İran İslam İnkılabının Asya'daki Manevi Etkinliği
İslam İnkılabı zaferi yıldönümü kutlamaları bu sene koronavirüs pandemisi yüzünden farklı şekilde ve motorlu konvoylar oluşturularak kutlandı. Bu bağlamda motosiklet ve araba konvoyları gösterileri düzenlendi.
22 Behmen törenlerinin düzenlenmesi ile görkemli İslam İnkılabı, hayatının 43'üncü yılına ayak bastı. Şimdi de İran İslam İnkılabı zaferi günü üzerinden 42 yıl geçtiği bir sırada İran milletinin devrimi, hala Washington'daki sarı oval odasının en büyük sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Esasında sorulması gereken temel soru İran İslam İnkılabının son kırk yıl içerisinde neden hep Amerika devlet adamları için büyük ve ciddi bir sorun haline gelmesidir.
Burada kesin olan husus, İran'da İslam İnkılabının vuku bulması ve İran'ın İslami ülkelerdeki etkinliğinin derinleşmesi ve genişlemesi ile Beyaz Saray yetkililerinin kaygılanması ve telaşlanmasıdır.
Fransız düşünür Roger Garaudy ise İslam İnkılabının önemi hususunda şöyle diyor: " İslam İnkılabı, sırf siyasi, sosyal ve sömürgeci yapıyı devirmeyen, aslında dine karşı savunulan medeniyet ve dünya görüşünü de deviren yeni bir anlamı vardı. "
Fransız Roger Garaudy'ye ilaveten, birçok siyasi analist de İslam İnkılabının zafere kavuşmasını Müslümanların dünyada güçlenmesi anlamı çerçevesinde değerlendirmeye de başladı.
Örneğin Michel Johnson " Geopolitican Strategic" dergisindeki yazısında şu ifadelere yer veriyor:" Müslüman toplum, İran İslam İnkılabının ardından zafiyet ve güçsüzlük konumundan çıktı ve güç odağına dönüştü. "
Ayrıca Almanya'nın Spiegel haftalık dergisi de Rahmetli İmam Humeyni liderliğindeki İslam İnkılabının dünya genelindeki Müslümanlara yeni bir hayat bahşettiğini ve dünyanın en mücadele verici dini olan İslam'ın bu devrimin enerjisi ile 1.2 milyar Müslümanı ayağa kaldırdığını ve onları Allah'ın yeryüzündeki devletini kurmaya yönelik harekete geçirdiğini yazdı.
Bu arada Malezya İslami Parti genel başkanı Hadi Avang ise şöyle söylüyor:" İran İslam İnkılabı, dünya Müslümanlarının siyasi, ekonomik, kültürel ve kolonyalist düşüncelerinin prangalarından kurtulmalarına neden oldu. "
Brookings enstitüsü ise bu husustaki analizinde İran'ın etkinlik alanının büyümesine değinmiş ve şöyle bir yazıya yer vermiştir:" İran, Amerika'nın bölgedeki peyderpey gelen hataları yüzünden yumuşak siyasetler sayesinde bölgesel güç yapısında büyük değişiklikler yapmayı başardı. "
Bu alanda kesin gözü ile bakılabilen husus İran İslam İnkılabının İslami siyasi düzeni dünyaya sunması ve bir yandan da dünyanın farklı noktalarında Batı'da ve Doğu'da zulüm altında olan insanlar için mücadele modeli teşkil etmeisidir.
Amerikalı araştırmacı Profesör James Bill ise şöyle diyor:" Halk İslam'ı, İslam alemini sarmıştır. Genellikle radikal İslam olarak tanımlanan bu büyük güç, coğrafi sınırları aşmış, ulusal rejimler ve siyasi ideolojileri de etkilemiştir. "
Genel olarak İran İslam İnkılabının son 40 yılda önemli kazanımlar elde ettiği söylenebilir.
İran İslam İnkılabının uluslararası düzeydeki önemli kazanımlarından biri de İran'ın güçlenmesi ve İslam ülkeleri arasında da belirleyici bir güç haline gelmesidir.
Başka bir ifade ile İran İslam İnkılabının zaferi ve dış siyasetin değişmesi ile İran'ın Batı ve Doğu Asya'daki manevi önemi de arttı. Bu da Tahran'ın manevra gücünü arttırdı. Bu durum ise İran'ın bölgesel rakipleri ve uluslararası güçleri kaygılandırmıştır.
Kuşkusuz bu kaygılar gelecek yıllarda da devam edecektir. Çünkü İslam İnkılabı, günden güne daha da güçlenmekte ve manevi nüfuzu da artmaktadır.
İran İslam İnkılabının bölgede ve İslami ülkeler arasındaki manevi nüfusunun artmasına karşın İran şimdi de güçlü bir ülkeye dönüşmüş ve bölgesel ve küresel denklemlerde de belirleyici bir aktör haline gelmiştir. Kuşkusuz Batılılar birçok bölgesel krizleri çözmek için İran İslam Cumhuriyeti ile işbirliği yapmaya mahkumdurlar.