Amerika'nın BERCAM Anlaşması Hususunda Trumpvari Taviz Verdirme Tavırları
-
Amerika\'nın BERCAM Anlaşması Hususunda Trumpvari Taviz Verdirme Tavırları
Amerika'nın yeni başkanı Joe Biden hükümetinin İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı BERCAM nükleer anlaşması çerçevesindeki yaklaşımı ve tavırları, şimdiye dek aynı Trump'ın siyasetleri çerçevesinde yol kat ettiğini gösteriyor. Böylece Biden'in de Trumpvari bir tavır sergilemekle İran'dan taviz koparmak istediği görülmektedir.
Biden hükümetinin İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı sözlü ve pratik adımları ve siyasetleri genel ve temel bir amaç olan İran İslam Cumhuriyeti'ne baskı uygulayarak taviz verdirmeye çalıştığını açıkça gözler önüne sermektedir. Öyle bir yaklaşım ve siyaset ki Donald Trump hükümeti de 4 yıl boyunca maksimum baskı adı altında bu yaklaşımı sürdürdü. Ancak Trump, bu süre boyunca istediği sonuçları ve nihai sonucu elde edemedi.
İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif ise son dönemde Amerikan dergilerinden Politico'ya Amerika başkanı Joe Biden hükümetinin BERCAM nükleer anlaşması ile ilgili siyasetleri hususunda verdiği röportajda şöyle bir açıklamada bulundu:" Washington baskı uygulayarak İran'ı yeni tavizler verdirmeye zorlamak istiyor."
Biden hükümetinin dış siyaseti takımının açıklamaları ve tutumları, Demokratların da yumuşak diplomasi adı altında İran'a karşı aynı Trump'ın dönemindeki Cumhuriyetçilerin tavırlarını takındığını gösteriyor. Bu arada Joe Biden hükümeti İran'a hem diplomatik kapıların açık olmasından bahsediyor hem de BERCAM nükleer anlaşmasının sağlamlaştırılmasından ve süresinin uzatılmasından bahsediyor. Ancak bu durum, Trump hükümetinin dört yıl boyunca tehdit, yaptırım ve maksimum baskı siyasetinin ta kendisidir.
Bu hususta uluslararası meseleler baş uzmanı, Daniel R. Depotris son dönemde Amerikan haftalık yayın yapan dergisi Newsweek'te şöyle yazdı: " Biden'in dış siyaseti, düşündüğünüzden çok daha fazla Trump'ın dış siyasetine benziyor. İran gibi kimi meselelerde Biden hükümetinin diplomatik yavaşlığı birçoklarını telaşlandırmıştır. Lafazanlıkların yanı sıra Biden ve Trump'ın benzerlikleri şimdi de farklarından daha fazla olmuştur. "
Trump hükümetinin maksimum baskı siyaseti, İran'ın stratejik ve dinamik direnişi sonucu sonuçsuz kaldı ve İran da kendi milli çıkarlarının temininde ve ilkelerinin korunmasında geri adım atmayacağını gösterdi.
Aslında İran'ın BERCAM nükleer anlaşmasındaki taahhütlerini azaltması da Amerika'nın yasa dışı girişimlerine ve ahitsizliklerine ve de Avrupalı tarafların taahhütlerini yerine getirmekte pasifliğine ve amelsizliklerine doğal ve yasal bir tepki idi. İran İslam Cumhuriyeti, BERCAM nükleer anlaşması çerçevesindeki taahhütlerini azaltmayı durdurmak için, temel şartı ve asıl sözü, yaptırımların etkin bir şekilde kaldırılması ve bu süreçte gerçeklerin araştırılması ve her şeyin kesinleşmesidir. Bu şart gerçekleşirse İran da BERCAM nükleer anlaşmasındaki taahhütlerine geri dönecektir.
İran'ın BERCAM nükleer anlaşmasına yönelik mantıklı yaklaşımı göz önünde bulundurulduğunda bu nükleer anlaşmanın tekrar ayağa kaldırılmasındaki mevcut çıkmazın, Amerika ve Avrupa'nın çelişkili tavırlarında ve yaklaşımlarında kök saldığını gösteriyor. Bu hususta da İran İslam Cumhuriyeti milli güvenlik yüksek konseyi genel sekreteri Ali Şemhani Amerika'nın yaptırımları kaldırmakta etkin bir girişimde bulunmadığı sürece BERCAM nükleer anlaşması alanında bir değişiklik olmayacağına vurgu yaparak şöyle bir açıklamada bulundu: " Mevcut çıkmaz, taktiksel ve iç meseleler ile ilgili değil. Batı'nın hile dolu stratejisi ile alakalıdır. "
İran İslam Cumhuriyeti'nin BERCAM nükleer anlaşmasına yönelik siyaseti, açık ve nettir. Bu da İran'ın iyi niyetini gösteriyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile yapılan 3 aylık anlaşma ise bunun açık göstergesidir. Amerika ve Avrupa için de hiçbir önkoşul koşmadan BERCAM taahhütlerine geri dönmeleri için altın bir diplomatik fırsattır.