Amerika'nın Tek Taraflılığının Küresel bir Sorun Haline Gelmesi
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i176032-amerika'nın_tek_taraflılığının_küresel_bir_sorun_haline_gelmesi
Tek taraflılık ile mücadele bugün küresel bir ihtiyaca dönüşmüştür. Çünkü tek taraflılık sadece tek bir ülke veya bir kaç sınırlı ülkeyi değil tüm dünyayı tehdit etmektedir.
(last modified 2024-12-09T04:22:16+00:00 )
Haziran 28, 2021 03:19 Europe/Istanbul
  •  Amerika'nın Tek Taraflılığının Küresel bir Sorun Haline Gelmesi

Tek taraflılık ile mücadele bugün küresel bir ihtiyaca dönüşmüştür. Çünkü tek taraflılık sadece tek bir ülke veya bir kaç sınırlı ülkeyi değil tüm dünyayı tehdit etmektedir.

 İran İslam Cumhuriyetinin  Cenevre'deki temsilcisi  ve elçisi  Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi'nde bu açıklamalarda bulundu. 

İsmail Bakayi Hâmâne  Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi oturumunda  bu hususun önemini açıklayıp  Amerika'nın gelişmekte olan ülkelere yönelik yaptırımlarını da eleştirerek sözlerine şunları ekledi: "   Uluslararası insani kurum ve kuruluşların   tek taraflı yaptırımların insani faaliyetlere yönelik  olumsuz etkilerini dile getirmeleri ve böyle bir ihlale  karşı  insani bir ortam hazırlamak ve korumak için etkin bir mekanizma oluşturması zamanı gelmiştir. "

Bu hususta iki önemli mesele söz konusudur:  İlk mesele,  tek taraflılığın  ziyan ve zarar dolu sonuçlarıdır. Aslında bu sonuçlar  uluslararası ilişkiler bağlamında tüm ülkelerin kaderlerini ve geleceklerini etkilemektedir. 

İkinci mesele,  tüm BMT üye ülkelerinin  tek taraflılığa karşı  yerine getirmesi gereken  küresel sorumluluklarıdır. 

Amerika  tek taraflılığı ile uluslararası hukuku ihlal edip  zalimane yaptırımları, ekonomik savaşı, medyatik savaşı, kültürel savaşı ve psikolojik algı operasyonları ile  tüm dünya milletlerinin haklarına zarar vermiştir.   Bu girişimler  kuralsızlığı yaygınlaştırmış ve  uluslararası toplumun azim ve iradesini zayıflatmıştır. 

 Tek taraflılığın dolaysız sonucu olan  Amerika'nın aşırı istekleri  uluslararası ilişkilerde hüküm süren ilkeler ve münasebetleri de sorunlar ile karşılaştırmıştır.  Uluslararası kuralları ihlal eden Amerikan hükümeti  diğer ülkelerden uluslararası taahhütlerine bağlı kalmalarını istiyor.  Bu girişimler,  İran karşıtı olmaktan ziyade,  uluslararası mekanizmalara karşı olmuştur.  Bu yüzdendir ki Amerika'nın tek taraflılığı  kapsamlı bir tehdit sayılır dünyaca kınanması gerekmektedir.  Amerika'nın tek taraflılığı ve ahitsiz davranmaları özellikle de  BERCAM nükleer anlaşmasından çekilmesi ve tan zıt istikametinde hareket etmesi böyle bir tek taraflılığın net örneğidir.

 

 Mevcut Amerikan hükümeti, varlığı süren normların tersine,  eski Amerikan hükümetinin girişimlerini sürdürmektedir. Açık ve nettir ki  Amerika'nın siyaseti, hala  tüm dünyaya görüşlerini dayatmaktır. Bu da  insanlık toplumlarının kaderinin zararına olarak tehlikeli ve müdahaleci bir girişim ve bidattir. 

Amerika'nın geniş çaplı  yaptırımlar uygulayarak  maksimum baskı adı altında İran halkına dayattığı ekonomik savaş aslında sadece İran'ı değil  uluslararası ilişkiler ve serbest ticaretini de hedef almıştır. 

İran'ın  Cenevre'deki  uluslararası  örgütlerdeki temsilcisinin sözleri de  bu çerçevede net ve aşikardır. Bu açıklamalar  tek taraflılığın zayıf düşürülmesinin tek yolunun çok taraflılığı güçlendirmek ve  uluslararası haklara saygı duymak olduğunu gösteriyor. 

 Avrupa Birliği dış siyaset sorumlusu Josep Borrel  son dönemde  "Dünya Çok Taraflılık Günü" dolayısı ile yayımladığı mesajının bir bölümünde  Amerika'nın başına buyruk, tek taraflı siyasetlerini eleştirerek  şu açıklamalarda bulundu: " Çok taraflılık  böyle bir tehdide karşı koymanın tek etkili yoludur. Hiçbir ülke tek başına bu sürece karşı koyamaz. "

 Buna rağmen  uluslararası toplumun Amerika'nın tek taraflılığı karşısındaki pasif tutumuna yönelik büyük eleştiriler söz konusudur.  Kuşkusuz   tek taraflılığa karşı  sessiz kalmak  küresel çıkarlara ters düşmekte ve uluslararası anlaşmalar ve sözleşmeleri ihlal etmektedir. Sonuçta bu durum bu tür ihlalci girişimleri  perçinleyecektir. 

 Bu yüzden   Amerika'nın aşırı istekleri ve siyasetleri karşısında  gecikmek ve tepkisiz davranmak dünya için ağır bedelleri olacaktır.  Deneyimler de  Amerika'nın müdahaleci siyasetlerine onay vermek ve onunla koordineli hareket etmenin   bölgesel ve küresel güvenlik ve barış lehine olmadığını gösteriyor.