İran halkına yaptırım, Amerika tarzı insan haklarının ihlali
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i135495-İran_halkına_yaptırım_amerika_tarzı_insan_haklarının_ihlali
İran’ın Cenevre’de bulunan BM’in Avrupa ofisinde temsilcisi, tek yanlı zorba girişimler ve yaptırımların insan hakları üzerindeki olumsuz etkilerinin insanlığa karşı suç ve cinayet hükmünde olduğunu söyledi.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Eylül 13, 2019 14:21 Europe/Istanbul
  • İran halkına yaptırım, Amerika tarzı insan haklarının ihlali
    İran halkına yaptırım, Amerika tarzı insan haklarının ihlali

İran’ın Cenevre’de bulunan BM’in Avrupa ofisinde temsilcisi, tek yanlı zorba girişimler ve yaptırımların insan hakları üzerindeki olumsuz etkilerinin insanlığa karşı suç ve cinayet hükmünde olduğunu söyledi.

Her iki yılda bir düzenlenen Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nin Tek Taraflı Zorlayıcı Girişimler toplantısında konuşan İran elçisi İsmail Bekai Hamane, yaptırımların insanlığın temel haklarına yönelik yıkıcı sonuçları hakkında bilgilendirme zaruretinin altını çizerek, kendilerinin yaptırım ustaları olarak tanıtanların, insan hakları ihlalcileri, suçsuz çocuklar ve hastaların katili olarak tanıtılması gerektiğini söyledi.
Yaptırım ve siyasi baskı, Amerika hükümetinin İran’a karşı iki mücadele aracıdır ve böylece İran yönetimi ve siyasetini değiştirmeye çalışıyor. İslam inkılabının zaferi ile yaptırım, Amerika hükümetlerinin İran halkına karşı değişmez baskı siyaseti olmuştur. 
İran halkı İslam inkılabının zaferi ile asil İranlı kimliği ve  bağımsızlığına kavuşunca İslam inkılabının temel ilkelerine uygun hareket etmiştir.
İşte İran halkının bu bağımsızlığı ve pratikte bağımlı olmaması, Amerika yönetimlerinin yaptırımlar uygulayarak İran halkının bağımsız siyasetlerini değiştirmeye ve böylece kendi temel ilkelerinden el çekmesine çalıştı. 
Bu arada Trump hükümeti döneminde Washington’un bu siyaseti doruğa ulaştı ve “maksimum baskı” siyasetinin yanında İran halkı ile mücadeleye başladı.
Donald Trump yönetimi direk yaptırım siyaseti ile İran halkının yaşamını etkilemiştir; üstelik bu siyaset İran halkının başta ekonomik ve sosyal olmak üzere çeşitli alanlarda onların esas ve temel haklarının ihlalidir. Başka bir ifade ile Amerika’nın mevcut yaptırımları, İran halkına darbe indirme çerçevesinde ve hedefindedir.
Bu bağlamda geçtiğimiz hafta BM genel sekreteri Antonio Guterres yayınladığı raporda Amerika’nın 5 kasım 2018 tarihinden itibaren İran ile ilgili çeşitli şahsiyetler, kurumlar, hava ve deniz yollarına yaptırım uyguladığına işaretle, “söz konusu yaptırımların İran’da ekonomi, sosyal ve kültürel gibi tüm insan haklarını olumsuz etkilediğini” duyurdu.
Trump yönetiminin İran halkı ile düşmanlığının doruğu, ilaç yaptırımı ile gün yüzüne çıktı; bu konu temel insan haklarının açıkça ihlali sayılıyor.
İran’a yönelik ilaç, tıbbi malzeme ve teçhizata, Amerika’nın siyasetleri ve tek yanlı uygulamaları nedeni ile uygulanan yaptırım, direkt olarak İran halkının sağlığını etkiliyor ve üzerinde olumsuz etkileri vardır. 
Bu bağlamda İran sağlık bakanı Said Dehnemeki son zamanlarda dünya sağlık örgütü genel sekreteri Tedros Adhanom Gabrisos’a gönderdiği mektupta Amerika cinayetlerine karşı sessiz kalmamasını ve Amerika’nın illegal ve insanlık dışı zalimane siyasetlerinin İran halkının sağlığı üzerine olumsuz etki bırakmasına izin vermemesini istedi.
Bu şartlarda Amerika başkanı Donald Trump’ın İran halkına karşı ekonomik baskıları arttırma bağlamındaki siyasetlere devam etmesi, Amerika’nın insan hakları konusunu, kendi siyasi hedeflerine ulaşmak için bir araç olarak kullandığını gösteriyor.
İran halkı son 40 yılda şartlar ne olursa olsun asla İslam inkılabı ilkelerinden vazgeçmeyeceğini ispatlamıştır. İran halkı günümüzde yaptırımlar gölgesinde dünyada diğer özgürlükçü milletlere güvenilir bir örnek olmuştur. Amerika’nın İran halkına karşı düşmanlığı ve husumetinin temellerini de bu çerçevede aramak gerekiyor.
Unutmamak gerekir ki Amerika’nın sınır ötesi ve illegal yaptırımları sadece İran halkını değil tüm dünyayı olumsuz etkiliyor ve uygulanan yaptırımların olumsuz etkilerini etkisizleştirmek için dünya toplumunun işbirliği yapması ve hukuki önlemlerin alınması gerekiyor./