İran'ın ABD'nin bölgedeki maceraperestliğinin sonuçları hakkında uyarısı
İran İslam Cumhuriyeti'nin bölge güvenliğine yönelik politikası her daim kolektif işbirliğine dayalı olmuştur. Fars Körfezi'nde de güvenlik için aynı politika geçerlidir.
İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif'in bölge güvenliği ve istikrarının korunması ile ilgili sözleri iki açıdan stratejik öneme sahiptir:
Birincisi; bölgesel yakınlaşma ve "toplu güvenlik" kavramından ortak anlayış modeli çerçevesinde yabancıların askeri varlığı ve müdahalesi olmadan "herkes için güvenlik" ilkesine verilen önemdir.
Fars Körfezi dahil bölge ve dünya güvenliği ve barışı için kolektif çıkar çerçevesinde güvenliğin sağlanması için bu yaklaşıma ihtiyaç duyulmaktadır.
İran Dışişleri Bakanı Zarif'in sözlerinin öneminin ikinci boyutu; İran'ın bölge gelişmeleri ve Donald Trump'ın başkanlığının son günlerinde ABD'nin maceraperestliğine ilişkin yaklaşımının anlatılmasıdır. İran bölgede ve bölge dışında hiçbir zaman savaş başlatmamıştır, ancak herhangi bir tehdit veya saldırıya kudretle yanıt verip, kendi güvenliğini sağlıyor, terörizm, savaş ve deniz güvensizliği dahil tehditlere karşı İran İslam Cumhuriyeti'nin söylem ve eylem bazındaki politikası, caydırıcılık ve tehditleri ortadan kaldırma doktrini çerçevesinde tanımlanmıştır.
İran Dışişleri Bakanı dünkü görüşmesinde ifade ettikleri hususlar, başka bir önemli noktayı da kapsıyor ve o da şu ki, İran ortak güvenlik projelerine bölge ülkelerinin işbirliği ve katılımını istiyor olmasıdır. İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, BM Genel Kurulu toplantısında yaptığı konuşmada, kolektif güvenliğe dayalı Hürmüz Barış Planı'nı gündeme getirdi.
Deneyimler, ABD'nin bölgedeki askeri varlığının güvensizlik, istikrarsızlık ve tehditlerin artmasına yol açtığını gösteriyor. Nitekim Irak ve Afganistan'da böyle oldu. ABD'nin Fars Körfezi'ndeki askeri varlığının sonuçları da bu ülkelerden farklı değildir.
İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif bundan önce de Amerikan yetkililerinin İran'a karşı iddia ve lafazanlıklarına "yıllık hatırlatma" ibaresiyle twitter hesabı üzerinde yanıt vererek şöyle belirtmişti:
"Anlaşılan ABD donanması, muhtemelen ismini bilmediği için bizim sularımızda yollarını bulamıyorlar. Fars Körfezi, ABD kurulmadan 2000 yıl önce aynı ismi taşıyordu. Ya da, kendi evlerinden 7 bin mil uzaklıkta bizim evimizin etrafında ne yaptıklarını bilmiyorlar!"
ABD'nin Batı Asya ve Fars Körfezi'nde ağır maliyetli bölgesel politikalarının hezimete uğradığı bölgenin mevcut durumunda, ABD için iyi seçeneğin Trump'ın mirası olarak güvenlik alanında endişeler oluşturmak ve maceraperest tavırlarıyla bölgede gerilim çıkarmak olduğu anlaşılıyor. İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif'in Katarlı mevkidaşı ile yaptığı telefon görüşmesinde ABD'nin maceraperestliği ile ilgili uyarısı da buradan kaynaklanıyor.