BERCAM Anlaşmasının Tekrar Müzakere Edilebilir Olmaması
İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani BERCAM anlaşmasının tekrar müzakere edilemeyeceğine vurgu yaparak bu anlaşmanın korunması ve canlandırılmasının tek yolunun yaptırımların Amerika tarafından kaldırılması olduğunu belirtti.
İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Salı günü Fransa cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüşmesinde bu hususa vurgu yaparak BERCAM anlaşmasını belli taraflar arasında imzalanan Güvenlik Konseyi'nin 2231 sayılı kararı ile perçinlenen çok taraflı uluslararası bir anlaşma olarak değerlendirdi ve şöyle bir açıklamada da bulundu:" BERCAM anlaşmasının korunması ve canlandırılması için fırsatların kaçırılması durumu daha da zorlaştırabilir. "
Hasan Ruhani, İran İslami Şura Meclisinin onayladığı yasa çerçevesinde ek protokoldeki gönüllü olarak üstlendiği taahhütlerini sonlandırdığına değinerek Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu, yöneticiler kurulunun her türlü yapıcı olmayan girişimi veya tutumunun yeni sorunlara yol açabileceğini belirtti.
İran İslam Cumhuriyeti her daim UAEA ile barışçıl nükleer faaliyetlerinin şeffaflaşması için azami şekilde işbirliği yapmıştır. Bunun kanıtı da İran'ın tam olarak BERCAM nükleer anlaşmasına uyduğunu gösteren UAEK'nun geçen yıllardaki raporlarıdır. İran'ın bu durumda karşılıklı olarak beklentisi, nükleer alanda normal hukuka sahip olması ve Ajans'ın resmi üyesi olarak bu hakları edinmesidir.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei son dönemde Hubregan Meclisi üyeleri ile görüşmesinde İran İslam Cumhuriyeti'nin kimyasal ya da nükleer olmak üzere kitle imha silahları yapmayı yasakladığına değinerek şöyle bir açıklamada bulundu:" Biz ise ülkenin ihtiyaçlarına uygun olarak nükleer kabiliyetler kazanmak yolunda kararlıyız. Bu yüzdendir ki İran'ın uranyum zenginleştirme sınırı yüzde 20 olmayacak. Ülkenin ihtiyaç duyduğu kadar, gerekli saydığımız seviyeye kadar zenginleştiririz. Örneğin nükleer motorlar veya diğer işler için yüzde 60 kadar zenginleştirme yapabiliriz. "
Zaten İran, Amerika'nın BERCAM anlaşmasından çekilmesinden bir yıl sonrasına kadar bile bu anlaşmadaki tüm taahhütlerini tam olarak hayata geçirdi ve Amerika'nın çıkışından dolayı doğan zararları telafi etmek sözü vermeleri üzerine taahhütlerini uygulamaları için bir süre tanıdı.
Avrupalı devletlerin de vaatlerini hayata geçirmemesinden bir yıl sonra da Tahran BERCAM anlaşmasının 26 ve 36'ıncı maddesine istinaden taahhütlerini kademeli olarak azalttı ve böylece taahhütleri ve hakları arasında denge kurmaya çalıştı. İran bu süreçte hem müzakerelerde hem de anlaşmanın uygulanmasında esneklik gösterdi. Ancak karşı taraf işbirliği yapmamasına ilaveten Amerika'nın yaptırımlarına da sessiz kaldı. Bu bağlamda Fransa, Almanya ve İngiltere, İran'ın bu anlaşmadaki çıkarlarını garanti eden ülkeler olarak bu garantiyi ya sağlamak istemediler ya sağlayamadılar. Şimdi de Biden'in siyaseti eski siyasetlerin tekrarından ibaret olup sırf İran'ı tekrar müzakereye zorlamak ve bahane uydurmak doğrultusundadır. Amerika şimdi de UAEK Yöneticiler Kurulu ortamını İran aleyhtarı bir karar ile gerginleştirmek ve aklısıra İran'a isteklerini dayatmak istiyor. Bu yöntem ise daha önce de siyasi baskı kaldıracı olarak kullanılsa da sonuçsuz kalmış ve durumu daha da vahim hale getirmiştir.
Quincy Enstitüsü baş uzmanlarından Joe Sierensiven Biden'in Trump'ın maksimum baskı siyasetini devam ettirdiğine değinerek Biden'in bu siyasetini değiştirmeden hayati önem taşıyan BERCAM anlaşmasını ayakta tutmayacağını belirtiyor.
Doğal olarak İran İslam Cumhuriyeti geçmişteki ahitsizlikleri gören taraf olarak, Amerika'nın sırf pratik adımlar atması halinde ve bu anlaşmayı ihlal eden taraf olarak yanlışlarını düzeltmesi halinde BERCAM anlaşması çerçevesindeki taahhütlerine geri dönecektir.