Bercam, “maksimum baskı”nın yenilgisinden Pompeo’nun “hayalleri”ne
İran İslam cumhuriyetinin BM temsilcisi Amerika’nın İran’a silah kısıtlamasını uzatma çalışmalarının Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2231 sayılı kararına aykırı olduğunu belirtti.
İran’ın BM temsilcisi Mecit Taht-ı Revançi Çarşamba günü yaptığı açıklamada Amerika’nın Bercam’da olduğu iddiasının tarihi bir mizah olduğunun altını çizerek, açıkça “Amerika’nın Bercam’dan çekilmesi ile hem Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 2231 sayılı kararı ve hem bu anlaşmadaki sorumluluklarını ihlal ettiğini” açıkça belirtti.
Taht-ı Revançi, BM Güvenlik Konseyi üyelerinin İran'a yönelik silah kısıtlamalarının kaldırılmasına engel olma yönündeki her hangi bir hareketin bu konseyin 2231 sayılı kararnamesine aykırı olduğunu bilmeleri gerektiğini söyledi.
Amerika dışişleri bakanı Mike Pomepo Bercam nükleer anlaşmasında İran’a belirlenen 5 yıllık sürenin ardından bu anlaşmayı kullanarak silah yaptırımlarını uzatma çabaları çeşitli tepkilerle karşılaştı.
Amerika diplomasi sistemine katılması ile davranış ve hareketlerinde İran’a olan husumetini açıkça gösteren Mike Pompeo ülkesinin Bercam’dan 2 yıl önce çekilmesi ardından, Washington’un Tahran’a karşı eski girişimlerinin yenilgiye uğradığını gösteren bir süreçten söz ediyor.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2231 sayılı kararı ve Bercam nükleer anlaşma uyarınca 18 Ekim 2020 tarihinde sona eren İran’a yönelik silah yaptırımını uzatma çalışmalarında olan Amerika’nın çabaları Beyaz Saray’ın savaş bayraktarlarının çaresizliğini gösteriyor üstelik Amerika’nın bu senaryosu da hukuki her hangi bir dayanağı da yoktur.
Amerika’nın 8 Mayıs 2018 tarihinde Bercam anlaşmasından çekilmesi ile birlikte Washington İran’a karşı yaptırımları tekrar uygulayaak maksimum baskı siyasetini izledi. Fakat İran göstermiş olduğu stratejik sabır ve izlediği zeki ve güdümlü siyasetleri ile Bercam’daki sorumluluklarına bağlı kaldı ve Amerika’nın senaryosu böylece yenilgiye uğradı.
Şimdi Amerika maksimum baskı siyasetlerinin hüsrana uğraması ardından hala kendini Bercam’ın ortaklarından bilerek yeni senaryosunu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2231 no.lu kararı ile ilerletmeye çalışıyor.
İran dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif ise pazartesi Pompeo’nun maksimum baskı siyasetinde fiyasko yenilgisi ardından şimdi Bercam’ın ortağı olmak istediğine değinerek Amerikalılara hitaben, “ hayal üretmekten vazgeçin; İran halkı her zaman kendi kaderini belirlemiştir” dedi.
Amerika bu bahane ile İran’a karşı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 18 Ekim 2020 tarihinde sona erecek olan silah yaptırımını uzatmaya çalışırken, hala 2231 sayılı kararın bir üyesi ve dolayısı ile Bercam’ın bir ortağı sayıldığını iddia ediyor.
İran Bercam nükleer anlaşmasının yürürlüğe girmesi ile eşzamanlı olarak 2231 sayılı kararla 5 yıla kadar silah satın almaktan menedildi. Fakat bu kısıtlama 18 Ekim 2020 tarihinde sona erecektir.
Bu şartlarda üniversite hocası ve uluslararası meseleler uzmanı Ahmet Nakibzade’nin belirttiğine göre, “Amerika’nın hala Bercam’ın bir parçası olduğuna dair iddiası için her hangi bir hukuki temel bulunmuyor.”
İran’ın UAEA’nın raporlarına göre Bercam’daki sorumluluklarına bağlı kaldığına göre anlaşmanın 36 ve 37. Maddelerinde belirlenen ihtilafı çözme mekanizması olan tetik mekanizmasının aktifleştirilmesi için hiçbir yasal veya hukuki dayanak mevcut değildir.
Bu şartlarda İran’a silah yaptırımının 18 Ekim 2020 tarihinden sonra kaldırılmasına yönelik her türlü muhalefetin yasal ve hukuki dayanağı yoktur ve Güvenlik Konseyi de Amerika’nın yeni siyasi oyununa gelmemelidir./