BMT Güvenlik Konseyi'nin Avrupalı Üyelerinden Bercam'a Destek
Avrupa Birliği, Fransa, Almanya ve Britanya'dan oluşan Avrupa Troykası İran ile yapılan uluslararası Bercam Nükleer Anlaşmasının asıl hamilerindendirler. Buna rağmen Amerika'nın Mayıs 2018'de bu anlaşmadan çıkmasının ardından Avrupalılar pratikte bu anlaşmadaki taahhütlerini yerine getirmekte başarısız kaldılar.
Avrupalılar ise nükleer anlaşmanın öneminden dolayı Bercam’ın korunmasına vurgu yapmaktadırlar. Bu doğrultuda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi Avrupalı ülkeler bir bildiri yayımlayarak Bercam anlaşmasını desteklediler. Avrupalı ülkeler 2231 sayılı kararının uygulanmasını incelenmek üzere Cuma günü 20 Aralık Güvenlik Konseyi oturumunda İran ile imzalanan Bercam anlaşmanın bölgesel ve uluslararası güvenlik ve barış için temel bir husus olduğunu bildirdiler.
BM Güvenlik Konseyi Cuma sabahı, 2231 sayılı kararın uygulanması hususunda Genel Sekreterin sekizinci raporunu inceleme üzere toplandı. Oturumda Güvenlik Konseyi'nin Avrupalı üyeleri Amerika'nın nükleer anlaşmadan çıkmasının ardından İran'a yönelik uygulanan yaptırımların etkilerini göz önünde bulundurduklarına vurgu yaptılar. Britanya temsilcisi anlaşmaya bağlı kalmaya vurgu yaparak şöyle dedi: "Bu anlaşma nükleer silahların yayılmasının temellerinin sağlam atılması açısından önem taşıyıp İran'ın da nükleer silah elde etmesinin engellenmesinin en önemli yoludur. "
Tabii Britanya temsilcisi İran ile temelsiz ve yanlış olan bir iddiayı ortaya atmıştır. Zaten Tahran kendi nükleer faaliyetlerinin barışçıl mahiyetini defalarca vurgulamış ve bu husus Uluslararası Atom Enerji Ajansı tarafından da onaylanmıştır. Avrupa Birliği temsilcisi Olof Skoog da Amerika'nın Nükleer Silahların Yayılmasının Yasaklanması projeleri ile ilgili muafiyetleri tam olarak uzatmamasının güvenlik açısından dünya için olumsuz etkiler doğurabileceğini söyledi.
Skoog aslına bu ifadeler ile Bercam Nükleer Anlaşmasında kaydedilen nükleer muafiyetlerin Washington tarafından uzatılmamasına vurgu yaptı. Washington'un bu doğrultudaki son girişimi ise Fordo nükleer kompleksi ile ilgili muafiyetleri iptal etmesidir.
Bu toplantıdaki Amerika temsilcisi Kelly Craft ise BM Genel Sekreteri'nin İran'ın faaliyetleri ile ilgili raporunun Güvenlik Konseyi kararlarına özellikle de 2231 kararına uyulmayarak hazırlandığını iddia etti. Craft, bir kez daha İran'ı Suudi Arabistan'daki ARAMCO petrol tesislerinde saldırmakla itham ederek, "Sadece İran bu kadar çetrefili ve geniş çaplı bir saldırıyı yapmaya gücü yeterdi." Dedi.
Amerika temsilcisi İran'ın 2231 kararını ihlal ederek Batı Asya bölgesini silah yarışmasına sürüklediğini iddia etti.
Amerika’nın Birleşmiş Milletler temsilcisinin Suudi Arabistan'ın ARAMCO petrol tesislerine yapılan saldırılarda İran’ın rolü olmasına yönelik iddiası, ise hiçbir belgeye ve kanıta dayanmazken BM da bir kaç ay araştırma ve incelemenin ardından İran'ın bu saldırılarda rolü olmasını onaylamadı.
Antonio Guterres altı aylık raporunda Güvenlik Konseyi'ne hitaben şöyle yazmıştı: " BM bağımsız bir şekilde, ARAMCO tesislerine yapılan saldırılarda kullanılan seyir füzeleri ve İHA'ların İran'a ait olup olmadığını ya da bu yöndeki girişimlerin BM kararlarına aykırı olup olmadığı meselesini onaylamaz.”
Raporda BM denetçilerinin Washington ve Riyad'ın İran'a saldırılar konusunda yönelttiği iddiaları teyit edemeyecekleri belirtilmiştir.
Batı Asya’da özellikle de Fars Körfezi bölgesinde askeri varlığını arttıran Washington zaten bölgedeki en büyük güvensizlik kaynağıdır. Böyle bir durumda Washington kabahatli olmakla kalmayıp üstelik bu kez de İran'ı bölgede istikrarsızlık oluşturmakla suçlamaktadır.Halbuki Amerika özellikle de Trump yönetimi döneminde kimi bölge ülkeleri ile büyük silah anlaşmaları imzalamıştır. Bunun bir örneği de Suudi Arabistan ile 110 milyar dolar değerinde olan silah anlaşmalarıdır. Gerçekte Washington Batı Asya bölgesini silahlandırmış ve silah rekabetine sürüklemiştir.
Böylece BM Güvenlik Konseyi'nin oturumu da Amerika hariç tüm üyelerin Bercam Nükleer Anlaşmasının korunmasına yaptığı vurgular ve Washington'un İran'a yönelik ithamların yöneltilmesi ile sonlandı./