Demokratların İran’a karşı Trump’ın yenilgisini vurgulaması
Trump hükümeti 8 Mayıs 2018 tarihinde illegal bir şekilde, kendi tabirleri ile Amerikan tarihinin en kötü anlaşması olan Bercam nükleer anlaşmadan çekilmesi ardından maksimum baskı siyaseti çerçevesinde tarihte eşine rastlanmayan ağır yaptırımları İran İslam cumhuriyetine karşı uyguladı. Fakat buna rağmen bu siyasetin başarısız kalması her geçen gün daha da açığa çıkıyor.
Amerika’nın İran özel temsilcisi Elliott Abrams’ın katılımı ile 24 Eylül Perşembe günü düzenlenen Amerika senatosu dış ilişkiler komitesi dinleme oturumunda, Demokrat senatörler Beyaz Saray’ın İran’a karşı siyasetlerini yoğun şekilde eleştirerek, Washington’un maksimum siyasetinin Tahran’ı inzivaya sürükleyemediğini vurguladılar.
Senatörlere göre hali hazırda Washington tarafından İran’a karşı uygulanan azami baskı siyaseti, İran’ı durduramazken üstelik daha da güçlendirmiştir. Senato Dış İlişkiler Komitesi kıdemli üyesi Bob Menendez Irak’ta Amerikan askeri terör güçlerine saldırıların daha da arttığına işaretle, İran’ın inzivaya itildiği ve zayıfladığına dair Beyaz Saray’ın iddialarını reddetti.
Senatör Chris Murphy de İran’ın Suriye hükümeti ile ilişkilerine işaretle, İran’ın Yemen Ensarullah halk direniş hareketine destek verdiğini iddia ederek, tüm bunların İran’ın Barack Obama başkanlığının sona erdiği döneme göre bugün Batı Asya bölgesinde daha da güçlendiğini gösterdiğini söyledi.
Maryland Senatörü Bob Cardin, Trump yönetiminin Bercam nükleer anlaşmadan çekilerek Avrupalı müttefiklerinden uzaklaştığını ve İran konusu nedeni ile Avrupalılarla gergin ilişkileri olduğunu ifade etti.
Trump hükümetinin İran’a karşı siyasetinin başarısızlığı sadece rakipleri ve müttefikleri tarafından değil defalarca bizzat Amerikalı yetkililer ve yorumcuları tarafından da açıkça belirtilmiştir, nitekim Demokrat senatörlerin de itirafları bu bağlamda değerlendirilebilir, zira inkar edilemeyen bir gerçeğe değinmişlerdir.
Amerikalı siyaset uzmanlarından Paul Pilar’a göre, “birçok emare, Trump’ın İran’ı teslime zorlamak için baskıları arttırma eylemlerinin yenilgiye uğradığını gösteriyor, zira hatta bu stratejiden yana olanlar bile yenilgisini kabul ediyorlar.”
Aslında başkan Trump ve dışişleri bakanı Mike Pompeo gibi hükümetinin üst düzey yetkililerinin, İran ekonomisinin maksimum baskı sonucu zayıfladığına dair tekrardan ibaret iddialarına rağmen, pratikte İran “maksimum direniş” siyaseti ile Washington’un bu siyasetine yanıt vermekle kalmıyor, üstelik Trump yönetimi bu siyasetlerle, başta İran’ın barışçıl nükleer programlarını kısıtlama veya bölgesel siyasetlerini değiştirme ya da savunma füze kabiliyetini engelleme gibi hedeflerinin hiç birine ulaşamadı.
Washington Examiner dergisinin yazarı Daniel Depetris, Hill sitesinde kısa bir makalede, “Washington hükümetinin İran’a iki yıl süren baskı ve yaptırım siyasetinin de İran’ı müzakere için tekrar teslim edemediğini” yazdı.
Her ne kadar Washington İran’a karşı tarihte benzersiz olan maksimum baskı siyaseti ile Tahran’ı Mike Pompeo’nun Mayıs 2018’de 12 maddelik isteklerine teslim alabileceğini iddia etse de gerçek bundan çok farklıdır. Zira İran halkının bunca yaptırıma rağmen örnek gösterilecek olan direnişi, Donald Trump hükümetinin çaresizliği ve maksimum baskı siyasetinin yenilgiye uğramasına sebep olurken üstelik bu süre içerisinde, İran’a karşı çok sert ve hasmane tutumları ile bilinen Amerika’nın eski İran özel temsilcisi Brian Hook gibi bir çok Washington yetkilinin istifası veya görevden alınmasına sebep oldu. Tüm bunlar Amerika’nın büyük yenilgisi ve İran İslam cumhuriyetinin zaferinin en açık belirtisidir. /