzere ne ABD ve ne de başka ülkeye bağlıdır.
Bercam nükleer anlaşmasında gelinen noktadan hareketle İran yönetimi belli bir program çerçevesinde ve iki aylık sürelerin sonunda anlaşmadaki yükümlülüklerinden bazılarını adım adım askıya almaya başladı. İran üçüncü adımını 6 Eylül 2019’da attı ve Bercam nükleer anlaşmasında araştırma geliştirme faaliyetlerini askıya alma maddesine uymayı durdurdu. İran ayrıca Avrupalı taraflara Bercam’daki yükümlülüklerini yerine getirmeleri için 60 gün daha süre tanıdı. İran yönetimi iktisadi çıkarları temin edildiği takdirde attığı tüm adımlardan geri dönmenin mümkün olduğunu vurguladı.
Gerçekte Avrupalı tarafların Bercam nükleer anlaşmasındaki yükümlülüklerinin yerine getirilmesi gayet basittir ve İran’ın beklentisi de budur. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi Avrupa’nın İran’a bir lütfu olmadığı da belirtilmelidir. Nitekim Dışişleri Bakanı Zarif Avrupalı tarafların İran üçüncü adımı attıktan sonra gösterdikleri tepkiye verdiği cevapta şöyle dedi:
Bercam nükleer anlaşmasının Avrupalı taraflarının İran’a lütfetmelerini beklemiyoruz. Bizim beklentimiz, Avrupa’nın Bercam’daki yükümlülüklerini yerine getirmesidir.