AB'nin nükleer anlaşmaya bağlılığı iddiası
AB, İran ile 5+1 grubu arasında varılan ancak daha sonra mayıs 2018'de ABD'nin çekildiği nükleer anlaşmanın korunması gerektiğini bir kez daha vurguladı.
Bu bağlamda, AB dışişleri bakanları cuma günü 10 ocak tarihinde AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ve Avrupa Troykosı dışişleri bakanlarının katılımıyla İran ve Batı Asya gündemiyle düzenlenen toplantının ardından yaptığı açıklamada, Avrupalı tarafların nükleer anlaşmanın korunmasından yana oldukları ve bu anlaşmaya bağlı kalmaya devam edeceklerini duyurdu.
AB tarafından yapılan açıklamada, İran ile imzalanan nükleer anlaşmanın çok önemli bir anlaşma olduğu ve AB'nin bu anlaşmanın korunma süresine bağlı kaldığı, olabildiğince bu anlaşmanın korunması için çaba göstermeleri gerektiği ifade edildi.
Avrupa Birliği ve Avrupa Troykası defalarca bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliğin korunması doğrultusunda nükleer anlaşmanın önemine vurgu yapmışlar, ancak anlaşılan bu ülkeler ve taraflar sadece İran'dan bu anlaşmanın korunması doğrultusunda çaba göstermesini bekleyerek, kendi rol ve yükümlülüklerini unutmuşlar.
ABD'nin mayıs 2018'de nükleer anlaşmadan çekilmesinden sonra Avrupalılar, Özel Mali Mekanizma INSTEX'i kurma gibi pratik ve uygulanabilir tedbir ve önlemler almak suretiyle İran'ın ekonomik çıkarlarını temin ederek, bu anlaşmayı koruyacaklarına dair açıklamalarda bulundular.
Ancak, Avrupalılar sadece söylem bazında kalıp, eylem olarak şimdiye kadar her hangi bir girişimde bulunmazken anlaşmanın korunması için verdikleri sözleri yerine getirmiş değiller. Fakat aynı zamanda Trump'ın nükleer anlaşmadan çekilme çağrısını da reddettiler.
Trump geçen çarşamba günü yaptığı konuşmada bir kez daha 4+1’in Avrupalı üyelerden Bercam nükleer anlaşmadan ayrılmalarını isteyerek, yeni bir anlaşmaya varmak için birlikte çalışmaları gerektiğini, böylece dünyanın daha güvenli ve barışçıl olacağını iddia etti.
Ancak Fransa Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü yaptığı açıklamada, Fransa'nın Viyana'da İran'ın nükleer programı konusunda varılan anlaşmaya bağlı kalacağını bildirirken, Fransa Dışişleri Bakanı da pazartesi günü, nükleer anlaşmanın hala sürdüğüne inandıklarını vurguladı.
Dün de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Almanya Başbakanı Angella Merkel Moskova'da nükleer anlaşmanın korunması gerektiğine vurgu yaptılar.
Bu bağlamda yapılan açıklamada şöyle ifade edildi: “Rusya ve Almanya nükleer anlaşmanın uygulanmaya devam etmesini kararlılıkla destekliyor. İranlılar, ticarette dolardan bağımsız özel bir finansal mekanizma oluşturmaya söz veren Avrupa ülkelerinin desteğine güvenme hakkına sahip. Ticari faaliyetlerde özel araç desteği sağlayacak olan INSTEX enstitüsünün sonuçta çalışmaya başlaması gerekiyor.”
Amerika’nın nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından Avrupalılar, özel mali mekanizma INSTEX gibi tedbirler üzerinden İran'ın ekonomik çıkarlarını güvence altına almak yoluyla anlaşmayı koruyacaklarına dair açıklamalarda bulunmuşlardı. Ancak Washington'un nükleer anlaşma karşıtı girişimlerine sadece söylem bazında karşı çıkarak, şimdiye kadar anlaşmanın korunması için pratikte hiçbir etkili eylemde bulunmamışlar.
Bu nedenlerden dolayı İran İslam Cumhuriyeti bir yıllık stratejik sabrının ardından nükleer anlaşmanın 26. ve 36. maddeleri uyarınca nükleer yükümlülüklerinin bir kısmını askıya almaya başladı ve şimdiye kadar bu doğrultuda Avrupa tarafına yükümlülüklerini yerine getirmeleri için tanıdığı 2'şer aylık fırsatların ardından 5 adım atmıştır. Tahran bununla birlikte, Avrupalı tarafların kendi yükümlülüklerini yerine getirmeleri halinde askıya aldığı bu yükümlülüklerinden hemen geri döneceğini de duyurmuştur.
AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Joseph Borel, yaptığı açıklamada, "Biz İran'dan nükleer anlaşma uyarınca kendi yükümlülüklerine bağlı kalmasını istiyoruz . Biz de bu anlaşmaya bağlı kalacağız" derken İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, karşı tarafın kendi yükümlülüklerini etkin şekilde yerine getirmesi halinde İran'ın da kendi yükümlülüklerine geri döneceğini vurgulayarak, İran'ın UAEA ile tam işbirliğini sürdüreceğini belirtti.
Artık Avrupalılar, açıklama yapmak yerine, pratik anlamda nükleer anlaşmanın korunması için eylemde bulunmaları gerekiyor./