Amerika'nın İran ve Çin İlişkilerini Bozmaya Yönelik Boşa Kürek Sallaması
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i151100-amerika'nın_İran_ve_Çin_İlişkilerini_bozmaya_yönelik_boşa_kürek_sallaması
Trump başkanlığı döneminde İran ve Çin'e yönelik baskıları arttırmaya odaklanan Amerika yönetimi şimdi de Çin ve İran'ın yakınlaşmasından kaygıları artarak uyarı yapmasına neden olmuştur.
(last modified 2026-02-27T01:18:51+00:00 )
Ağustos 04, 2020 01:36 Europe/Istanbul
  • Amerika'nın İran ve Çin İlişkilerini Bozmaya Yönelik Boşa Kürek Sallaması

Trump başkanlığı döneminde İran ve Çin'e yönelik baskıları arttırmaya odaklanan Amerika yönetimi şimdi de Çin ve İran'ın yakınlaşmasından kaygıları artarak uyarı yapmasına neden olmuştur.

Amerika dışişleri bakanı Mike Pompeo'nun  İran ve Çin'in  stratejik anlaşması hususundaki açıklamaları, Washington'un kaygılı olduğunu gösteriyor. Tahran aleyhinde yapılan yaptırımların Pekin aleyhinde de uygulanmasını isteyen Pompeo, Pazar akşamı  Fox News habere verdiği röportajda   İran ve Çin'in 25 yıllık kapsamlı işbirliği belgesi ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, İran aleyhinde yürürlüğe soktukları tüm yaptırımlar Çin'in komünist partisi, şirketleri ve devlet kurum ve kuruluşlarına de uygulayacaklarını söyledi. Pompeo ayrıca  Çin ve İran stratejik işbirliğinin  Batı Asya'yı istikrarsızlaştıracağını ve Siyonist Rejim, Suudi Arabistan ve BAE'ni de tehlikeye sokacağını belirtti.
Pompeo'nun yeni açıklamaları Washington'un İran ve Çin'in yakınlaşmasıyla bu iki ülkeye karşı siyasetleri ve girişimlerini de pekiştireceğini gösteriyor.  Aynı zamanda Pompeo'nun Çin'i de İran'ın yaptırımları gibi yaptırımlar ile cezalandırma tehdidi Amerika ve Çin'i yeni bir gerilim aşamasına taşıyabilir. 
Trump hükümeti stratejik belgelerinde hep  Çin ve İran'a karşı olumsuz ve tehditvari bir yaklaşım sergilemiştir. Amerika ulusal güvenlik stratejik belgesinde ise açık bir şekilde Çin Amerika'nın finansal ve güvenlik çıkarlarına darbe vurmak peşinde olan  reformcu küresel bir güç olarak tanıtılırken,  Amerika'nın çıkarları, etkinliği ve gücüne karşı olan bir sorun olarak belirlenmiştir.  
Washington, Trump döneminde Çin ile farklı alanlarda girişimlerde bulunulmuştur. Amerika ticari ve ekonomik şartları dayatmaya çalışmasının yanı sıra  bu ülkenin içişlerine de karışıp özellikle de Hong Kong ve Doğu Türkistan bölgesini insan hakları ihlalleri bahanesi ile  hep gündeme almaya çalışmıştır. 
Amerika Aynı zamanda İslam Cumhuriyeti nizamın anti emperyalist mahiyetinden dolayı da düşman bellemiş ve son 42 yılda her daim İslam Cumhuriyetini farklı komplolar ve yaptırımlarla zayıflatmaya ve devirmeye çalışmıştır. Donald Trump başkanlığı döneminde ise  bu süreç Amerika'nın BERCAM nükleer anlaşmasından çıkmasının ardından  maksimum baskı siyasetleri çerçevesinde devam ettirilmiştir. 
Şimdi de Washington'un hasmane girişimleri ve baskılarına maruz kalan İran ve Çin, stratejik bir anlaşma çerçevesinde ikili ilişkilerini topyekun olarak geliştirmek istiyorlar.  Bu anlaşmanın farklı boyutları özellikle de ekonomik ve ticari alandaki  maddelerinin uygulanması halinde İran karşıtı baskılar da iyice azalacaktır.  
California Üniversitesi hocalarından Ronnie Lipschutz İran ve Çin anlaşmasını Amerika hegemonyası için bir sorun olduğuna işaretle, "Amerika ve Çin ilişkilerinin  vahim durumda olmasından dolayı  bu anlaşma Çin'in bölgedeki etkinliğini de arttıracaktır." Diyor.  
New York Times gazetesi ise  Tahran ve Pekin arasındaki 25 yıllık kapsamlı stratejik anlaşmasının detaylarına değinerek  bu durumun Çin'in Batı Asya'daki etkinliğini yoğunlaştıracağını ve İran'ın Amerika yaptırımlarına karşı  ekonomik gücünü de arttıracağını belirtti. 
Bu anlaşmada iki tarafın altı ana başlıkta işbirliklerini arttırmaları hedeflenmiştir. Bunlar İran'ın doğalgaz ve petrolünün satın alınması, İran'ın altyapısında özellikle de Çabahar ve Bender Abbas limanına yatırım yapılması, 5G teknolojilerin ve yapay zekanın geliştirilmesi, bankacılık ve ticaret,  terörizm ile mücadele ekseninde savunma çalışmaları ve çok taraflı kurumların koordine hareket etmesini oluşturuyor. 
  Amerika dış ilişkiler konseyi üyesi Şirin Hunter'in söylediğine göre "İran ve Çin  anlaşması  Çin'in bölgesel konumunu güçlendirip  Amerika'nın Fars Körfezi bölgesindeki stratejik üstünlüğünü  zayıflatabilir...İran ve Çin arasındaki anlaşma hayata geçirilirse  İran'ın  ekonomisi  canlanacak ve siyasetleri de perçinlenecektir."
 Bu mesele Trump hükümeti için pahalıya mal oluyor ve bu yüzden açık bir şekilde karşı tutum sergiliyor. Tabii  Washington'un bu kez de bahanesi, İran'a yönelik silah yaptırımlarının kaldırılmasına karşı muhalefeti gibi, bu durumun Batı Asya'da istikrarsızlığı arttıracağını ve de Washington'un bölgedeki ortakları ve müttefiklerini tehlikeye düşüreceği iddiasıdır.
 Amerika'nın bu iddiası ise  İran'ın bölgesel istikrar ve  barış alanındaki eksen ve etkin rolü ve konumuna ters düşmektedir.  Fakat Tahran açısından, Washington siyasetleri ve girişimleri özellikle de Batı Asya'daki askeri varlığı, bölgeyi istikrarsızlaştırırken güvensizliğini arttırıyor. /