Cumhuriyetçilerin İran'a Yaptırım İçin Yeni Planı
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i148550-cumhuriyetçilerin_İran'a_yaptırım_İçin_yeni_planı
Amerika son kırkı yılda her daim yaptırımları İran aleyhindeki başlıca siyaseti olarak belirlemiştir. Buna rağmen Donald Trump'ın başkanlığı döneminde bu yaklaşım maksimum baskı siyaseti çerçevesinde yeni boyutlar kazanarak geçmişte görülmemiş şekle bürünmüştür. Şimdi de Kongre cumhuriyetçileri de aynı doğrultuda hareketle Trump hükümetine paralel İran'a yaptırımları şiddetlendirmek niyetindeler.
(last modified 2025-12-28T12:04:12+00:00 )
Haziran 12, 2020 02:51 Europe/Istanbul
  • Cumhuriyetçilerin İran'a Yaptırım İçin Yeni Planı

Amerika son kırkı yılda her daim yaptırımları İran aleyhindeki başlıca siyaseti olarak belirlemiştir. Buna rağmen Donald Trump'ın başkanlığı döneminde bu yaklaşım maksimum baskı siyaseti çerçevesinde yeni boyutlar kazanarak geçmişte görülmemiş şekle bürünmüştür. Şimdi de Kongre cumhuriyetçileri de aynı doğrultuda hareketle Trump hükümetine paralel İran'a yaptırımları şiddetlendirmek niyetindeler.

Bu çerçevede Amerika kongresi cumhuriyetçileri Çarşamba günü  İran'a yönelik iddia ettikleri en ağır yaptırımlar paketi önerisini sundular.  Cumhuriyetçilerin  Araştırma Komitesinin 13 üyesi tarafından önerilen planda Washington'dan  İran'a karşı daha sert siyasetler izlenmesi isteniyor.
Kongre'de Cumhuriyetçi temsilcileri, 11 sayfalık planda İran'a ve ortaklarına yaptırımların şiddetlenmesine ve  Yemen Ensarullah Hareketi gibi İran ortaklarının da terör listelerine alınmasını talep etmektedirler. 
Cumhuriyetçi partisi Araştırma Komitesi  raporuna esasen hazırlanan planında, İran ve bölgede kişilerin ve grupların yaptırımlara tabi tutulması gibi 25 tavsiye, Trump hükümetine hitaben yapılmıştır.   Doğrudan İran'ı hedef alan yaptırımlar arasında ise "İran'a yönelik uluslararası yaptırımların otomatikman geri dönme mekanizması, İran'a yönelik BM Güvenlik Konseyi silah yaptırımın uzatılması,  İslam İnkılabı Devrim Muhafızları Hava-Uzay komutanı Emir Ali Hacizade'nin boykot edilmesi ve İran'ın otomotiv, inşaat, finans ve petrokimya sektörünün yaptırımlarına tabi tutulmasına değinmek mümkün. 
Planda ayrıca Amerika hükümetinden  INSTEX olarak bilinen  mali mekanizmayı da  yaptırımlara dahil etmesi ve  Amerika hazine bakanlığı alt kurumlarından  yabancı malvarlıkları denetleme idaresinden  İran'a yönelik yaptırımları genişletmeyi talep etmesi de istenmiştir. 
Amerikan yasa koyucuları, "Avrupa Birliği doğrudan  yaptırımlar altına bulunan  kurumlar ile  mali ileme geçerse Amerika'nın İran'a yönelik yaptırımlarının da bir anlamı yoktur." İfadelerinde bulundular.
Planıı sunan çalışma grubu,  Washington'dan  Rusya hükümetini İran İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu, Hizbullah ve Taliban'ı desteklemesinden dolayı terör destekçisi hükümetler listesine almasını da istemiştir. 
Planın geçmişte görülmemiş boyutları da vardır. Nitekim Rusya'nın da İran ve kimi Amerika karşıtı grupları desteklemesinden dolayı yaptırımlara tabi tutulmasını istiyor.  Görünen o ki  Amerika yönetim kademesi ve yapısında Trump'ın partisinde bulunan Cumhuriyetçiler başkanın son görev yılında İran ve uluslararası ve bölgesel müttefiklerine baskıları denemek istiyorlar.   Onlar Tahran'ın teslim olarak dışişleri bakanı Mike Pompeo'nun 12 maddelik şartnamesi çerçevesinde müzakere masasına oturacağını düşünüyorlar.  
Buna rağmen  ilk başlarda boş bir düşünceye kapılıp İran'ın baskılar karşısında teslim olacağını zanneden Trump  şimdi  de  her şeye rağmen İran'ı teslim ettiremediğini anlamıştır.  Gerçekte İran da Amerika'nın maksimum baskı siyaseti karşısında maksimum direniş siyasetini izlemiştir.  
Jaret Blanc ve Philip Gordon gibi Amerikan uzmanlar ise   Washington'un maksimum baskı siyasetinin açıklanan hiçbir hedefine ulaşmadığını belirtmiştir. 
Burada sorulması gereken önemli bir soru da  Trump hükümetinin İran'a karşı başarısızlığı ardından, cumhuriyetçilerin  hangi düşünce ile İran'a yaptırımların artmasını ve bu planını kongrede onaylatmak istemesidir. 
Burada önemli olan nokta stratejik bölgelerde İran'ın, Çin ve Rusya gibi Amerika için rakip sayılmaması, Cumhuriyetçilerin  İran'ı önemli bir sorun olarak adlandırmasıdır.  Bu itiraf aslında  Amerika'nın tüm baskılarına rağmen İran'ı bölgesel olarak güç saydığını  ve Batı Asya'da belirleyici bir role sahip olduğunu gösteriyor. 
Belki de sunulan bu planda bu yüzden İran ile iyi ilişkiler geliştiren  ülkeler ve gruplar hedef alınmıştır.  Buna ilaveten Cumhuriyetçi temsilciler  Amerika başkanının İran'a karşı savaşla ilgili yetkilerinin azaltılmasını isteyen demokratların tersine  Amerika başkanının terörist organizasyonlara karşı ülkenin güvenini garanti altına alması için başkanın savaş yetkilerinin yeniden gözden geçirilmesini istiyorlar.
Görüne o ki  Cumhuriyetçilerin İran'a karşı tartışmalı planı kongre tarafından onaylansa ve Trump'ın da beğenisini kazanarak yasaya dönüşse bile   İran veya uluslararası ve bölgesel ortaklarına pek etki yapmayacaktır. 
Gerçekte Amerika  şimdiye dek İran'a karşı elinden gelen baskıları uygulamışken artık daha fazla baskı yapması için pek aracı kalmamıştır./