22 Behmen, İran halkının vahdet simgesi
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i162082-22_behmen_İran_halkının_vahdet_simgesi
22 Behmen, İslam inkılabının zafer yıl dönümü, büyük İran halkının tarihinde en büyük olaylardan birini anımsatıyor. 11 Şubat 1979 tarihinde İslam inkılabı, İmam Humeyni –ra- liderliğinde zafere kavuştu.
(last modified 2024-12-09T04:22:16+00:00 )
Şubat 11, 2021 06:34 Europe/Istanbul
  • 22 Behmen, İran halkının vahdet simgesi

22 Behmen, İslam inkılabının zafer yıl dönümü, büyük İran halkının tarihinde en büyük olaylardan birini anımsatıyor. 11 Şubat 1979 tarihinde İslam inkılabı, İmam Humeyni –ra- liderliğinde zafere kavuştu.

İslami İran halkı her yıl milyonluk yürüyüşleriyle ile İslam inkılabı ülküleri ve İslam inkılabı büyük lideri ile biat tazeliyorlar. Gerçi bu yıl Koronavirüs pandemisi nedeni ile İslam inkılabı zaferi yıldönümü törenleri farklı bir şekilde ve sağlık protokolleri çerçevesinde gerçekleşiyor, fakat İran halkının sahnede olması hala inkılabın canlılığı ve değerlerinin sürdüğünü gözler önüne seriyor.
İslam inkılabı zaferi İran halkının kaderinde büyük bir gelişme ve sulta düzenlere karşı halkların mücadelesinde ilahi değerlerin temelinde yeni inkılapçı düşüncelerin zuhur etmesidir. İslam inkılabının zaferi ile İran halkı yıkıcı tarihi bir bağlılık ve müstekbir güçlerinin aşağılayıcı sultasından kurtuldu ve tüm alanlarda izzet, bağımsızlık ve ilerleme yoluna ayak bastı.
İslam inkılabı ayrıca dünyada baskı ve zulüm altında olan halkları da derinden etkiledi ve İslami uyanış yolunda büyük gelişmelere ayrıca Amerika ve İsrail rejimine karşı direniş cephesinin şekillenmesine sebep oldu. 
İslam inkılabı rehberi Ayetullah Seyit Ali Hamenei Peygamber efendimiz hz. Muhammed -saa- ve İmam Cafer Sadık’ın -as- kutlu veladetleri yıldönümünde yaptığı konuşmada Amerika’nın İran İslami nizamıyla düşmanlığının başlıca sebebinin Tahran yönetiminin zalimane siyasetlere boyun eğmemesi ve onların sultasını kabul etmemesi olduğuna işaretle, “bu düşmanlığın devam edeceğini ve çözülmesinin tek yolunun, karşı tarafın İran halkı ve hükümetine esas darbeyi vurma düşüncesinde hüsrana uğraması olduğunun” altını önemle çizdi.
İslam inkılabı rehberi İslam cumhuriyetinin izzet ve iktidar yolunun devam edeceğine işaretle sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sultacılar kendi söyledikleri gibi İran’ı sıradan bir ülke yani sulta mekanizmasına uygun hale getirmek  istiyorlar fakat İslam cumhuriyeti şekillenmesinden itibaren sulta düzenine karşı mücadele etmiş ve bundan sonra da mutlaka dünya zorbalarına teslim olmayacak ve inkılapçı ve sultacılarla mücadele yolunu kesinlikle sürdürecektir.”
Bu özellikler İslam Cumhuriyet izzetinin bazı göstergeleridir ve bölgede güç dengelerinin değişmesine sebep olan, Amerika ve İsrail’in bölgeyi parçalama planlarına karşı savaş meydanında büyük zaferlere ulaşan Korgeneral Kasım Süleymani’nin çabaları ve şehadetine borçludur. Bu büyük gelişme büyük bir iktidarla zorbalara karşı mazlumlar ve mustazafları destekleyen İslam inkılabının canlı ve sürekli olduğunu gösteriyor.
Burada sorulması gereken önemli soru ise, Amerika ve İran halkının düşmanlarının bunca yıl boyunca neden başarılı olamadıklarıdır, halbuki İran’ın artık bu yıl 22 Behmen kutlamalarını yaşamayacağı söyleniyordu.
Aslında Amerika ve İran düşmanları İslam inkılabı zaferinden önce yanlış hesaplarda bulundular. İran halkına karşı 42 yıllık düşmanları ise bu yanlış hesapların bazılarıydı. İran halkının düşmanları 40 yılı aşkın süre içinde inkılabı yenilgiye uğratmak için her yola başvurdular fakat İran halkı karşılaştığı komplo ve baskılara karşı asla yorulmadı ve geri adım atmadı.
İran halkı düşmanları maksimum baskı ve terör ile inkılap ve İslam cumhuriyetine darbe vurabileceklerini ve İran halkını da inkılap ülkülerinden uzaklaştırabileceklerini sanıyorlardı, fakat İslami İran münzevi olmazken üstelik şimdi batı Asya’da muktedir varlığı ve sulta düzenine karşı halkın direnişi ile izzet ve iktidar sembolüne dönüşmüştür. 
Bugün İran tüm alanlarda ilerlemeye devam ederken daha da güçlenmiş ve tüm baskı ve yaptırımlara rağmen var gücüyle tüm bu baskı ve tehditleri fırsata çevirmiştir./