Ermenistan Dış Ticaretinde İran'ın Türkiye'nin Yerine Geçmesi
Amerika'nın Türkiye'ye karşı yaptırımlarının ardından Erivan hükümeti dış ticaretinde İran'ı Türkiye'nin yerine koymak istiyor.
Ermenistan hükümeti Ankara'nın Karabağ savaşında Azerbaycan Cumhuriyeti'nin saldırılarına açıkça destek olması hususundaki güvenlik kaygıları çerçevesinde, Türkiye'den ithalat yasağını 20 Ekim tarihine kadar yürürlüğe koyacağını belirtti.
Türkiye yıllık olarak Ermenistan'a 69 milyon dolarlık giyim ve tekstil ürünleri, 10 milyon dolarlık narenciye, 35 milyon dolarlık araba parçaları ve 24 milyon dolarlık petrol ve petrol ürünleri ihraç etmektedir. Ermenistan'da 6 aylık ithalat yasağı Cuma gününden itibaren hayata geçirilmiştir.
Kuşkusuz Ermenistan hükümeti, Erivan'da bulunan Amerikan diplomatlarına danışarak bu kararı almıştır.
Erivan 20 Ekim 2020'de Türk ürünleri ve ticari malların ithalatını engellemek için kısıtlamaları hayata geçirmeye hazır olduğunu belirterek, Karabağ'a karşı Bakü'nün saldırısında Ankara'nın açık desteğinden duyulan güvenlik endişeler olduğunu duyurdu.
Gerçekte bundan sonra, dış ticaret alanında İran'ın, Türkiye'nin yerine geçmesi beklenmelidir. Ermenistan da mevcutta 2 bin 250 Türkiye ürününü ve ticari malını piyasalarından silmek ve dengeyi korumak adına İran ürünlerini ithal etmek istiyor.
Ermenistan dışişleri bakanı da İran Ticareti Geliştirme Örgütü İhracat Piyasalarını Geliştirme Bölümü başkan yardımcısı Ferhat Nuri'ye yazdığı mektupta: "Türkiye'nin boykot edilmesi nedeni ile Ermenistan, İran ürünlerini Türkiye'den ithal edilen ürünler ve ticari malların alternatifi olarak görüyor." Yazdı.
Kuşkusuz dünyanın diğer ülkelerine yönelik ABD yaptırımlarının bir tür bağımlılık haline geldiği görülüyor. Washington, İran, Rusya, Türkiye, Venezuela ve diğerleri dahil olmak üzere dünyanın birçok ülkesine yaptırım uyguladı.
Bu arada Ermenistan'ın Türkiye ile ilişkilerinin, daha önce Ankara'nın Bakü'ye yaptığı yardımlardan dolayı gerilediği ve ikili ilişkilerde sorunlara yol açtığı bir durumda, Amerika'nın Türkiye'ye yönelik yaptırım kararı aldığı söylenmelidir. Ermenistan Ekonomi Bakanlığı'na göre yasak, ülkedeki fiyat artışlarını kapsamıyor. Çünkü Türk ürünleri yerli üretim sektörüne hakim değil ve Ermeni girişimciler Türk malı ve ürünlerinin yerine Rus, Belarus, İran veya Çin mallarını ülkeye ithal edebilirler.
Bu bağlamda, Türk profesör İsmail Demir şöyle düşünüyor:
"ABD'nin yaptırım uygulama kararı, bizzat Cumhurbaşkanı'nın liderliğinde ulusal çıkarlarımız ve savunma sanayimiz için adımlar atma kararlılığımızı güçlendiriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan döneminde, tam bağımsız savunma sanayisini güçlendirme iradesine sahibiz. Biz kendi kendimize yeterlilik düzeyindeyiz. Yurtdışında bana veya kurumumuza yönelik verilecek herhangi bir karar benim ve ekibimin politikasını değiştirmeyecek. Türk savunma sanayisinin büyümesini hiçbir şekilde durduramayacaklar."
(İsmail Demir, önce İstanbul Teknik Üniversitesi'nde havacılık mühendisliği alanında eğitim almış, ardından ABD'ye devlet bursuyla yüksek lisans eğitimi için giden, ardından havacılık ve uzay alanında doktorasını Washington D.C.'de tamamladıktan sonra Kanada'da doktora sonrası bursunu tamamlayan ve tedris için Türkiye'ye dönen, ancak hemen ardından çeşitli ihtisas dallarında okumak için tekrar Amerika'ya giden ve Michigan ve Washington'da okuyan, sonrasında AKP'nin iktidara gelişinden sonra 2002'de Türkiye'ye dönmeye davet edilen, Türkiye'ye döndükten sonra Türk Milli Havacılığının teknik departmanında görev yapan ve 2014 yılından beri savunma sanayisinde görev alan elitlerden biridir. )
Demir'in sözleri, Batılı siyasetçilerin çoğunlukla psikozlu ve bu hastalığa bağımlı olduğunu gösteriyor. Batılı siyasetçiler, çoğunlukla iktidardaki konumlarını mümkün olan her şekilde korumaya çalışıyorlar. Aynı şey son ABD seçimlerinde de yaşanmıştır.
Aynı zamanda, Batılı politikacılar politikalarını Doğu'daki diğer müttefiklere de yaymaya çalışıyorlar. Halbuki Doğu ülkelerinde kültürel ihtilaflar, benzer oyunları engellenmektedir./