Washington'un İran'a Yönelik Çifte Yaklaşımı
8 Mayıs 2018 tarihinde ABD, BERCAM Nükleer anlaşmasından çıkması ardından, İran karşıtı nükleer yaptırımları tekrar, tek taraflı ve BM Güvenlik Konseyinin 2231 sayılı kararnamesini açıkça ihlal ederek yürürlüğe geçirdi. Gerçi Washington İran'ın Nükleer işbirliği gibi bazı muafiyetlere uyması gerekir ama hala İran aleyhinde yeni yaptırımları gündemine almaya devam ediyor.
Bu doğrultuda Amerika'nın İran özel temsilcisi Perşembe günü Washington’un İran ile nükleer iş birliğine tanıdığı muafiyeti 60 gün daha uzattığını bildirdi.
Brian Hook, “Amerika Birleşik Devletleri, İran’ın nükleer faaliyetlerini kısıtlayan ve nükleer silahların yayılmasını önleyen projelerin devamını sağlayan dört kısıtlamayla ilgili muafiyetleri 60 gün daha uzatmıştır." Dedi.
Trump hükümeti bu muafiyeti uzatmasının ardından İran Atom Enerjisi Kurumu ve Kurum başkanı Ali Ekber Salihi'yi yaptırım kararı aldığını da duyurdu.
Amerika hazine Bakanlığı Washington'un İran Atom Enerjisi Kurumu ve üst düzey yetkilisine yönelik yeni yaptırımlarının genel yaptırımlar olduğunu ve bu kurum ve başkanını hedef aldığını bildirdi.
İran Atom Enerjisi Kurumu sözcüsü Behruz Kemalvendi, Salihli'ye yönelik yaptırımları Amerika'nın çaresizlikten dolayı yeni siyasi oyunu olduğunu söyleyerek, "İran'ın nükleer programları tam hızıyla devam edecek." Dedi.
Bu arada gelen bilgilere göre ise Amerika dışişleri bakanı ve hazine Bakanlığı arasında bu muafiyetlerin uzatılması konusu Amerika Dışişleri Bakanı Mike pompeo ve Amerika hazine bakanı tartışmalarının ve istişarelerinin ardından kesinleşti. Bu doğrultuda Pompeo'nun muafiyetlere karşı olduğu söylenmektedir.
Reuters haber ajansının raporuna göre bu Tartışma ve istişareler, sonunda hazine Bakanlığının lehinde biterek muafiyetler uzatıldı. Fakat yine de bu muafiyetin 90 günden 60 güne azaldığı söylenmelidir. Amerika hükümeti son kez Aralık 2019’da İran'ın barışçıl nükleer faaliyetleri alanındaki işbirliği ile ilgili muafiyetleri 90 günlüğüne uzatmış ve buna paralel olarak da İran'ın inşaat sektörünü de yaptırımlara tabi tutmuştu.
Bir diğer yandan da Amerika ve İsviçre perşembe günü yeni bir mali mekanizmanın yürürlüğe girdiğini, böylece İran'a insani yardımların gönderilebileceğini açıkladılar. Bu kanal aracılığı ile yeni ilaç kargolarının gönderebilmesi için ilk ödemenin de bu mekanizma sayesinde yapıldığını bildirdiler.
Bu iddiaya rağmen Amerika hükümeti İran ile ilgili insani yardımlar alanında birçok kez taahhütlerini yerine getirmemiştir. Washington Ekim 2019'da yeni bir talimatname çıkararak pratikte İran'a insani yardımların kapısını tamamen kapattı.
Uluslararası insan haklarını izleme örgütü Batı Asya bölgesi yöneticisi Sarah Leah Whitson ise Trump hükümeti makamlarının İran halkı yanında yer aldığını iddia ettiklerini ancak Amerika'nın geniş çaplı yaptırım sisteminin İran halkının sağlığına özellikle de onların gerekli ilaçlara erişimini engellemesine yol açtığını belirtti.
Trump hükümetinin nükleer muafiyetleri uzatması veya İran'a ilaçların gönderilmesine müsaade edildiğine dair iddiaları, onun hayırseverliği yüzünden değil, zorunluluktan dolayıdır. Çünkü bu konu, İran ile barışçıl nükleer iş birliği BERCAM anlaşmasının paragraflarından ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin kararlarındandır.
Buna ilaveten Trump hükümetinin maksimum baskı siyaseti doğrultusunda temel maddeler ve ilaçlar da hala yaptırımlar dahilindedir. Bu da Washington'un insanlık karşıtı yaklaşımını göstermektedir.
Tüm bu baskılara rağmen ancak İran İslam Cumhuriyeti defalarca Amerika'nın aşırı isteklerine teslim olmayacağını ve Avrupalı tarafların sorumlulukları hakkındaki pasifliği nedeni ile BERCAM nükleer anlaşmasındaki taahhütlerini 5 kademede azalttığını duyurmuştur./