Çin Özel Temsilcisi'nin Tahran ziyareti üzerine
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i137556-Çin_Özel_temsilcisi'nin_tahran_ziyareti_üzerine
"Çin, bölgede barış ve istikrar için büyük önem vermekte ve bu bağlamda İran İslam Cumhuriyeti ile istişarelerine devam etmek istiyor."
(last modified 2024-12-09T04:22:16+00:00 )
Ekim 23, 2019 15:19 Europe/Istanbul
  • Çin Özel Temsilcisi'nin Tahran ziyareti üzerine

"Çin, bölgede barış ve istikrar için büyük önem vermekte ve bu bağlamda İran İslam Cumhuriyeti ile istişarelerine devam etmek istiyor."

Çin'in Batı Asya Özel Temsilcisi Jhai Jun dün Tahran'da İran İslam Cumhuriyeti yetkilileriyle görüş teatisinde bulundu. Çinli yetkili, dün öğle saatlerinden sonra İran Dışişleri Bakanı ile yaptığı görüşmede, Pekin'in bölgede barış ve istikrara verdiği önem ve bu bağlamda İran ile istişarelerini sürdürmek için kararlı olduğunu belirtti.

Bakan Zarif de görüşmede İran İslam Cumhuriyeti'nin Çin ile ilişkilerini stratejik niteleyerek, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin Hürmüz Barış Planı önerisine temasla, Çin'in bölgede barış ve istikrara katkı sağlama yönündeki etkin rol ifa etmesini sıcak karşıladı.

Fars Körfezi'nde güvenlik iki açıdan Çin tarafından önemsenmektedir.

Birincisi; ticari-ekonomik münasebetlerin sürmesi ve seyrüsefer güvenliği ve petrol transferinin güvenliğinin sağlanmasıdır.

İkincisi ise; bölgeyi askeri yarışma alanına dönüşmekten uzak tutulmasıdır.

ABD son senelerde, uluslararası yükümlülükler, anlaşmalar ve sözleşmeleri çiğneyip, tek taraflı yaklaşımlarıyla Çin, Rusya ve hatta bazı müttefikleri dahil birçok ülkeyi hedef almıştır.

BM Güvenlik Konseyi'nin Daimi üyelerinden biri olan Çin ise, bu süreçler karşısında uluslararası arenada caydırıcı rol ifa etmek için kararlıdır. Bu bakımdan Çin'in bölgesel gelişmeler hakkında yürüttüğü istişareler doğal bir durumdur. Çin bu bağlamda, stratejik öneme sahip denizler ve bölgelerde sürdürülebilir güvenlik ve barışın korunmasına vurgu yaparak, bölgede büyük bir ülke olan İran'ın Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nın güvenlik ve istikrarının korumasındaki rolüne özel önem vermektedir.

Fars Körfezi ve Umman Denizi'nde uzun sınırlara sahip olan İran, tehditler karşısında da gereken caydırıcı güce sahiptir. Bununla birlikte, İran'ın güvenliğin korunması için stratejik politikası, bağımsız ülkelerle işbirliği ve bölgesel yakınsamaya dayalıdır.

İran Dış İlişkiler Stratejik Konseyi Başkanı Kemal Harrazi bu bağlamda şöyle diyor:

"Uluslararası düzende iki önemli ve etkin ülke olan İran ve Çin, muhtelif alanlarda işbirliklerini geliştirmek için ortak hedefler ve çıkarlara sahipler ve Tahran ile Pekin'in ilişkilerini bugüne kadar sürdürülebilir durumda tutan şey, süregelen işbirliği ve "kapsamlı stratejik ortaklığa" dayalı münasebetlerdir."

Doğalgaz ve petrol kaynakları açısından dünyanın en zengin ülkelerinden sayılan İran jeopolitik ve jeostratejik olarak da çok önemli bir konumda yer almaktadır zira 15 ülke ile komşu olarak, bu ülkeleri birbirine bağlayan bir köprü durumundadır.

İran ayrıca Çin'in küresel ticaret için dev projesi sayılan "Bir Kuşak-Bir Yol"da esas rol ifa edebilir. Bu nedenle İran ile Çin'in münasebetlerinin stratejik düzeyde takip edilmesi oldukça doğal bir şeydir.

İlişkilerin bu düzeyde olması siyasi olarak ve bölgede sürdürülebilir güvenliğin muhafaza edilmesi açısından da özel önem taşıyor. Çin yetkilileri defalarca, bölgede gerilimi düşürecek ve güvenlik ve istikrarı pekiştirecek her türlü girişimi desteklediklerini deklare etmişler.

Çin Devlet Başkanı Xi Jin Ping de İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile Kırgızistan'da Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi'nin kulisinde yaptığı görüşmede, Pekin'in İran ile sürdürülebilir stratejik ilişkilerini ve ortaklığını geliştirmek istediğini belirtmişti.

Çin Devlet Başkanı ayrıca, inişler çıkışlara rağmen Pekin'in Tahran ile ilişkilerine her zaman stratejik olarak baktığını ve İran ile ilişkilerini geliştirmek için kararlı olduğunu vurgulamıştı.

Bugün ise Çin'in Batı Asya Özel Temsilcisi'nin Tahran'da yaptığı müzakereler ve istişareleri ise bölgede istikrarın korunması ve gerilime yol açabilecek tek taraflı hareket ve eylemlere karşı çıkılması çerçevesinde değerlendirmek gerekiyor./