Avrupa Komisyonu Başkanı'nın nükleer anlaşma çıkışı
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i140631-avrupa_komisyonu_başkanı'nın_nükleer_anlaşma_çıkışı
Avrupa Birliği ve Fransa, Almanya ve İngiltere'den oluşan Avrupa Troykası nükleer anlaşmayı desteklemelerine rağmen Amerika’nın mayıs 2018'de nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından, anlaşmanın korunması için kendi yükümlülüklerini yerine getirebilmiş değiller. Buna rağmen AB, önemini dikkate alarak nükleer anlaşmanın korunmasını istiyorlar.
(last modified 2024-12-09T04:22:16+00:00 )
Aralık 29, 2019 13:21 Europe/Istanbul
  • Avrupa Komisyonu Başkanı'nın nükleer anlaşma çıkışı

Avrupa Birliği ve Fransa, Almanya ve İngiltere'den oluşan Avrupa Troykası nükleer anlaşmayı desteklemelerine rağmen Amerika’nın mayıs 2018'de nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından, anlaşmanın korunması için kendi yükümlülüklerini yerine getirebilmiş değiller. Buna rağmen AB, önemini dikkate alarak nükleer anlaşmanın korunmasını istiyorlar.

Avrupa Birliği, nükleer anlaşmanın korunmasında ısrarcı davransa da, aslında nükleer anlaşmanın korunması adına bugüne kadar bir şey yapmamışlar, bu yüzden her geçen gün zorluklar da artıyor. Nitekim Avrupa Birliği'nin en üst düzey yürütme yetkilisi de bunu itiraf etmek zorunda kaldı. Avrupa Komisyonu'nun yeni Başkanı dün yaptığı açıklamada, nükleer anlaşmanın korunmasının her geçen gün daha zorlaştığını ifade etti.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen  İtalyan gazetesi La Republica'ya verdiği röportajda şöyle dedi: "nükleer anlaşmayı korumak yolunda başarıya ulaşmak git gide zorlaşıyor. Artan bir tehlike ile karşı karşıya kalan bir anlaşmayı korumak için İran'ın da anlaşmaya uyması gerekiyor."

Avrupa Komisyonu başkanının İran'ın bu anlaşmaya uyum sağlaması yönündeki açıklamaları, Amerika'nın tek taraflı olarak nükleer anlaşmadan çekilmesi ve İran'a yasa dışı yaptırımları yeniden uygulamasının ardından, İranlı makamların diğer taraflara anlaşma çerçevesindeki taahhütlerini yerine getirmeleri için bir yıl fırsat tanıdığı halde gerçekleşmektedir.

4+1 Grubu'nun Avrupalı üyelerini oluşturan Almanya, Fransa, İngiltere ve Avrupa Birliği şimdiye kadar kendi yükümlülüklerini yerine getirmedikleri gibi, bazı hususlarda da Amerika’nın İran'a karşı politikalarına ayak uydurmuşlar. AB ve Avrupa Troykası defalarca nükleer anlaşmanın uluslararası ve bölgesel barış ve güvenliğin korunması için önemli bir anlaşma olduğunu deklare etmiş olsalar da, anlaşılan onlar sadece İran'dan nükleer anlaşmanın korunması için adım atmasını bekliyor ve kendi rolleri ve yükümlülüklerini unutmuşlar.

Amerika’nın nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından Avrupalılar, özel mali mekanizma INSTEX gibi tedbirler üzerinden İran'ın ekonomik çıkarlarını güvence altına almak yoluyla anlaşmayı koruyacaklarına dair açıklamalarda bulunmuşlardı. Ancak Washington'un nükleer anlaşma karşıtı girişimlerine sadece söylem bazında karşı çıkarak, şimdiye kadar anlaşmanın korunması için pratikte hiçbir etkili eylemde bulunmamışlar.

Bu nedenlerden dolayı İran İslam Cumhuriyeti bir yıllık stratejik sabrının ardından nükleer anlaşmanın 26. ve 36. maddeleri uyarınca nükleer yükümlülüklerinin bir kısmını askıya almaya başladı ve şimdiye kadar bu doğrultuda Avrupa tarafına yükümlülüklerini yerine getirmeleri için tanıdığı 2 aylık fırsatların ardından 4 adım atmıştır. Tahran bununla birlikte, Avrupalı tarafların kendi yükümlülüklerini yerine getirmeleri halinde askıya aldığı bu yükümlülüklerinden hemen geri döneceğini de duyurmuştur.

Ancak Avrupa, nükleer anlaşma uyarınca kendi yükümlülüklerini yerine getirmek yerine bir süre önce bir açıklama yaparak, İran'ı Snapback-tetik mekanizmasını devreye sokmakla tehdit ettiler. Anlaşılan 6 Aralık’ta Viyana'da düzenlenen son ortak komisyon toplantısının ardından Avrupalılar bu tehditlerinden vazgeçtiler.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Ali Ekber Salihi 28 Aralık’ta yaptığı konuşmada, Avrupa'nın Snapback mekanizmasına doğru hareket etmesinin, onların istek ve niyetlerine aykırı olduğunu belirterek, "bu mekanizma aktif hala gelirse, nükleer anlaşma diye bir şey kalmaz" diye açıklamalarda bulunmuşu.

Avrupalılar, Tahran'ın nükleer anlaşma ile ilgili tehditkar söylem ve yaklaşımlar karşısında korkup, pes etmeyeceğini çok iyi bilmeliler. Nitekim Avrupa Troykası'nın önceki tehdidi asla işe yaramadı.

Avrupa Komisyonu'nun yeni Başkanı, İran'ın kendi nükleer yükümlülüklerini hafifletmesine rağmen hala nükleer anlaşmada belirlenen kısıtlamalar çerçevesinde hareket etmesini itirafı da, İran'ın nükleer anlaşmanın korunması konusunda tamamen iyi niyet sahibi olduğunu ortaya koymaktadır./