Rusya'nın ABD'nin nükleer anlaşmaya karşı çifte yaklaşımını eleştirmesi üzerine
Amerika yönetimi Mayıs 2018'de nükleer anlaşmadan çekilmesine rağmen, menfaatleri gerektirdiğinde bu anlaşmaya veya 2231 sayılı kararname maddelerine istinat ediyor. Bu mesele, özellikle İran'a yönelik silah yaptırımın uzatılmasına ilişkin Amerika’nın isteğinde bariz bir şekilde göze çarparken Rusya’nın tepkisine sebep olmuştur.
Bu doğrultuda Rusya'nın BM Viyana Büyükelçisi Mihail Olyanov, ABD'nin Güvenlik Konseyi'nde İran'a yönelik silah yaptırımın uzatılmasına ilişkin çabalarına tepki göstererek, “Washington'un 2231 sayılı kararname çerçevesinde kendine bir takım haklar tanıdığını ileri sürdüğünü fakat kendi yükümlülüklerinden hiç konuşmadığını” belirtti.
Olyanov attığı twitte, ABD'nin Kapsamlı Ortak Eylem Planı denen nükleer anlaşma çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getirmemek suretiyle bu anlaşmayı zayıflattığını kaydetti.
ABD, ekim 2020'de Güvenlik Konseyi'nin 2231 sayılı kararnamesi uyarınca sona erecek İran'a yönelik silah yaptırımının uzatılması için 2019’dan itibaren çabalarına başlatmıştır. Bu doğrultuda amerika yetkilileri özellikle dışişleri bakanı Mike Pompeo kendi açıklamaları defalarca İran'a yönelik silah yaptırımının kaldırılmasının, bölgede silahlanma rekabeti gibi olumsuz duruma yol açacağı iddiasında bulunarak, İran'ı terörizmi desteklemekle suçlayarak, bu yaptırımların uzatılmasını istemişlerdir.
Ancak bu iddialar ve ithamlar, 4+1 grubunun Doğulu üyeleri yani Rusya ve Çin’i ikna etmemiş. Avrupa Troykası ve AB'den oluşan 4+1 grubunun Batılı üyeleri ise bu iddiayı desteklemek yerine sırf endişe duyduklarını dile getirerek, silah yaptırımının kaldırılması dahil 2231 sayılı kararnamesinin uygulanmasına vurgu yapmış bulunuyor.
Böylece Trump yönetimi bu bağlamda yalnız kalmış ve İran'a yönelik silah yaptırımının uzatılmasına ilişkin isteğinin hayata geçirilmesi için hiçbir bahaneye sahip olmadığından, ABD'nin nükleer anlaşmanın tarafı olduğunu ve "Tetik Mekanizması" dahil anlaşmadan kaynaklanan yetkilere sahip olduğunu, ayrıca 2231 sayılı kararnamesinin üyesi olduğunu gündeme getirmiştir.
Pompeo ise 2020 başkanlık seçimleri için Demokrat Parti'nin eski adayı Elizabeth Warren ile twitter üzerinden girdiği tartışmada, Güvenlik Konseyi'nin 2231 sayılı kararnamesinden kaynaklanan ABD'nin haklarının nükleer anlaşmadan ayrı olduğunu ileri sürmesi, birçok eleştiriye yol açtı.
Warren birkaç gün önce attığı twitte, İran'a yönelik uluslararası yasak ve silah yaptırımının ekim ayında sona ereceğini, ancak Trump yönetiminin bu yaptırımların uzatılması için birden 2018’de çekildiği nükleer anlaşmanın taraflarından biri olduğunu iddia ettiğini, bunun ise anlamsız olduğunu kaydetti.
Pompeo ise Warren'in tweetine verdiği yanıtta ise, Warren'in hukuk bilimini bir kez daha gözden geçirmesi gerektiğini, bu hukuk uyarınca BM Güvenlik Konseyi'nin 2231 sayılı kararnamesi çerçevesinde sahip oldukları hakların nükleer anlaşmadan farklı olduğunu ileri sürdü.
Warren de verdiği yanıtta, Güvenlik Konseyi'nin 2231 sayılı kararnamenin 10. Maddesinin, ABD'nin anlaşmazlıkları, onların çekilmekle kendi seçimleri ve güvenliklerini kısıtladığı nükleer anlaşma çerçevesinde çözmesini istediğini, kaydetti.
Esasında Trump yönetiminin iddiaları ve argümanları kimseyi ikna etmiş değil. Rusya'nin Viyana Temsilcisi Olyanov'un da attığı tweet, tam da bu doğrultuda değerlendirilebilir.
Pompeo, İran'a yönelik silah yaptırımının uzatılması için çabalarını yoğunlaştırdığı bir sırada Reuters dahil Batılı haber kaynaklar bile, bu çabaların muhtemelen çıkmaza gireceğini belirtiyor.
Buna rağmen Trump yönetimi geçtiğimiz günlerde Güvenlik Konseyi'nin bazı üyeleri arasında İran'a yönelik silah yaptırımının uzatılmasına ilişkin bir kararname taslağını dağıttı. Bu taslağın onaylanması için Güvenlik Konseyi'nin 9 üyesinin evet oyu vermesi ve Rusya ve Çin tarafından veto edilmemesi gerekiyor.
Pekin ve Moskova ise açık şekilde İran'a yönelik silah yaptırımının tamamen kaldırılmasını istediklerini ABD'ye bildirmiş bulunuyor. Böylece ABD'nin tek taraflı yaklaşımı bir kez daha büyük bir yenilgiye maruz kalacak./