İran Aleyhindeki Tekrarlanan İddialar
-
Enver Gargaş
BAE hükümeti dışişlerinden sorumlu devlet bakanı Twitter'dan bir kaç paylaşım yaparak İran'ı Batı Asya'yı güvensizleştirme ve güvensizlik kaynağı olmakla suçladı.
Enver Gargaş şöyle yazdı:
"(Fars) Körfezi bölgesi güvenliğine yeni, tarihi ve uluslararası ilgi, güven oluşturmakla başlamalıdır. Ancak son yıllarda İran'ın (Fars) Körfezi kıyısında bulunan Arap ülkelerin içişlerine müdahaleleri bu meseleyi olumsuz etkilemiştir. Güven oluşturmadan yeni yapısal adımlara doğru hareket etmek ve barış ile istikrarı güçlendirmek yönündeki hayalleri düşünmek zordur. "
Kuşkusuz güvenli bir bölge oluşturulması için güven oluşturmaya ihtiyaç vardır. Uluslararası ilişkiler alanında tanınan teorisyenlerden Barry Buzan Fars Körfezi bölgesinin din, dil ve de coğrafi faktörlerden dolayı kolektif bir güvenlik sistemini oluşturabileceğini düşünüyor. Güvenlik sisteminden kastedilen ise ülkelerin ortak çıkarlar etrafında bölgenin güvenliğinin sağlanması için ortak çerçevelerde çalışmasıdır.
Buna rağmen Fars Körfezi bölgesi hala güvenlik bir sisteminden uzak kalırken diğer yandan da Fars Körfezi İşbirliği Konseyi gibi daha küçük güvenlik sistemlerinin de pratikte başarısızlığı ile denenmiştir.
Bu hususta farklı nedenler bulunmaktadır. Bunun asıl nedeni ülkeler arasında güvenin olmamasıdır. Burada önemli olan ise İran İslam Cumhuriyeti veya bölgesel siyasetlerinin bu güvensizliğe sebep olmamasıdır.
İran hiçbir zaman Batı Asya'da saldırgan bir tavır sergilememiş, tam tersi sırf kendine veya ortaklarına karşı saldırıları savurmaya ve nefsi müdafaa bulunmuştur. İran'ın Suriye'deki varlığı da tamamen savunma mahiyeti taşımaktadır. Çünkü Suriye İran'ın ortaklarındandır. Suriye ise Amerika, Siyonist Rejim İsrail ve gerici Arap ülkeleri özellikle de Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkeler tarafından desteklenen teröristlere karşı mücadelede İran'dan yardım istemişti.
Buna karşın Suudi Arabistan ve BAE Batı Asya bölgesinde Arap ülke olan Yemen'e karşı da saldırgan politika izlemiş ve son 6 yılda her gün bu ülkeye saldırarak dünyadaki en büyük insani faciaya yol açmıştır.
Burada bir başka nokta da Batı Asya bölgesindeki güvensizliğin sebebi, bazı bölge Arap ülkelerinin, güvenliği para ile ithal etmeye çalışmalarıdır. Batılı güçler özellikle de Amerika'nın bölgedeki varlığı da hep İran'ı kuşatma hedefi ile gerçekleşmiştir. Pratikte bu varlık, kimi ülkeler ve yöneticilerin geçici güvenliğini sağlasa da bölgenin güvensizliğine yol açmıştır. Özellikle de bu durum İran'a yönelik ciddi güvensizlik kaynağı olmuştur. Bu güvensizliğin açık örneği ise Kudüs Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi Kurumu başkan vekili Ebu Mehdi Mühendis'in Ocak ayında terörist Amerika ordusu tarafından suikasta uğrayıp şehit düşürülmeleridir.
Buna ilaveten Irak topraklarında bulunan işgalci Amerikalı askerleri bölgedeki direniş grupları aleyhine peş peşe saldırılar gerçekleştirmektedirler.
Kuşkusuz Batı Asya bölgesindeki güvensizliğin asıl kaynaklarından biri de Siyonist Rejim İsrail'in varlığıdır. İsrail, Arap ülkelerine dayattığı birçok savaşın yanı sıra Filistin'i de Amerika ve kimi Avrupalı ülkelerin destekleri ile işgal etmiştir. Öyle ki Filistin topraklarının sadece yüzde 15 kadarı günümüzde Filistinlilere bırakılmıştır.
Gerici Arap ülkelerin Siyonist Rejim İsrail ile ilişkilerini normalleştirmesi, bölgenin güveliğini arttırmazken güvensizliğe de yol açacaktır. Çünkü Filistinliler Siyonist Rejim cinayetlerine karşı koymak için çok kararlıdırlar.
Son nokta ise Enver Gargaş'ın açıklamalarının tersine, İran her türlü güven oluşturmakta öncü olmuştur. Ancak kimi Arap ülkeleri bölgede etnisiteye dayalı yaklaşımlar izleyerek Tahran'ın Arap ülkelerinin içişlerine müdahale ettiği iddiasıyla İran ile mücadele çerçevesinde Siyonist Rejim İsrail'e yakınlaşmayı seçerek her türlü güven oluşturma girişimine engel oluşturmaktadır./