Tek yönlü Bercam ve İran’ın sorumluluklarını azaltma adımları
İran Atom Enerjisi Kurumu başkanı Ali Ekber Salihi, “İran İslam Cumhuriyeti'ne göre nükleer anlaşma, tek taraflı yol değildir ve çift yönlüdür.” dedi.
Dün Tahran'da Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Geçici Başkanı Cornel Feruta ile bir araya gelen İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Ali Ekber Salihi, “AB, Amerika’nın boşluğunu doldurması gerekiyordu, ancak maalesef vaatlerini yerine getirmedi” diye konuştu.
Bercam nükleer anlaşması, İran’ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi ve Almanya’dan oluşan 5+1 grubu ile uzun süren müzakereler sonucu 2015 yılında imzalandı ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından 2231 sayılı karar ile onaylanması yüzünden uluslararası ve çok taraflı bir anlaşma olarak tüm taraflarının sorumluluklarını yerine getirmeleri gerekir.
İran görüşmeler sırasında gösterdiği hüsnü niyeti ile anlaşmanın imzalanmasını sağladı fakat maalesef Amerika kendini anlaşamaya bağlı kalmak zorunda görmeyerek anlaşmadan hiçbir gerekçe göstermeksizin çekildi.
Uluslararası anlaşmaları bir çırpıda ayaklar altına almayı kendi siyaseti olarak benimseyen Donald Trump hükümeti Bercam anlaşmasından da 8 Mayıs 2018 tarihinde çekildi. O tarihten itibaren Avrupa da Bercam’da uluslararası çapta kayda alınan sorumluluklarını yerine getiremedi, bu yüzden pratikte nükleer anlaşma tek yönlü bir anlaşmaya dönüşmüş vaziyettedir.
Nükleer anlaşmada sorumluluklar karşılıklıdır, bu yüzden bir ülkenin tek başına bu anlaşmaya bağlı kalması söz konusu olamaz. İran, müzakereler sürecinde gösterdiği hüsnü niyeti gibi Washington’un illegal çekilmesi ardından yine tüm sorumluluklarına bağlı kaldı. Nitekim UAEA da yayınladığı tüm raporlarında bu konuyu onayladı.
Fakat Tahran, Washington’un nükleer anlaşmadan çekilmesinin birinci yılında ve Avrupa’nın nükleer anlaşmanın yürütülmesi ile ilgili verdiği vaatleri pratikte yerine getirmeyince 8 mayıs 2019 tarihinde duruma uygun gerekli kararları alarak yürürlüğe koydu.
İran İslam cumhuriyeti, Bercam anlaşma çerçevesinde ve anlaşmanın 26 ve 36. Maddelerine dayanarak nükleer sorumluluklarını hafifletmeyi çalışma programına aldı ve şimdiye kadar bu bağlamda 3 adım attı. İran her adımı atmadan önce Avrupa Birliği ve Avrupa Troykasına Bercam sorumluluklarını yerine getirmeleri için 60’er gün süre tanıdı. Fakat Avrupa her defasında oyalama siyasetlerini sürdürdü.
İran 3. Adımını 6 Eylül tarihinde atarak nükleer araştırma ve geliştirme bağlamındaki tüm kısıtlamaları bir kenara attı. Tabi bu kararın detayları, UAEA geçici başkanı ile Tahran ziyareti sırasında paylaşıldı.
İran çeşitli dönemlerde ve Avrupa’nın tutumlarına uygun olarak gerekli adımı attı. Bu yüzden anlaşmanın Avrupa ayağı Bercam sorumluluklarını yerine getirmediği sürece, İran da sorumluluklarını azaltma programına devam edecektir.
Fakat Avrupa’nın İran’ın aldığı 3 karara karşı tepkisi ise bir çeşit siyaset oyununa benziyor; bu yüzden Avrupa’nın İran’ın sorumluluklarına bağlı kaldığı müddetçe anlaşmaya bağlı kalmasını söylemesi tuhaf ve şaşırtıcıdır.
Şimdiye kadar vaatlerinin hiç birini gerçekleştirmeyen ve Amerika’nın anlaşmadan çekilmesi ardından sadece sözde açıklamalarla yetinen ve pratikte hiçbir girişimde bulunmayan Avrupa İran’dan anlaşmaya bağlı kalmasını istiyor.
Tabi ki mevcut durum İran’ın istediği durum değildir. İran’ın sorumluluklarını azaltma mesajı Avrupa’ya bir uyarı niteliğindedir. Tahran, adımlarını hesaplayarak atıyor ve ne zaman Avrupa taahhütlerini yerine getirirse, İran da aldığı kararlardan geri döner.
Nitekim İAEK sözcüsü Behruz Kemalvendi, İran’ın milli çıkarlarına göre karar aldığına işaretle, “Eğer Avrupa sorumluklarına uymazsa, İran’ın girişimleri daha da hızlanacaktır” dedi./