Avrupa Troykasının İran Aleyhindeki Bildirisi
Avrupa Birliği ve başta Avrupa Troykası BERCAM nükleer anlaşmasının gerçekleşmesinde önemli bir rol ifa etti. Ancak Amerika'nın bu anlaşmadan çekilmesinin ardından bu alanda olumsuz ve savunulması zor bir rol oynadılar. Avrupa Troykasının bu alandaki son tutumu da bu gerçeğin göstergesidir. 4+1 grubuna üye üç Avrupalı ülke Salı günü Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı yöneticiler konseyinde İran'a denetim ve doğrulama mekanizmasına dahil edilmesi doğrultusunda bir bildiri yayımladı.
Avrupalı ülkeler bu bildiride BERCAM nükleer anlaşmasında sözü geçen tahkim mekanizması doğrultusunda olduğunu belirttiler. Üç Avrupalı ülke bu bildiride İran'ı bu anlaşmayı ihlal etmekle suçlayıp kendilerinin de bu anlaşmayı desteklediklerini iddia ederek şöyle bir açıklamada bulundular:" Nükleer anlaşmanın tarafları olarak bu anlaşmanın desteklenmesini ve bu anlaşmanın tam olarak korunması ve uygulanması yönündeki taahhütlerimiz doğrultusundaki işbirliklerimizi devamını hatırlatmak isteriz. Biz aşırı derecede ciddi ve geri getirilemeyecek sonuçları olan İran'ın nükleer anlaşmasındaki taahhütlerini ihlal etmesinden kaygılıyız. "
Avrupa Troykası daha önce de İran'ın bu anlaşmadaki taahhütlerini azaltma adımlarını kınamış ve İran'ın bu süreci durdurmasını ve eski duruma geri dönmesini istemişti. Son dönemde de Amerika tam olarak nükleer anlaşmanın dağılmasına odaklanmışken Avrupalılar şöyle bir girişimde bulundular. Bu yüzden Amerika Avrupalıların tahkim mekanizmasını çalıştırmasına da hep destek çıkmıştır. Avrupa Troykası İran'ın adım adım nükleer taahhütlerini azaltması bahanesi ile BERCAM nükleer anlaşmasındaki tahkim mekanizmasını 14 Ocak tarihinde çalıştırmıştır. Aynı zamanda Avrupa Troykası İran'a karşı ithamlarda da bulunmuştur. Özellikle de Amerika'nın BERCAM nükleer anlaşmasından çekilmesinin ardından Avrupa'nın sergilediği tavırlar göz önünde bulundurulduğunda Avrupa'nın İran'a yönelik taahhütlerinde ne denli başarısız kaldığı da ortaya çıkmaktadır.
Buna rağmen İran kendi milli çıkarları çerçevesinde BERCAM nükleer anlaşmasını kabul etmiş ve 4+1'den de bu anlaşmadaki taahhütlerine bağlı kalmasını istemiştir. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin belirttiğine göre " Tahran'ın BERCAM nükleer anlaşmasındaki taahhütlerini azaltması girişimi, bu anlaşma çerçevesinde ve bu anlaşmanın koruması için olmuştur. İran hala Avrupa Birliği ile sorunların çözülmesi için işbirliği yapmaya hazırdır. "
Aslında Avrupa Birliği bu anlaşma gereği İran'ın ekonomik, ticari ve petrol satışı alanındaki yaptırımlardan etkilenmesini azaltmak yerine sırf bu doğrultudaki İNSTEX mali sisteminin uygulandığını bildirdi. Avrupa Troykası bildirisinde şu ifadeler dikkat çekmektedir:" Avrupa Troykası olarak BERCAM nükleer anlaşmasında öngörüldüğü gibi yaptırımların kaldırılması sürecini devam ettirip İNSTEX'i tamamen hayata geçirerek İran ile meşru ticaretin gelişmesi için ek çabalarda bulunuruz. "
Burada sorulması gereken önemli bir soru ise şu; Avrupalılar ne zaman ve nasıl İNSTEX'i tam olarak hayata geçirmişlerdir.
Bir başka konu da, Avrupa Troykası bildirisinde İran'ın Avrupa'nın sözlerini tutmamasına karşılık taahhütlerini azaltmasına ihlal ifadesinin ancak Amerika'nın bu anlaşmadan çıkmasına sadece çıkış ifadesinin kullanılmasıdır. Bu doğrultuda 3 Avrupalı ülke Amerika'nın nükleer anlaşmadan çıkmasından dolayı sırf esef duyduklarını bildirmişler ancak İran'ın sözde ihlalinden dolayı tahkim mekanizmasını çalıştırmışlardır. Bu bildiride bu hususta şu ifadelere yer verilmiştir:"Biz her zaman Amerika'nın BERCAM anlaşmasından çıkmasından dolayı ayrıca bu anlaşmanın anahtar bölümlerinden olan Güvenlik Konseyi 2231 sayılı kararında da onaylanan nükleer silahların yayılmasının yasaklanması ile ilgili projeler ile alakalı yaptırımlardaki muafiyetlerin uzatılmaması hususta açıkça esef duyduğumuzu ifade etmişiz. "
Bu bildiride ifade edilen başka bir husus da UAEK'nun İran'a yönelik yaklaşımının desteklenmesidir. Bu hususta ise bildiride şöyle yazılmıştır:" Biz, UAEK'ndan BERCAM nükleer anlaşmasının İran tarafından uygulanması hususundaki doğrulama çalışmalarını tarafsızca ve profesyonelce görüp bunu takdir ediyoruz. "
Aslında UAEK başkanı Grossi İran'ı işbirliği yapmamakla itham etmiştir. UAEK ise geçen ay bir rapor yayımlayarak İran'ın nükleer tesislerini geçmişte görülmemiş şekilde incelediğini belirterek 2000 yılından beri nükleer maddeler üzerinde küçük çaplı olarak testler yapılmış mekanları da denetleme talepleri olduklarını söyledi.
UAEK'nun bu yasa dışı talebi ise İran'ın olumsuz yanıtı ile karşılaştı. İran UAEK'nun görevlerinin ve yetkilerinin belli olduğunu ve Tahran'ın İran'ın Siyonist Rejimi ve Amerika gibi düşmanlarının her iddiası yüzünden her mekanın denetlenmesine izin vermek zorunda olmadığını belirtmiştir.