Direniş Muhabirlerinin Zor Görev Şartları
Bir kez daha İran Radyo Televizyonu Dış Yayınlar Servisi muhabirlerinden ikisi Suriye'de teröristlerin saldırılarında yaralandılar.
Teröristlerin Suriye'nin Kuzeyinde bulunan Halep'in Güney Batı'sında havan topu ile saldırılarında İRİB dış yayınlar servisi muhabirleri, El Kevser ve El Alem kanalları çalışanları yaralandı. Her iki muhabir Halep'in güneyindeki gelişmeleri sahadan yansıtmaya çalıştıkları sırada yaralandılar.
Suriye krizi Mart 2011'den başladı böylece Mart 2020'de dokuzuncu yılını da dolduracaktır. Bu krizin meydatik olarak yansıtılması ise bu 9 yılda hep devam etmiştir. Medya çalışanları ve muhabirler savaşlarda ve krizlerde belirgin bir rol oynamışlardır. Ünlü Amerikan düşünür Joseph Nye ise medyaların kişilerin inançlarını yeniden şekillendireceğini ve krizleri körükleyebileceklerini ya da yatıştırabileceklerini söylüyor.
Katar'ın Al Jazeera televizyon kanalı ise 2000 yılında İkinci İntifada sırasında 12 yaşında Filistinli çocuk Muhammed El Dovre'nin babasının kucağında Siyonistlerin kurşunlarına hedef olarak şehit düştüğünü yayımladı. Bu görüntüler aslında Siyonist Rejim askerlerinin acımasızlığı ve vahşiliğini dünya kamuoyunun gözlerinin önüne serdi.
Suriye krizi ise dünyadaki tüm medya ve iletişim araçları tarafından yansıtılsa da ancak Batı'nın medyatik imparatorluğu ve Arap dünyasının kimi tanınmış kanalları Suriye gelişmelerini çarpıtarak yansıtmaktadır.
Söz konusu medya organları gerçekleri ters düz göstererek bu yöntem sayesinde Suriye krizinin siyasi ve sahadaki gerçeklerini çarpıtmaya çalışıp uluslararası camiayı Şam hükümeti aleyhinde ayağa kaldırmaya çalışmıştır. Bu yöntem, özellikle de Suriye hükümetinin kimyasal silah kullanımı söylentilerinin ortaya atıldığı sırada daha da belirgin bir şekilde göze çarpmaktadır.
Ancak tüm bu gerçekleri saptırma girişimleri arasında emperyalist medyaların yaklaşımından uzak durarak bağımsız bir şekilde Suriye'nin siyasi ve sahadaki gerçeklerini yansıtan medya organları da oldu. Bu iletişim araçları ise bilgileri gerçek bir şekilde ve çarpıtmadan dinleyici ve izleyicilerine aktarmaya çalıştılar. İran İslam Cumhuriyeti Radyo Televizyon Kurumu dış yayınlar servisi organları bu bağımsız medya organları arasında yer aldı.
İran İslam Cumhuriyeti Radyo Televizyon Kurumu Dış Yayınlar servisi muhabirleri bu yolda karalama propagandalara hedef olmalarının yanı sıra kimi durumlarda da teröristlerin sahadaki saldırılarına uğrayıp yarandılar ve hatta şehit düştüler. Bu çerçevede Press TV kanalı muhabiri Maya Naser Eylül 2012'de Şam'da teröristlerin saldırısına maruz kalıp şehit düştü. Yine İRİB dış yayınlar servisi muhabiri Mohsen Hazayi Kasım 2016'da teröristlerin saldırıları sonucu Halep'te şehit düştü.
Bu arada birçok muhabir de Suriye gerçeklerini yansıtmaya çalışırken yaralandıiar. Bunlar arasında İRİB muhabiri Muhammed Hasan Hüseyni Ağustos 2015'te Suriye ordusunun ülkenin Kuzey Batı'sında Lazıkiye yüksekliklerinde gerçekleştirdiği operasyonlar ile ilgili gelişmelerini iletirken şarapnel parçaları ile yaralandı.
El Alem kanalı muhabiri Ziya Kaddur ve bu kanalın kameramanı İbrahim El Kehil ve de El Kevser kanalı muhabiri Sahib El Mısri de 2 Şubat'ta Halep'in Güney Batı'sında yaralandılar.
İran İslam Cumhuriyeti radyo televizyon kurumu dış yayınlar servisi muhabirleri ve basın mensuplarının bu şehadetler ve yaralanmaları, aslında onların büyük ve aydınlatıcı ancak bir o kadar riskli bir görev üstlendiklerini gösteriyor.
Yaşanan tüm büyük risklere rağmen, bu özverili medyatik personel görevlerini sevgi ve ilgi ile yerine getirmektedirler./